Bir vardı bir yoktu
Bir azdı bir çoktu
Aslında hiçliğin içinde
Hiç olmayan çoktu
Çoğaldı, çiçek açtı
Dallarına kuşlar kondu,
Güldü, dünya yüzünü güneşe döndü
Gülüşü tabiatın düğünüydü
Konuştu, sesinden ninniler dinledi çocuklar,
Sesinde, bahar cıvıltıları,
Bakışında, akasyalar açardı
Aslında ... bahardı...
Öfkesi, güz mevsimiydi.
Rüzgarı, yıkar savururdu
İnsanlık üşürdü rüzgarında
Yorulurdu, aylardan eylül olurdu
Bir vardı bir yoktu
Bir azdı bir çoktu
Aslında o umuttu
Hiç olmayan sonsuzluktu...
Yaz gibi sıcak yüreği vardı
Öfkeli gözlerinde,
Bütün ütopyalar yitirirdi varlığını
Üşürdü, mevsim güz olurdu,
Yorulurdu, Eylül olurdu...
Bir vardı bir yoktu
Bir azdı bir çoktu
Aslında o umuttu
Hiç olmayan sonsuzluktu...
Merhameti, bütün yaralara merhemdi
Sabırlı elleri kıblesiydi meleklerin
Sonra.... Öfkesine yenik düşerdi...
Sessizliğin içinde silinirdi...
Yönsüz, yolsuz, pusulasız
Yüzünü ona dönerdi çiçekler
Yitip giderdi telaşlı sesler
Acılar dinerdi suskunluğunda
Bir vardı bir yoktu
Bir azdı bir çoktu
Aslında hiçliğin içinde
Hiç olmayan çoktu...
Tamer ÇEVİK
Hırs-ı Piri
Buket ÇOKAN
25 – 31 Mayıs 2026 Haftası Gökyüzü Ana Teması:
Orhan ERGEZER
CHP’nin Asıl Krizi: Kayyum Değil, Zihinsel Çöküş
Ali DENİZ
İnancın ödülünü beklemelisin
ŞİKAYETİNİ BANA ANLAT
Mahallede Sürekli Lağım Kokusu Sağlık Sorunu Yaratıyor
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
15 Mayıs 1919’da İzmir işgaline direnenlere selam olsun...
Sultan ÇAPAR
Bir Mektup: İçimde Kalan Tüm Teşekkürler
Ülkü REYHANİOĞLU
Uluslararası İşbirliği Kalkınma Vakfı (UİKV)
İsmail GÖKTÜRK
Cennetin Çocukları Gibiydik