- "Alo, Zafer Bey merhaba müsait misiniz? Ben Nedim Bayar adanahaber.net internet sitesinden" diye öncelikle kendimi tanıttım.
- "Buyurun Nedim Bey, ekibimle toplantı halindeyim ama kısa bir ara verebilirim, size nasıl yardımcı olurum" dedi, nazik bir ses tonuyla.Ben de, "Zafer Bey sizin hakkınızda tapeler var.." der demez, "Sıkıldım bu tape muhabbetinden ama siz yinede buyurun" dedi.
Ben konuya hızlı girmek istediğimi toplantıdan zaman çalmamak istediğimi söyledim ve sorumu sordum.
- "Nedir bu tape muhabbeti?"
- "Öncelikle sözü kesmeden, dinlersen kısaca konuşayım sen bundan özet çıkar" dedi ve başladı anlatmaya.
- "Ben 2004 yerel seçimlerinde yine a. adayıydım, ancak genel merkez tarafından başka bir isim aday gösterildi. Biz de o ismin aday gösterilmesine 'sağlık olsun, kader, kısmet' dedik ve genel merkezimize saygı duyduk. Aksini yapmak gibi bir eylemimiz olabilir miydi? Olabilirdi.
Ama bizim siyasi terbiyemiz buna müsaade etmez. Küstük mü? Küsmedik ve o günden bu güne kadar sayın başbakanımızın emrinde ne görev olduysa yaptık. Kaldı ki, partimizde küsmenin özeti 'tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış' gibi olur. AK Parti dünyanın en büyük organizasyonlarından biri. Hatta dünyanın teşkilatlanma için ders almaya bile hazır olduğu devasa bir partidir. Partimize küsenlerin durumları ortada. Eğer küsmüş olsaydım, bende şu an teşkilatın dışında olurdum herhalde.
Neyse sorduğun soru bu değildi, dağıtmadan devam edeyim. Benim tape dedikleri telefon görüşmesinde ismi geçen şahısla görüşmem oldu. Ancak, benim orada ismi geçen şahsa ifade ettiğim cümlenin sağını ve solunu keserseniz size duymak istediğiniz cümle kalır. Ya da duyurmak istediğiniz cümle.
Bakın Nedim Bey, ben 2001 yılından beri bu partinin neferiyim, partimin emrindeyim. Kaldı ki eşim de yıllardır partimizin genel merkez kadın kollarında MKYK üyesi ve gitmediği doğu ili kalmamıştır görevli olarak.
Soruyorum bazen eşime, "Yoruluyor musun?" diye. Eşimden aldığım cevap net, "başbakanımız bırak il il gezmeyi, ülke ülke geziyor. Bizim yorulmaktan bahsetmek gibi bir şey söylemeye hakkımız yok" diyor. Tabi bu durum beni mutlu ediyor. Aynı davaya gönül veriyor olmamız, ailecek bizim için büyük bir nimet."
"Şimdi size soruyorum, böyle bir aile var karşınızda, o cümleyi kurmasını nasıl düşünürsünüz" diyor?
Ben de, "Kesme demiştiniz" diyorum. (Gülüyor) "Devam edebilirsiniz buyurun" diye ekliyorum.
Sonuç olarak bu günlerde tape-mape konusu ısıtılıp gündeme getirilir, hiç problem değil. Beni teşkilatlarımızda çok iyi biliyor, Adanalı da. Rahatım ben ama şunu bilin ki, bu konuda, az önce söylediğim gibi hiç açıklama gereği duymadım. Ama siz sorunca cevap vereyim dedim. Şu anda bile devasa bir projenin toplantısını yapıyoruz. 30’un üstünde projem var. Kısmet olur, başkan olursam bu kente dünya tanıyacak projelerimizi.
Uyguladığımızda Adana’na tanınmayacak hale gelecek ve yaşanabilir bir kent olacak. 30 yıllık geriye götürülen Adanamız ileriye gidecek inşallah. Umutluyum ve bundan dolayı da mutluyum. Ha, oldu ya olamadık, kısmet meselesi bu, hiç problem değil. Başkan olan arkadaşa veririm projelerimi o uygulamak isterse uygular.
Nedim Bey size bir şey söyleyeyim mi? Adana’ya yapılması gerekenleri düşündükçe bunca yıl yapılamamasına bir yandan hayıflanırken bir yandan da yapılacakların heyecanı ile uykularımı kaybettim. Bu kadar Adana sevdası var içimde anlayın işte.
Bu arada çok uzadı ben toplantıya döneyim izninizle perşembe günü A. Adaylığımı açıklayacağım sizi de beklerim mutlaka" dedi.
- "Tamam, müsait olursam mutlaka geleceğim. Gelemezsem de bağışlayın şimdiden. Çıktığınız yol hayırlı olsun" dedim.
- "Estağfurullah varlığınız yeter" dedi. Kolaylıklar dileyerek telefonlarımızı kapattık.
Ben bir şey eklemeyeceğim görüşmenin sonuna. Okuyucularım olarak sizler yorumunuzu yaparsınız iç dünyanızda.
Son cümle, "Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, işitenin yararlandığı sözdür."
kaçak iddaa - https://betsbum.com/ - illegal bahis - güvenilir bahis siteleri - deneme bonusu veren siteler -
Orhan ERGEZER
‘Yapay Zeka’ artık hacker mı yetiştiriyor, yoksa devletlerin bilgi tekelini mi yıkıyor?
Ali DENİZ
Öyle bir dönemdeyiz ki ; İki yüzlüler sahte gülüşleriyle hayatımızın ortasında.
Nedim BAYAR
Davet Kültürü Gerçek Dostluğun En Önemi Göstergesidir
Buket ÇOKAN
Sürpriz Haberler, Yeni Kararlar ve Hayatın Rotasını Değiştiren Gelişmeler
Neslihan KOZ
Talihsiz Adanam
İsmail GÖKTÜRK
Biz Ne Güzel Çocuklardık
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
Özlem ERDOĞAN
Kronos