google.com, pub-7197687656137963, DIRECT, f08c47fec0942fa0
banner815

Bütün dünyayı etkisi altına alan ve dünya geleninde bir buçuk milyon kişinin ölümüne sebep olan Covit-19 pandemisi ülkemizde kış aylarının gelmesi ile birlikte hızla yayılıyor.

Pandemi tüm yaşamımızı maddi, manevi ve sosyal hayatımızda ve hem de psikolojik olarak hepimizi olumsuz etkiledi. Ekonomi anlamındaki kayıpların telafisini devlet büyüklerimize, psikolojik anlamda yaşanan olumsuzlukları psikiyatsistlere bırakmak gerekir. Ben 30 yıldır devlet okullarında görev yapan bir lise fizik öğretmeni olarak eğitim seviyesi anlamındaki kayıplardan bahsetmek isterim.

Pandemi sebebiyle 2020 Mart ayında okulların ilk önce iki hafta tatil edilmesiyle birlikte eğitime yıl sonuna kadar ara verildi. Bu süreçte Eba üzerinden canlı dersler yapılmaya başlandı. Canlı dersleri nasıl yapacağımız konusunda bir eğitim almadık ve panik halinde canlı ders yapan arkadaşlarımızdan sorarak ve öğrenerek, öğrencilerimizle canlı derslere başlamış olduk. Ancak o zamandan bu zamana gördük ki öğrencilerin çoğu derslere katılmıyor ya da katılamıyor. Öğrencilerden kimisinin tableti yok, ya da evde birkaç çocuk olduğu için tableti ders dinlemek için aralarında paylaşamıyorlar. Sınıf öğretmeni olduğum için derse hiç katılmayan bir öğrencimin velisini aradım ve neden öğrencinin derslere katılmadığını sordum. Baba inşaat ustasıymış ve evde bilgisayar ya da tablet olmadığı için telefonunu eve bırakıyormuş. Evdeki dört çocuktan da eba üzerinden ders dinlemek için çocuklar zaman zaman kavga ediyormuş maalesef.

Bazı öğrencilerde nasıl olsa bu pandemi durumunda sınıfı geçirirler diye düşünüyor olmalı ki, kırk kişilik sınıftan en fazla on –on iki kişi derslere katılıyor ve dersleri takip ediyor. Durum böyle olunca bilgi, eğitim ve öğretim açısından eksik kalmış ve herkese ulaşamayan bir dönemden geçiyoruz. Yüz yüze eğitimin verimliliği ve öğrenci üzerindeki etkinliği tartışılamaz bir gerçeklik. Bir de ülkemizin interneti olmayan ya da çekmeyen uzak köylerindeki durumu bir düşünün…

Bakanlığımızın pandemi süreci bittiğinde kayıp bir yıl olarak gördüğümüz 2020 yılı eğitim öğretim yılı konularını telafi amacı ile hafta sonu destekleme kurslarını zorunlu tutarak iki yıl boyunca ‘’Pandemi öğrencilerini’’ hafta sonunda da okula getirmelidir. Bu sayede kayıp olan yılı telafi etmeli ve pandemi nedeniyle kayıp bir nesil yetişmesine engel olunmalıdır kanımca.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner782

banner817