banner786
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur zaman içinde yaşamış olan mağrur, kendini beğenmiş bir imparator varmış mutlu, rahat bir ömür sürüyormuş. O kadar kibirlenmiş ki gözleri hiçbir şey görmez olmuş.

Bir gün, iki dolandırıcı kendilerini usta dokumacı diye tanıtarak imparatorun ilgisini çekmeyi başarmışlar. Dediklerine göre dokudukları güzel kumaşları ancak zeki ve yetenekli kişiler görebilirlermiş. Budala ve beceriksiz olanlar hiçbir şey göremezlermiş.

İmparator, "kendime bu kumaşlardan yapılmış giysiler diktirip giyersem kimin akıllı, kimin akılsız olduğunu kolayca anlayabilirim. Böylece görevini yapanla yapmayan belli olur" diye düşünmüş. Derhal bu kumaşlardan dokunmasını emretmiş.

Günler geçer, dokumacılar elbisenin hazır olduğunu krala haber ederler. Kral vezirlerini gönderip bilgi edinmek ister. Vezirler ise aptal, budala sanılmasınlar diye elbiseyi görmüş, gibi davranır, elbisenin üstün özelliklerini krala abarttıkça abartırlar.

İmparator bu elbiseyi bir törende halka karşı çıkıp giyinmek ister, üstündeki giysileri çıkarıp boy aynasının karşısına geçer: imparatoru kandırmaya çalışan vezirler yeni giysisini giydiriyor gibi yapar.

Yeni giysiyi giydiğini sanan imparator bir yandan aynaya bakar, diğer yandan da çalımlı bir eda ile volta atmaya başlar. Saray görevlileri, soylular dalkavukluğa başlar: "giysiniz size ne kadar da yakıştı efendimiz!"

İmparator, aynanın karşısına geçip yeni giysisini bir kere daha kontrol eder. Aptal olmadığını göstermek için, "
doğrusu bu giysi çok yakıştı bana" der ve sokağa çıkar.

İmparatoru görenler, "aman ne güzel" diye hayranlık dolu sözlerle seslenmeye başlar.
Oysaki, kimse bir şey görmemiştir.  Âmâ kimse doğruyu söylememektedir. mparatorun çıplak olduğunu söylemeye kimse cesaret edememektedir.

Kalabalığın içinden küçük bir çocuk kendini tutamaz: "KRAL ÇIPLAK, KRAL ÇIPLAK" diye bağırıverir.
Ardından da, "imparatorumuz hiçbir şey giymemiş" diye seslenir.

Bu söz kulaktan kulağa yayılır. Mırıldanmalar başlar, sesler yükselir, haykırış halini alır.

Dört bir tarafı, "imparator çırılçıplak! İmparator çıplak dolaşıyor, çıplak" sesleri kaplar.

Halkın bağrışmalarını sonunda imparator da duyar ve çıplak olduğunu geç de olsa anlamış olur.

Günümüze ulaşmış bir hikâyeden, neler neler çıkartabilir insan.
Olayın özü şudur; bazen insanlar aptal gibi görünmemek için anlamadıklarını anlamış, görmediklerini görmüş gibi yapar. Marifet KRAL ÇIPLAK diyebilmektir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Burak ERSOY 2019-04-18 11:24:18

nesrin hanım yazınız için tebrik ederim güzel yazmışsınız tabii ama anlayana :)

banner776

banner789

banner787

banner788

google.com, pub-7197687656137963, DIRECT, f08c47fec0942fa0 google-site-verification: google335cdfb4e8f39a2b.html