Adana Adliyesi

Güler ALTUNKOL

01-01-1970 03:00

Adana Adliyesi bilinenin aksine öyle çok büyük suçların, suçluların bulunduğu bir yer değildir aslında. Buradaki suç oranı diğer illerden çok da farklı değil oralara bakıldığında.

Her şehirde olduğu kadar öfkeli insanların yaşattığı irili ufaklı davaların görüldüğü mahkemeler kurulur Adana Adliyesinde.

Adana'nın malum sıcağı sinir harbi yaşatıyor insanlara. Bir de trafik sıkışınca kavşaklarda sabrın sınırını zorlayan bir bekleyiş başlar. Az buz değil 40-50 derecede buharlaşmaya on kala

Trafikte zaman geçmez bazen nefes almak da zor olunca yakıcı sıcaklarda.

Tâbi, sıcağında etkisiyle sinir kat sayısı artar. Söylenmeler, laf atmalar, kornaya basmalar... Bakarsınız bir arbede yaşanmış, havada uçuruyor isyanlar.

Tez canlıdır Adana'nın şoförleri, hep bir yerlere yetişme telaşı yaşanır.

Telaş bazen kendini kargaşaya bırakır.  Bir de bakmışsın edliyede mahkeme kapısında mübaşir adını okuyuverir.

 Kızgındır Adana'nın güzel insanları arada güneşe silah sıkıverirler. Özlerinde Akdeniz'e özgü sıcakkanlı, misafirperver, güzel huylu insanlardır aslında.

  Sevinince silah sıkmayı severler biraz. Erkekliğin şanındandır derler.

Adana kabadayılarını bilirsiniz , onlardan kalmadır racon kesmeler.

Toprakları bereketli olunca, toprak kavgası bol olur. Yine bir bakmışsın Adliyede mahkeme kapısında Adanal'nın adı okunur.

Göç alan bir memlekettir Adana. Kültür farkı tam bir renk cümbüşüdür. Karışır arada sokak araları.

Kavga dövüş , itiş kakış daha neler.. Kimisi dövüşürken kimisi çekirdeğini alıp seyreder. 

Öyle düşünüldüğü gibi her gün kör kurşunla birileri ölmez Adana’da.

Aslında dürüsttür insanları, çocukları kadınları öldürmezler. Böylesi cinayetler azdır buralarda.

Adana'nın yerlisi adildir, insan canlısıdır. Kanı çabuk kaynar ama pek içtendir.

Adana kabadayılarının sert ama adaletli mirası sessiz sedasız devam eder.

Bir yerlerde okumuştum: "Türk döğüş sanatlarının üretim kaynağı Adana Adliyesidir" yazıyordu.  Haklı bir tespit gibi geldi.

Biz kadınları çocukları ve hayvanları pek öldürmeyiz.  Bizim kavgamız güneşe olan  kızgınlığımızdandır.

Güneşe kafa tutanların şehrine hepinizi bekleriz!

DİĞER YAZILARI Edebiyat ve Estetik Üzerine 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Mülteci sorunu 01-01-1970 03:00 Türkiye'de çocuk olmak 01-01-1970 03:00 Toprak vatandır, Vatan topraktır 01-01-1970 03:00 Sağlıksız Sağlık Sistemi 01-01-1970 03:00 Hata kimde: Seyreden de mi, Seyrettiren de mi? 01-01-1970 03:00 Ahde vefa 01-01-1970 03:00 Kelimenin en derin anlamı nedir sizce? 01-01-1970 03:00 Türkiye nereye gidiyor? Bilen varsa beri gelsin! 01-01-1970 03:00 İstanbul Sözleşmesi 2. Bölüm 01-01-1970 03:00 İstanbul Sözleşmesi 1. Bölüm 01-01-1970 03:00 Doğa ve insanlık 01-01-1970 03:00 Tanrının Adaleti sonsuzdur! Peki ya insanların? 01-01-1970 03:00 Alabora 01-01-1970 03:00 Kadına saygı Türk töresinden gelir 01-01-1970 03:00 Kadına saygı, töreye dikkat! 01-01-1970 03:00 Empati 01-01-1970 03:00 Bir varmış bir yokmuş 01-01-1970 03:00 Korona mı virüs insanlar mı? 01-01-1970 03:00 Öyle bir yer! 01-01-1970 03:00