google.com, pub-7197687656137963, DIRECT, f08c47fec0942fa0
banner815

PEYGAMBER EFENDİMİZİN KABRİNE SAYGISIZLIK...
CHP CAMİLERİ TRUVA ATI GİBİ KULLANMAK İSTİYOR...

İki sene önce gittiğim umre dönüşü "Hicazın idaresi bütün müslümanlarda olmalı" demiştim.
Bu sene gittiğim umre dönüşünde de görüşlerimde hiçbir değişiklik olmadı.
Bir İngiliz ajanının uydurması olan Vehhabilik sonucunda gerek Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) zamanına ait, gerek ise Osmanlı eserlerinin yok olduğunu görüyoruz.
Vehhabilikte her şey nerede ise bidat, şirk sayılıyor.
Peygamber Efendimize (as) göstermiş olduğunuz sevgi ve saygıyı bile böyle görüyorlar.

Dikdörtgen bir mescit olan Mescid-i Nebevi’nin dört bir tarafı tuvaletler ile kaplanmış. Tuvaletlerin koca koca tabelaları ve yer altında olmalarına rağmen tek katlı bina görünümünde büyük girişleri var.
Ayrıca Peygamber Efendimizin (as) kabrinin bulunduğu Ravza-i Mutahhara’nın –yeşil kubbenin- hemen karşısına da hiçbir ayrım gözetmeden üç tane tuvalet konulmuş. Hangi Müslüman Peygamber Efendimizin kabrine karşı hacet giderebilir?

Bu da yetmezmiş ve koskoca mescidin hiçbir yeri yokmuş gibi yine tam yeşil kubbenin karşısına iki büyük bacası olan –havalandırma çıkışı olsa gerek- bir duvar yapılmış. Bunlar tesadüf olamaz! Çünkü Kâbe’de hiç tuvalet yok. Bunu bilen ve düşünen zihniyet burada neden düşünmesin?

Osmanlı’nın Hicaz demiryolunu yaparken Peygamber Efendimizi rahatsız etmemek için son istasyonu Mescid-i Nebevi’nin bir hayli uzağına inşa etmesi,
Sesi önlemek için rayların keçe ile kaplanması ve istasyonda inenlerin ayakkabılarını ellerine alarak Mescid-i Nebevi’ye kadar yürümeleri birazcık Suudlara örnek olmalıdır.


CHP CAMİLERİ TRUVA ATI GİBİ KULLANMAK İSTİYOR

CHP’li bir kısım belediyelerin konjonktüre uygun davranarak camilere yöneldiği, tarihi camileri restore ettiği görülüyor. Buna "ne güzel, öyle ya da böyle sonunda milletin istediği gibi davranıyorlar ya" denilebilir.
Ancak acele etmeyin!
Restore ettikleri camileri gezip gördükten sonra 'pes' diyebilirsiniz.
İki misal vermek istiyorum;

Birincisi Aliağa Merkez Camii...
Bu camiye daha öncede gitmiştim. Çok şükür restore edilmeden önce görmek nasip oldu.
Beni en çok etkileyen, unutamadığım camilerden birisi idi. Ancak bu etki mimari yönden değildi. Yunan vahşetinin canlı bir şahidi idi.
Cami Kurtuluş Savaşında Yunanlıların hedefi olmuş, içinde ve dışında, sütunlarında her yanında mermi izleri vardı, kapıları adeta elek gibi idi.
İnsana geçmişini, tarihini, atalarımızın neler çektiğini, bize komşu, kardeş diye yutturulmak istenenlerin ilk fırsatta bize ne yapmak istediklerin gösteren canlı bir şahitti.
Adeta o zamanları yeniden yaşıyor ve kendinizi "Ya Rabbi bu milleti koru! Gaflet uykusundan uyandır!" diye dua etmekten alıkoyamıyordunuz.

Şimdi ise bütün bu izler silinmiş, mermi delikleri kapanmış. Elek gibi olan kapılarda mermi deliği bile olduğu anlaşılmayan, sanki kapı tokmağı çıkmışta bağlantı delikleri kalmış gibi, düzgün birkaç delik bırakılmış. Onları da yemin etsek başımız ağrımaz mantığı ile bırakmış olsalar gerek.
Soranlara "Vallahi, billahi mermi izi kapısında var" diyecekler. İçerideki ve sütunlardaki bütün izler kapatılmış, Yunan vahşetinin tüm delilleri yok edilmiş!

İkincisi Alaçatı Pazar Yeri Camii. Bu camii de daha önce görmüştüm. Tarihi güzel bir camimiz idi. Şimdi ise camiin içinde sol tarafta, tavandan yere kadar uzanan bir perde çekilmiş.
Perdenin arkasına baktığınızda, hazır olun, çünkü artık bir kilise ile karşı karşıyasınız!
Her yer Hıristiyanlık figürleri, ikonaları ile kaplanmış. İnsanın içi acıyor,
"Ya Rabbi ne günlere kaldık, daha neler göreceğiz?” diyorsunuz.
Ancak Alaçatı’nın içler acısı halini gördüğünüzde yine Hadis-i Şerifin tecelli ettiğini görüyorsunuz "içinde bulunduğunuz hal üzere idare olunursunuz!"

Caminin avlusunda dahi hayâsızca, açık kıyafetlerle geziliyor. Avlu tezgâhlar ile kaplanmış, cami cemaati tenzih ederim- sadece kazancı arttıracak tarihi ilginç bir figür olarak görülüyor.
Camiin avlusu böyle ise dışarısını siz tahmin edin!
Çarşısı gayrimüslim bir memleket gibi –bu onların çok hoşuna gidecektir, çünkü böyle gözükmek için can atıyorlar.-
Alaçatı’yı adeta yeniden fethetmek gerekiyor!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner782

banner817