banner776

Adana neden Eskişehir gibi olmasın

07 Ağustos 2019, 05:11
Adana neden Eskişehir gibi olmasın
M. Özlem ERDOĞAN
Eskişehir gezimiz Cumartesi  akşamı saat 10:00 da Duygu kafenin karşısındaki  çiçekciden Hazel Turizm ile başladı. Ankara üzerinden 10 saat süren bir yolculuk ile sabah saat 7:00 gibi Eskişehir’e ulaştık.Pazar günü ve sabah erken bir saat olduğu için önce Kentpark’a  gittik.Sabah saatleri olduğu için Eskişehirliler yürüyüş parkurlarında sabah yürüyüşlerini yapıyorlar,heryer çiçekler çınar ve çam ağaçları ile bezenmiş.Parkın  içinde çiçeklerle bezenmiş minik bir ada da var. Kentpark’ta en ilgimi çeken ve beni hayrete düşüren suni plaj oldu.Şehrin dört dönemdir Belediye başkanlığını yapan Sn.Yılmaz Büyükerşen gerçek deniz kumu getirerek 1’5m derinliğinde yapay plaş oluşturmuş.Plajda kumların üzerinde şezlonglar ve şemsiyeler bile var. 

Daha sonraki durağımız Havacılık müzesi idi.Orada 3 boyutlu fotoğraf çekerek sanki bir planör uçağın üzerindeymişsiniz gibi fotoğraf çekimi yapabiliyorsunuz.Türkiye’nin ilk uçak tasarımını yapan Vecihi Hürkuş’un tasarladığı uçağı ve artık kullanılmayan bir çok uçak ve motorlarını da birebir görme şansını  elde edebiliyorsunuz.Eskişehirde uçak motoru üretimi yapıldığı için böyle bir açıkhava müzesi oluşturulmuş. 

Eskişehir gezisinin benim için en özel ve görülmesi gereken yerlerden biri olarak tavsiye edeceğim Türkiyenin ilk yerli otomobili olan ve 1961 yılında Türk mühendisleri tarafından yapılan ‘’’Devrim Arabasını’’ görmek oldu.Tülombaş Müzesi bahçesi içerisinde özel olarak yapılan camlı garajda sergilenen Devrim otomobili ile mutlaka bir hatıra fotoğrafı çektirmeliniz.  

Daha sonraki durağımız eski Eskişehir evlerinin bulunduğu Odunpazarı oldu. Orada 16.yüzyıl bir Osmanlı dönemine ait Kurşunlu Külliyesini gördük.Eski Eskişehir evlerini Beypazarı,Safranbolu ve Kastamonuda gördüğüm ahşap ve cumbalı evlere benzettim. Orada bir yemek molası verdik. Yemekte yöreye özgü ‘’Balaban Köftesi’’ yedik.İskender kebebına benziyor.Sadece ekmeklerin üzerinde ızgarada pişirilmiş köfteler var.İsterseniz yoğurtsuz olarak da servis ediyorlar.Eskişehirde met helvası meşhurmuş.Un,yağ,şeker,limon ve su kullanarak yapılan,2-3cm çapında ve 6cm.uzunluğunda yuvarlak olarak hazırlanan,yatay kesilerek yapılan helvanın tadına bakmanızı öneririm. 

Yolda Rehberimiz Orhan Bey’in anlattığı bir olayı anlatmadan geçemeyeceğim.1930 yılında Atatürk Eskişehir’e gelir.Şehrin içme suyu olmadığı için kendisine susadığında  soğutulmuş hamam suyu ikram etmek zorunda kalırlar.Atatürk içikram edilen suyun tadını beğenmez ve şehre yeni su getirilmesini emreder. O zamanki belediye başkanı Kamil Kaplan 1936 yılında 45km.uzaktan içme suyunu getirir.(Kalabak suyu)Ve açılışa Atatürk’ü de davet eder ve açılışta bir konuşma da hazırlar..Ancak Atatürk açılışa gelemez.Belediye başkanı açılış esnasında hazırladığı konuşmayı kaybeder ve halka hitaben ‘’Naptık ettik bu su gettin.İçin gari’’der. 

Yemeğin ardından Hazel Turizmin otobüsü ile Sazova parkına hareket ettik.Sazova parkında göreceğiniz  ‘’Masal şatosu’’ ve ‘’Korsan Gemisi’’  Disneyland’dan esinlenerek yapılmış.Sazova parkı 400.000 metre kare alana yayılmış oldukça büyük bir park..Tam anlamıyla gezebilmek için bir gününüzü ayırmanız gerek. Zamanımız kısıtlı olduğu için ve yol arkadaşım Hatice Alat ve ben Fizik öğretmeni olduğumuz için  Sazova parkının ilk girişinde sol taraftaki Bilim ve Deney merkezini gezmeyi tercih ettik.Ardından Anadolu Üniversitesinin de katkılarıyla hazırlanmış ‘’Türk Dünyası Bilim ve Kültür Sanat Merkezinde İlk Türk Müziği Yaylı,nefesli ve vurmalı müzik aletlerini görme şansını elde ettik.Sazova Parkının içerisinde hayvanat bahçesi ve akvaryum da var. 

Eskişehirden bahsederken Balmumu  Heykeller müzesinden bahsetmeden olmaz.Tarihi Odun pazarı semtinde bulunan müze,dünyanın pek çok ülkesinde bulunan Madam Tussaud Müzesinin Ülkemizdeki ilk örneğidir.2013 yılında Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen katkılarıyla ziyarete açılan müzede birçok siyasetçi, yazar,sanatçı,Osmanlı padişahları, gazeteciler,Atatürkün ailesi ve silah arkadaşlarının balmumu heykellerini bulabilirsiniz. 

Sonraki rotamız ‘’Porsuk çayı’’ oldu. Eskişehir Belediye bakanı Sn.Yılmaz Büyükerşen,eskiden‘’Pis Porsuk’’ olarak ün yapmış çayı ıslah ederek tertemiz hale dönüştürmüş ve üstelik Venedikteki gondollara benzeyen gondollarla  ya da deniz otobüsleri ile gezilebilen turistik bir hale dönüştürmüş.Arkadaşım ve ben yaklaşık yarım saat gondola binebilmek için sıra bekledik.Gondolla gezerken köprülerin altından da geçiyorsunuz ve bu köprüler Paristeki  Sen  Nehri  üzerindeki aslanlı heykellerden esinlenerek  yapılmış ve aynı ambiyans yaratılmaya çalışılmış.Sn.Belediye başkanı  şehrin muhtelif yerlerine yaptırdığı heykellerle,gondolla gezilen Porsuk Çayı ile ve İstanbul-İstiklal Caddesindeki Tranvayın benzerini bir sokağa yapara, şehrituristik anlamda bir cazibe merkezi haline getirmiş. 

Bütün bi yerleri gezerken saat 16:30 oldu ve dönüş saatimiz geldi.Fakat henüz Eskişehir’in meşhur ‘’Çiğ Böreğini ‘’ yiyecek vakit bulamadık..Bunun üzerine  Yolculuk yaptığımız Hazel Turizmin sahibi Serkan Bey’e çiğ börek yemeden Eskişehirden ayrılmak istemediğimizi söyledik.Kendisi hemen bu duruma bir çözüm buldu ve çiğ börekler biz dönüş yolunda iken sıcak sıcak otobüsümüze geldi ve sonuçta çiğ börek yemeden Eskişehirden ayrılmamış olduk. 

Yol boyunca bize  güvenli ve konforlu  bir hizmet sunan Hazel Turizm  ve bir aile gibi samimi ve içten tavırlarıyla bize eşlik eden Hazel  Turizmin sahibi Serkan Bey’e teşekkür ederiz. Adanamızın da tıpkı Eskişehir gibi bir turistik yer olabilmesi ve bu anlamda bir cazibe merkezi haline getirilerek turist çekebilmesini diliyorum…Bir başka gezi gözlemlerinde görüşmek üzere… 
    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
TÜMÜ Yazarlar
Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner671