Bir vardı bir yoktu
Bir azdı bir çoktu
Aslında hiçliğin içinde
Hiç olmayan çoktu
Çoğaldı, çiçek açtı
Dallarına kuşlar kondu,
Güldü, dünya yüzünü güneşe döndü
Gülüşü tabiatın düğünüydü
Konuştu, sesinden ninniler dinledi çocuklar,
Sesinde, bahar cıvıltıları,
Bakışında, akasyalar açardı
Aslında ... bahardı...
Öfkesi, güz mevsimiydi.
Rüzgarı, yıkar savururdu
İnsanlık üşürdü rüzgarında
Yorulurdu, aylardan eylül olurdu
Bir vardı bir yoktu
Bir azdı bir çoktu
Aslında o umuttu
Hiç olmayan sonsuzluktu...
Yaz gibi sıcak yüreği vardı
Öfkeli gözlerinde,
Bütün ütopyalar yitirirdi varlığını
Üşürdü, mevsim güz olurdu,
Yorulurdu, Eylül olurdu...
Bir vardı bir yoktu
Bir azdı bir çoktu
Aslında o umuttu
Hiç olmayan sonsuzluktu...
Merhameti, bütün yaralara merhemdi
Sabırlı elleri kıblesiydi meleklerin
Sonra.... Öfkesine yenik düşerdi...
Sessizliğin içinde silinirdi...
Yönsüz, yolsuz, pusulasız
Yüzünü ona dönerdi çiçekler
Yitip giderdi telaşlı sesler
Acılar dinerdi suskunluğunda
Bir vardı bir yoktu
Bir azdı bir çoktu
Aslında hiçliğin içinde
Hiç olmayan çoktu...
Gönül Sohbetleri
İnsan neden kaybeder | Teslim olunca her şey değişir. Zorlamayınca akar, beklemeyince gelir, kabul edince iyileşir
Orhan ERGEZER
Terörsüz Türkiye! Asıl Hesap PKK’dan sonra başlıyor
Özlem ERDOĞAN
Çopan Dede Türbesi İçler Acısı durumda
Fal Dünyası
“Teraziyi dengede tut, yıldızını parlat, halkın güneşini gölgede bırakma.”
Av. Alev SEZEN
Eken Seçim Değil Zamanında Seçim
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
Sevr'in 106'ncı Yılında
Nedim BAYAR
"Seçilene kadar baş tacıyız, seçildikten sonra yabancı"
Ali DENİZ
Abartı çağında yaşıyoruz.
Güler ALTUNKOL
Kaos Meydanında İnsanlık