google.com, pub-7197687656137963, DIRECT, f08c47fec0942fa0google.com, pub-7197687656137963, DIRECT, f08c47fec0942fa0
banner828
banner833

"Görücü usulüyle, hatta isteğimin dışında benden yaşça büyük birisiyle evlendirildim. Durum böyle olunca evliliğimin ilk günlerinden itibaren kocamla anlaşamadım. Hep bir huzursuzluk ve sıkıntı yaşadım.

Sık sık tartışıp, çocukların da huzurunu kaçırıyoruz. Boşanmak istiyorum, ama buna tam da karar veremiyorum. Görüştüğüm psikolog hanım, 'boşanırsan evlilik yükünü üzerinizden atar, rahatlar ve hafiflersin' diyor. Ne dersiniz? Nasıl yapmamı önerirsiniz?"

Değerli kardeşim, evlilik gibi, boşanma da hayatın bir gerçeğidir. Yürümeyen, kişiye hayatı zindan eden evliliklerin boşanma ile sonuçlanması en doğrusudur. Ancak ileride 'keşke' dememek için, boşanmaya karar vermeden önce boşanma gerçeğini ve boşanma sonrasında yaşayacağınız maddi ve manevi sorunların neler olacağını iyice bilmeniz gerekir. 

Boşanmayı,  artısı ve eksisi ile düşündükten sonra, en doğru kararı siz vereceksiniz.  Çünkü kişi, kararını kendisi vermediği bir olayın sorumluluğunu da yüklenmez ve sürekli karar verenleri suçlar. Tıpkı sizin evlilik kararınızda ailenizi suçladığınız gibi.

Öncelikle şunun bilinmesi gerekir, boşanma  gerekçesi ne olursa olsun, kişinin  hayatında yaşadığı en ciddi travmalardan biridir. Bazen boşanmaya mecbur kalınmış olsa bile, olumsuz etkileri, çocuklar üzerinde olduğu gibi, erkek ve kadın üzerinde de ömür boyu devam eder.

İnsanların bir kısmı güçlü kişilik/karakter yapıları, çevre desteği veya muhtemel yeni uyumlu bir evlilikle bu travmayı daha asgari düzeyde atlatabiliyor, o kadar..

Boşanmış erkekler, uzun bir dönem depresyondan çıkamıyor. Boşanmış erkeklerde madde kullanımı, alkol ve diğer bağımlılıklar diğer erkeklere göre daha yüksek oluyor.  

Boşanan kadınlar, erkeklere karşı güvenlerini kaybettikleri için evlilikten korkar bir duruma geliyorlar ve tekrar evlenmekte zorlanıyorlar. Bilimsel araştırmalar da göstermektedir ki, mutsuz evliliklerin ardından kadın, "bir daha iyi bir eş bulamayacağım ya da kimseye güvenemeyeceğim" gibi düşüncelere daha hızlı kapılıyor. Bu da onun kaygı ve stresini artırıyor. Ayrıca çocuğunu üvey baba ile muhatap etmemek için birçok kadın boşandıktan sonra evlenmek istemiyor.

Dolayısıyla hayatın yükünü, çocuklarıyla beraber tek başına çekmek zorunda kalıyor ki, bu onlara hayatı azaba çeviriyor.

Ayrıca kadınlar, ortada aldatılma gibi bir sorun yoksa boşanma sürecinin öncesinde ve sonrasında kendilerini erkeklere oranla daha suçlu hissediyorlar. Çocukları olan bir kadın için bu süreç normalden çok daha zor geçebiliyor.

Özellikle erkek çocuğu varsa onu 'baba rol modeli' olmaksızın büyütmenin zorluğunu biliyor ve bunun için de ayrıca suçluluk duyabiliyor.
Bu nedenlerden dolayı bilimsel araştırmalar boşanan kadınların, evli kadınlara göre yüzde otuz daha fazla depresyona girdiğini; bu kadınların çalışmıyorlarsa erkeklere oranla çok daha fazla ekonomik sorunlarla boğuştuğunu; çalışan annelerin ise, çocukların yüklerini tek başlarına çekmekten dolayı erken yaşlandıklarını ortaya koyuyor.

Gerçek olan şudur, ciddi travmatik evlilik sorunları dışında, diğer nedenlerden dolayı boşanan kişilerin büyük çoğunluğu, evlilik hayatında yakaladığı mutluluğu bir daha asla yakalayamıyor. Erkek, eş konusunda kadın kadar seçici olmadığı ve ondan daha cesaretli olduğu için boşandıktan sonra, mutlu olmasa da, birkaç defa tekrar evlenip boşanabiliyor. Boşanan kadın, bu açıdan erkeğe göre çok daha dezavantajlı bir durumda kalabiliyor.

Hayatın her aşamasında sorunlar olacağı gibi, evlilikler de olabilmektedir. Akrabalar arası, komşular arası ilişkilerde, işyerinde veya sosyal hayatın her hangi bir yerinde ikili ilişkilerde sorunlar olabileceği gibi evlilik ilişkilerinde de sorunlar olacaktır. Burada ortaya çıkan sorunlardan kurtulmanın yolu hemen boşanmayı seçmek olmamalıdır.

Yapılması gereken şey, acze düşmeden, pes etmeden sorunlar karşısında çözümler üretebilecek donanıma sahip olmaktır. Başta iletişim becerileri olmak üzere hayatı, evliliği, kişiler arası ilişkiyi anlamaya yönelik kendini geliştirmektir. Yani evlilikleri boşanmaya götüren etkenleri ortadan kaldırmaktır.

Boşanma sonrası vereceğiniz olası mücadeleyi, göğüsleyeceğiniz sıkıntılara harcayacağınız enerjiyi daha iyi bir evlilik ve eş ilişkisi konusunda harcarsanız çok iyi bir yol alabileceğinize inanıyorum. 

Sonuçta tek çözüm gerçekten boşanmak ise, o zaman da bu süreci uzatmadan en az zarar alarak ve vererek bitirmektir. Boşandıktan sonra öncelikle kendinizi güçsüz, savunmasız ve yalnız hissetmemeniz önemlidir.

Kötü giden evlilik hayatınızı gözden geçirip kendi hatalarınıza odaklanarak, bunları telafi etmenin yoluna gitmenizdir.

Aksi takdirde yeniden evlendiğinizde eski model kendisini tekrar edecektir. Kişiler değişecek, ama roller değişmeyecektir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner830

banner776

banner836

google.com, pub-7197687656137963, DIRECT, f08c47fec0942fa0