google.com, pub-7197687656137963, DIRECT, f08c47fec0942fa0
banner815

Millet iktidardan memnun değilse ve iktidarda onun her türlü protesto kanalını tıkar, çevresini yasaklar ile donatırsa insanlar başka bahaneleri kullanır mesela 'tuz yok', 'ekmek yok', 'tüp yok' diye bağırır. Taksim Gezi Parkı ile ilgili yaşananların aslı budur.

Taksime Topçu Kışlasının yeniden yapılması güzel olur. Taksim yayalaştırılıyor. Her yer yayalara açılacak ve şimdikinden daha çok yeşil alan olacağı da söyleniyor. Bu durumda Gezi Parkı’nın bu protestoların gerçek sebebi olamayacağı anlaşılıyor. Taksim’de toplananların büyük bir kısmı çok daha büyük ve yeşil alanlar yok edilirken hiç ses çıkarmamış, rantiyenin suyuna gitmeyi adet edinmiş eskinin komünistleri yeninin kapitalistleri. İnkâr etseler de gerçek durumları bu.

Bu protestocularının en çok kızdığı olay medyadan istedikleri desteği görememiş olmaları. "Susma sustukça sıra sana gelecek" diye haykırırlardı. 28 Şubat’ta medyanın bütün yalan haberlerine vicdanları sızlamadan ses çıkarmadılar. Aksine kendi menfaatleri için bunları kullandılar. O dönemdeki haberlerin düzmece olduğu ortaya çıktığı halde bugün bile işlerine gelmediği için dile getirmekten çekiniyorlar. 'Aydınlık için bir dakika karanlık' diyerek bizi asıl karanlık dehlizlere sokup AKP hükümetinin yolunu açan sizsiniz. Yelkenlerini şişirmesine alışık oldukları medyayı yanlarında göremeyince medyaya veryansın etmeye başladılar. Şimdi bir takım asparagas haberler ile yol almaya çalışıyorlar.

Taksim Tahrir olmaz, olamaz! Çünkü Tahrir Meydanındakiler inançları uğruna oradaydılar, bırakın rahatlarını yeri gelip canlarından oldular. FB-GS maçı olsa Taksim meydanındakilerin kaç tanesi orada kalmaya devam eder? Statları mabet görenlerin inancı ile nereye kadar gidilebilir?

Cennet mekân Erbakan Hocamın başı ne zaman sıkışsa sizler mutlu oldunuz. Hocam bir baba şefkati ile sizi uyardığında bile tüyleriniz diken diken oldu. Menfaatinizi göremediniz. O her zaman "Bak eğer benim sözümü dinlemezsen, yarın dizini döversin. Ben sana söylemedim mi? Oh olsun, iyi oldu, diyemem çünkü sen benim milletimsin. Ben yinede seni savunmak zorundayım” derdi.

Biz de aynısını söylüyoruz. AKP ile mücadele etmenin yolu bu değil. Gerçekten mücadele etmek istiyorsanız inancınıza sıkı sıkıya bağlanmalı, her olayı, sözü bu süzgeçten geçirip ona göre yolunuzu çizmeli, menfaat ve koltuk hesaplarını, horoz dövüşünü bir kenara bırakmalısınız.

AKP hükümetine arka çıkan güçlere karşı koyma cesaretine sahip, gemileri yakmaya hazır olduğunuz gün işte 'O GÜN'dür.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Ahmet GÜNEYER 2013-07-07 20:17:52

alev hanım elinize sağlık.herşeyi net bir şekilde ifade etmişsiniz

banner782

banner816