secim
medyatakip
medya takip
Adana
DOLAR14.7786
EURO16.1808
ALTIN941.33
Gizem KAYA

Gizem KAYA

Mail: [email protected]

Gıda fiyatlarındaki artışın ana sebebi ne o, ne de bu !!

Günümüzde İklim, Lojistik, Enerji ve   Ekonomi arasındaki yakın ilişki çoğu zaman toplumun dikkate almakta ayak direttiği bir konu olsa da çağımızın ilerleyen dönemlerinde gittikçe önem kazanacağına olan inancım tam.

Örnek olarak

Gıda fiyatlarının artmasının enflasyonun üzerinde doğal bir sonuç olduğu gerçeğinin en büyük göstergelerinden bir tanesi.. Dünya ticaretine ivme kazandıran büyük buluşları içerisine alan buhar makineleri, gemiler, dahası beraberinde şekillenen, enerji keşifleri ve deniz yollarının lojistik sekteye uğramış olmasıdır.

Bunun yanı sıra ekonomiye ulusal/uluslar arası yaklaşımlarda bilgiye dayalı şekilde koordine edilerek stratejik bir temele oturtulması veya hiçbir temele dayanmaksızın koordinasyon sağlanamadan bir takım düzenlemeler yapılması, gıda fiyatları- Ekonomi ilişkisinde olumlu-olumsuz önemli bir etkiye sahiptir.

Ancak yüzyıllar öncesiyle şu an ki teknoloji arasında büyük farklılıklar olmasına rağmen, günümüz şartlarının teknik avantajlarının bu gelişmeler karşında pasif olarak kullanılması beni en çok düşündüren konular arasında oldu.

Oysa alternatif çözümler için lojistik ticaret modellemeleri yalnızca birkaç perspektif ötede.

Ukrayna-Rusya savaşının gölgesinde Ukrayna limanlarında hareketsiz bekleyen gemileri baz alarak, bu konunun önemini daha iyi kavramamız mümkün. Malum dünya ekonomisinde en büyük buğday-arpa üreticileri içinde yer alan uluslar arasındaki çatışma, dünyanın en ekonomik taşıma aracı olan gemi taşımacılığını da Kuzey Karadeniz bir barış denizi haline gelene kadar işlevsiz durumda bıraktı.

Ancak alternatif liman arayışında Türkiye hem Ukrayna ekonomisi üzerinde hem de Avrupa Ülkelerinin ekonomik istikrarında önemli bir rol oynayabilir.

Acil lojistik eylem planıyla Türkiye limanlarıyla ticaretin daha güvenli bir şekilde Ukrayna- Türkiye arasında 10 yıllık güncel serbest ticaret anlaşmasıyla sağlanması ve Türkiye-Avrupa Birliği arasında Gümrük Birliğinin esnek olarak düzenlemeye gitmesiyle mümkün olabilir.

Özellikle İstanbul'un Mega Şehir Metropolünden daha hızlı Avrasya tabanlı stratejik olarak İstanbul Pazarına, Anadolu Pazarına, Asya Pazarına ve Avrupa Pazarına açılan kapılarıyla Çanakkale limanı 18 mart Çanakkale köprüsünün de etkisiyle Ukrayna limanlarına en yakın deniz-kara limanı olarak öne çıkabilir.

Böylece Avrupa-Anadolu ortak bir Pazar olma yolunda hızla ilerleyerek bir takım gıda fiyatlamalarını da sabitleyici bir rol oynayabilir. Fakat gıda fiyatlamalarının tek nedeni bu değil; İyi bir tarım politikasına sahip olmak!

Öncelikli olarak toprak analizi yapılarak toprağın içerisindeki eksik veya fazla bulunan maddelerin tespiti konusunda daha fazla destekleyici fonksiyonun devreye alınması gerekir. Çünkü toprak analizi Üniversite öğrencilerinin araştırma ödevleri gibi dar bir çerçevede kalarak aslında hiç hak etmediği bir şekilde rafa kaldırılmaya terk ediliyor.

Toprak analizini yaparken bilinçli tarım üreticileri için veya yapay bir uygulama olarak kalmamasını sağlamak için, kurumlarca denetime tabii tutulması ve bu doğrultuda toprağın verimliliğini sağlayarak toprağın ihtiyaç duyduğunu sağlamak aynı zamanda hangi ürünü toprağa ekmemiz gerektiğine yönelik veya hiç birini yapmamamız halinde toprağı nadasa bırakmak.

Bunları da yapamıyorsak..  

En azından yem politikası üzerinde düşünmemiz gerekir. Yediğimiz süt, yoğurt, peynir, et fiyatları etkisinde çok büyük bir öneme sahip olan yem. Yalnızca samana indirgenecek bir tanım olmamalı.  Çünkü arpada yemdir, küspede, silajda.

Her yıl arazilere ekilen ekinler devlete bildirilirse hangi araziden küspe çıkacağı daha kolay tespit edilebilir. Böylece hayvan yetiştiricileri belki kullanılmayacak dahi olan küspelerle yani yemlerle üretimi için gereken maliyeti çok aza indirebiliriz. Böylece tüketicinin önüne de bir çok kalemde sabit fiyat çıkacaktır.  Ancak diğer bir çok yem türüne karşılık silaj doğru üretildiğinde çok daha fazla etkili ve ucuz olabilir.

Üretim şekline bağlı olarak; bu problemleri aşmak için ekilmeyen arazilerin açığa çıkması hangi amaçla ve hangi süreyle boş bırakıldığının öğrenilmesi, kamunun hangi oranda ekimi destekleyeceğini de aynı zamanda açığa çıkaracaktır.

Uzun süreli boş bırakılan alanların ise yem üretimi için cüzi bir bedelle kamu tarafından kiralanması tarım arazilerinin kullanımını ve hayvancılığı desteklemek içinde önemli bir durum. Bu durumdan anlaşılıyor ki yapabileceğimiz çok şey var aslında, pasif kalmanın ötesinde..

Pandemiye verdiği geç refleks gibi dünyanın tarıma da geç tepki vermesi pahalıya mal olabilir.

Ve bu maliyeti en aza indirmek için ekonomik direnç noktamız yeni açılımlar üzerine kurulu güncel anlaşmalar ve strateji politikalarını doğru şekilde kullanmaktan geçiyor.

Umuyorum ki öyle olur.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar