google.com, pub-7197687656137963, DIRECT, f08c47fec0942fa0
medyatakip
siser-sağ
Adana
DOLAR18.2474
EURO18.5433
ALTIN1012.0
Orhan ERGEZER

Orhan ERGEZER

Mail: [email protected]

KANAL İSTANBUL PROJESİ

Sözleşmenin süresi, yürürlüğe giriş tarihinden başlayarak, 20 yıl sürecektir. Bununla birlikte, sözleşmenin 1. maddesinde doğrulanan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğü ilkesinin sonsuz bir süresi olacaktır.

20 Temmuz 1956'da sözleşmenin süresi bitmiş, sözleşmeyi imzalayan devletler Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni değiştirmek için girişimlerde bulunmuşlar ancak başarılı olamamışlardır.

Uluslararası Deniz Hukuku kuralları ve fesih şartlarında da belirtildiği gibi gemilerin uğraksız geçiş (transit değildir) hakkı gereği sözleşmenin değişmesi durumunda dahi, sözleşmenin I sayılı Ek'i değişmedikçe Türk Boğazları'ndan geçecek hiçbir gemiden zorunlu olarak, sözleşmenin I sayılı Ek'inde öngörülen vergilerden ve harçlardan başka ücret talep edilemeyecek denmiştir.

Montrö anlaşmasında belirtilen şartlara 2 yıl önceden deklare etmek şartıyla her 20 yılda bir itiraz etme hakkımız bulunmaktadır. 1936'da imzalanan şartlara itirazımız olmamıştır.

Boğazlardan geçen yabancı bayraklı gemilerden fener ücreti dışında vergi ve harçları can, mal ve seyir güvenliğini sağlama konusunda yetersiz olduğumuz iddiası ile ödenmiyordu.

Bu haksız davranışı ortadan kaldırmak için VTS sistem denilen radar sistemlerini boğaz içerisinde inşa ettik. Sistemi F16 uçaklarını üreten ABD'li Lockheed Martin Overseas şirketine ihale ettik.

Bu sisteme rağmen aksaklıkların devam ettiği bir dönemde kanal istanbul projesi gündeme getirildi. 

Kanal projesinde gerekçe Montrö sözleşmesini deleceğiz gelen geçen gemilerden harç ve vergileri alacağız dendi. 

İlk gününden itabaren bunun mümkün olmayacağını söyledim. 

Yüz yüze yaptığım görüşmelerde;

Montrö Sözleşmesinde İstanbul ve Çanakkale Boğazları dışında Marmara Denizini doğal su yolu kabul ederek sözleşmeye dahil etmişiz.

İstanbul'da Karadeniz ve Marmarayı birbirine bağlayan bir kanalın uluslararası sözleşme hükümlerine göre hukuki sakatlığa sebep olacağını dile getirdim.

Karadeniz'den bir kanal açarsınız bu bir sorun oluşturmaz. Fakat bu kanalı sözleşmeye tabi olan Maramara denizine bağlarsanız hukuki sakatlığa düşersiniz dedim. Anlamak istemediler ama ben inatla anlattım. 

Kanal açmanın morfolojik, memografik sorunları ayrı bir tartışma konusu burada çözümsüz olan sorun montrö sözleşmesine tabi olan bir denize kanal açarsanız bunun telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağını anlattım. 

Kanal İstanbul konusunda aldığım son bilgi projenin iptal edildiği bilgisi olmuştur. İptal kararı aklın galip gelmesidir.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar