google.com, pub-7197687656137963, DIRECT, f08c47fec0942fa0
banner815
Ağzından oluk oluk irin akan Ceyhun!
Seviyeli gazetecilikte sınıfta kalan Ceyhun!
Aile terbiyesi eksilere düşen Ceyhun!
Kuyruğuna basıldığında ciyak ciyak öten Ceyhun!
Fare olmadan çuval delmeye çalışan Ceyhun!
Birini sertçe öptüğümde acısını bağırarak paylaşan Ceyhun!
* * *

Geçen yıl hakkında yazdığım yazıdan ötürü sara nöbeti geçirdiğin doğrudur, söylemişlerdi..
Ama bu bir refleksti ve de durduk yerde değildi. 

Radyoda, içindeki erik kurusunu dillendirerek saldırdı. Babasını aradım, "bana da konuşur, o bana da yapıyor" dedi. Ataya saygısızlığı pelesenk edinmiş birisini adam etmek bizim işimiz değildi. Anlayacağı dilden ama, seviyesine düşmeden kulağını çektim. Hakaret etmedim. Saygısızca, terbiyesizce üslup kullanmadım. Onun gibi çirkinleşip pislik sıçratmadım, ağzımdan köpükler saçarak saldırmadım.

Aklı sıra, 'o gün bu günmüş'
Üsluptaki seviyeye bak, ne menem biri olduğunu anlarsın.
Bankamatikçiliğine bakmadan Ceyhun bize kalpazan diyor. Eğitimsiz çocuk, kalpazan nedir, ne manaya gelir biliyor mu?
Şeker hastası olduğumu söylüyor bu doğru da, o nerden biliyor, metresim mi?
Şeker hastalığının olası sonuçlarını ölçmek adına test yeteneğini geliştirmek mi istiyor?

Hüseyin Sözlü'nün tarihi sözü bu anlamda cuk oturuyor:
"Ulan yalama uzmanı! Belediye orkestrasının saksafoncusu. Seni çalışkan bir saksafoncu olmaktan alıkoymayız. Çok iş veririz sana." (A.E.)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner817