Kerkük

24 Ekim 2017, 10:06
Kerkük
Ali BADEMCİ
Irak’ın ABD tarafından işgalinden sonra iyice şımaran Mesut Barzani liderliğindeki Kürt hareketinin zapt-u rapt altına alınmış görüntüsü elbette biz ve soydaşlarımız için pek sevindiricidir.

Devlet Bahçeli'nin alay konusu yapılan görüşlerini de ciddiye almak gerekiyor. Irak Hükümeti ile yaptıkları 'özerklik' anlaşması sınırlarına kırk sekiz saat içinde çekilen Barzani'nin bir numarası olmadığı da anlaşılmıştır. Türkiye’nin müsamahakâr tutumu ve yardımları ile bu hâle gelen maşa adamın şu anda dünyaya açılan bir kapısı ve gelir kaynağı kalmadı. Öyle sanıyoruz ki, hıncını Süleymaniye-Erbil-Dohuk Türkmenleri'nden çıkaracak. Irak Hükümeti operasyona devam ediyor nerede duracağı da şu ana kadar açıklanabilmiş değildir. Türkiye ve İran'ın  adeta müdahale edecek gibi görünen tutumlarının da  açık izahı bulunmuyor. Her iki ülke evvela sınırlarını nasıl koruyacağını, özellikle Türkiye yeni rejimi nasıl kalıcı hale getireceğini düşünecektir. Çünkü Kerkük adında bütünleşen 'Türkmeneli' daha evvel aynı baskı ve sindirmeleri Araplar'dan da görmüştü. TSK Irak'a girmeyecekse uluslararası anlaşmalara bağlı olan Türkmenler'e nasıl bir garanti sağlanacaktır?


İşin ilginç yanı Barzani'nin Kürdistan bağımsızlığına karşı olan ABD ve Rusya, Türkiye ile İran'ın bölgede  güç kazanması düşüncesinde değildir. İsrail'in suskunluğunun da izahını yapmak gerekiyor; ABD, PYD ile Suriye'de elde ettiği kazanımlar dolayısiyle bir ölçüde geri duruyorsa, Rakka’da bir oldu-bittiyi Türkiye'nin kabullenmesi açıkça intihardır. Çünkü böyle bir sonucu  sineye çekmek Suriye'nin yüzde 60'ını PYD'ye teslim etmek olacaktır. Kaldı ki, Suriye'de yüzde 10 bile nüfusu olmayan Kürtler'in tamamının PYD'yi desteklediğini söylemek mümkün değildir. Evvelki yıl Kamışlı'da 27 Kürt gurubun bulunduğu siyaset bilimciler tarafından ileri sürülüyordu.


Aslında iş gayet açıktır; ABD'nin silahları ve yardımları olmazsa ne Irak'da ne Suriye'de ne de İran ve Türkiye'de bir Kürt yerinden kıpırdayamaz. Devlet başkanımızın da ifade ettiği gibi ABD diğer bölge ülkelerine  para ile vermediği silâhları Kürtlere bedava sunmaktadır. Asıl olan bu problemin çözülmesidir. ABD son vize yasağı ile Türkiye umumî efkârında yeterince itibarsız hale gelmiştir. Yıllardan beri izlediği İsrail yanlısı politika ile dünya ölçeğinde müslüman taraftarının kalmadığı da açıktır. Dünyanın en az üçte birine sırt dönülerek süper güç olmayı devam ettirmek nasıl mümkün olabilir? Avrupa'dan Asya ve Afrika’nın hatta ABD müslümanlarının bile müslümanlar hususunda güvenmediği bir Amerika resmi herkes tarafından görülmektedir. ABD'nin bu politikaları sebebiyle İslâm ve Hristiyan dünyası tarihin hiçbir devrinde birbirlerine bu kadar kin beslemiyordu. Haçlı savaşları bile küresel değil bölgesel niteliktedir.


Görülüyor ki, eğer Türkiye işin arkasını bırakmaz ve bastırmaya devam ederse Kerkük Orta Doğu'da süre'atle bir Filistin olmaya adaydır. Filistin'de başlayıp Suriye'den geçen ve Irak'ın göbeğine yerleşen ateşi kim söndürecektir? Kerkük adında bütünleşen Irak Türkmenliği gerek Arap gerekse Kürt kırımına karşı eski durumda değildir; çünkü bölgede kabileler bile millet olduğu iddiasında iken kadim bir tarih ve kültüre sahip olan Türkmenler'in  eskiye dönüşleri mümkün değildir. Kaldı ki, artık Irak ve Suriye'de geriye dönüş imkanı yoktur. Bu durumun olmazsa olmaz şartı Türkiye'nin dik duruşunu devam ettirmesidir. Böyle bir yoldan dönmek de artık mümkün olmaktan çıkmıştır; çünkü Irak'da oldu bittiyi kabul etmek ve teslimiyetçi davranmak Türkiye’yi mutlak olarak bölecektir. Böyle bir durumu ülkenin uzun vadeli iktidarına talip bir siyasetin kabullenmesi çok zordur.


Şaka değilse Türkiye ve Irak Hükümeti mevcut kararlılığını devam ettirmelidir; bir adım geriye dönmek her iki ülkenin de bölünmesi ve parçalanmasına iki adım yaklaşmak demektir. Irak Devleti ABD işgalinden sonra bu durumu yaşayarak gördü ve sonunda doğruya meyletti. Irak hükümeti artık ABD talimatına da uymamalıdır; çünkü nereden bakarsanız bakınız süper gücün politikası İsrail emelleridir. Elbette, şimdi İsrail kendine yakın ve yutulması kolay bir Suriye dururken, o sebeble Irak Meselesi'nde sessiz durmaktadır. İşte işin görünmeyen yüzü buradadır.


ABD Ortadoğu'da Barzani'yi gözden çıkarmış mı? Bu da önemli bir sorudur. 3500 TIR silah ve malzeme yardımına bakarsanız süper güç, PKK-PYD ile çalışmak arzusundadır. Barzani ve Talabani ailesi Osmanlı tokatı yediğinden ABD için yeterli görülmüyor; korkak telakki ediliyor; işin ilginç yanı Irak Arapları da diğer Kürtleri iyi tanımıyor. O sebeple ABD’nin yeni Kürtler ile devam edeceği görülüyor. Peki nereye kadar? Elbette Türkiye'yi parçalara ayırıp Sevr'i ortaya koyana kadar. Rakka'dan çıkan PYD-PKK gürühunun Afrin'e yönelmesinin başka anlamı var mı?
Muhabbetle.

banner624

    Yorumlar

banner634
banner708
banner285
Hava Durumu
Tümü Anket
Ceyhan'da kimi belediye başkan adayı olarak görmek istersiniz?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner671

sanalbasin.com üyesidir