Evimiz kutu gibi bir küçücük evdi,
Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi;
Güneşin batmasına yakın saatlerde
Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede.
Yaz, kış yeşil bir saksı ıtır pencerede;
Bahçende akasyalar açardı baharla.
Ne şirin komşumuzdun sen, Fahriye abla!...
(Ahmet Muhip Dranas)
* * *
Doğup büyüdüğümüz yeşil panjurlu rahmet evlerimiz artık yok. O reyhan kokulu, nergis, gül, sümbül, mor menekşe, ıtır kokulu, panjuru sarmaşık ve begonyalarla kaplı, annem kokulu sevgi ve merhamet evlerimiz artık yok.
Şimdi hepimiz modern yaşamın (modern, çağdaş yaşam ne demekse) bizlere dayattığı adına apartman dairesi, cam kule, rezidans, site, plaza, park evleri, akıllı evler, dubleks - tripleks villa denilen morg kadar soğuk ve sevgisiz tabutluk evlerde, yeşil panjurlu sevgi evlerimize derin bir özlem içerisindeyiz...
Özlem ERDOĞAN
Çoban Dede Türbesi İçler Acısı durumda
Ali DENİZ
“Kırmadan, Tüketmeden Sevmek”
Av. Alev SEZEN
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
Eğitim dilinin ana dilde olmasının bedeli
Gönül Sohbetleri
Gıybet Fil Eti Yemekle Eşdeğerdir (Mevlana Celalettin Rumi)
Esma TURANBAYBURT
Çocuklarda Bağlanma Türleri
Orhan ERGEZER
Terörsüz Türkiye! Asıl Hesap PKK’dan sonra başlıyor