google.com, pub-7197687656137963, DIRECT, f08c47fec0942fa0google.com, pub-7197687656137963, DIRECT, f08c47fec0942fa0
banner828
banner833

     Son dönemlerde eski sağlık sistemini arar oldum. Eskiden poliklinik kapılarında sıra beklerken şimdi evlerimizde haftalarca sıra beklemek zorunda kalıyoruz. En basiti soğuk algınlığı için KKB ye gitmek isteseniz sistem en az 14 gün sonrasına gün atıyor. Bir ağrınız var ama sebebini  bilmiyorsunuz. Araştırmak için doktora gitmek istediğinizde, özellikle devlet kurumlarında 7 gün ile 14 gün arası bekleme süresi oluyor. Ya rahatsılığınız görünenden daha acilse ve siz farkında değilseniz..? 
    Özellikle kanser hastlarında erken teşhisin ne kadar önemli olduğundan bahsediliyor.  14 gün sonra ya herşey için geç kalındıysa!!! O hastanın çektiği acının hesabını kim verecek?
    Bu özelde de çok farklı ama benzer şekillerde kendini gösteriyor.
Size çok yakın zamanda tanık olduğum bir olaydan bahsetmek istiyorum. 3 ay önce 14 günlük fizik tedavi görebilmek için 52 gün beklemek zorunda kaldım.
    İyi de neden??? 
    Burada kim suçlu? 
    Doktor mu? Çalışanlar mı ? Yöneticiler mi? Sağlık Bakanlığı mı? Sorun sadece pandemi mi?
    Doktor, muayene edip gerekli ilaçlarla birlikte tedaviye sevkettiğine göre problemin kaynağı tabiiki o değil. Neden bu kadar bekledim diye bazılarının yaptığı gibi doktora bunun hesabını soramam zaten, abesle iştigal etmiş olurum.     
    Personel, onlarda yukarıdan gelen emirleri yerine getirmekle yükümlü maaşlı çalısanlar nihayetinde.. 
    Yöneticilere gelince, özellikle de özel hastanelerde daha fazla kar elde edip daha az maaş vermek adına eksik eleman çalıştırıldığına sıklıla şahit oluyorz. Tabi onlara sorduğumuzda kendilerince haklı sebepler sıralayacaklardır. Örneğin nedir bu sebepler ? Sigorta primlerinin yüksek olması, maaşlar, hastane gideleri, vergiler... Bu liste böylece sürüp gider. 
    52 günün faturasını kime kesmeliyim sizce?
    Bana kalırsa burada en kusurlu olan devlet idaresindeki yetkili merciilerin işlerini layıkıyla yapamaması ile ilgili.  Sonuçta bu dönemde devlet hastaneleri de dahil, hepsi ticarethane yöntemi ile kar amaçlı yönetiliyor. Hasta insanları tabiri caizse 'nema' olarak görmek moda olmuş.
    Biz nema değil insanız!!!
    Özel ve devlet kurumlarını ayırmaksızın tüm yöneticilere bir çağrım olacak;
    Kar elde ederken birazda halkın sağlığını düşünmeye ne dersiniz?
    Gerekli devlet kurumlarının, düzenli olarak takip etmesi gereken asli görevlerini yerine layıkıyla getirmiyor olmaları sorunun zannımca asıl sebebi .
    Herkesi kendi haline bırakıp insan sağlığından önce kar elde etmek amaçlanırsa 'Hastane' yerine tabiri caizse 'Ticarethane' terimini kullanmayı tercih ederim.
    Bu sağlıksız sağlık sistemi her geçen gün sağlığa zararlı bir hal alıyor. Bizler halk olarak verdiğimiz vergilerle dönen bu çarkta iyileşmek için bile sürekleri birlerinin keyfini beklemek zorunda bırakılıyoruz.
    Aslında herkes sessiz bir isyanda...
     Doktorlar, hemşireler ve sağlık çalışanları fazla çalışma saatlerinden şikayetçiyken, bizler doktorlara ulaşamamaktan şikayetçiyiz. Sürekli kötü muameleye maruz kalan darp edilen doktorlarımız bir bir yurt dışına çıkma telaşında. Yakında bizi ameliyat edecek cerrah bulamayacağız. 
    İlk teker yalnış gittiğinde tüm tekerler ters gider ya bizim sağlık sistmimizde ilk tekerden başlayarak ters giden şeyler var.  Faturasınıda en ağır şekilde halkımızın ve hatta sağlık çalışanlarının ödediği sağlıksız bir sağlık sistemimiz var. 
    Ne diyelim, bizede sağlıklıksız sağlık sistemimize şifa dilemekten başka bir çare kalmıyor...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner830

banner776

banner836

google.com, pub-7197687656137963, DIRECT, f08c47fec0942fa0