FETÖ'cü sözde medya mensupları gizlilik ve takiye yöntemlerini kullanarak Türkiye'nin bir çok bölgesinde olduğu gibi Adana'da da kendilerini gizlemeye devam ediyor.
Örgüt üyeleri, farklı kimlikler altında faaliyet göstererek örgütün çıkarlarını korumaya çalışıyor, bu gözlerden kaçmıyor.
FETÖ, medya organlarını kullanarak dün güçlü oldukları yönünde manipülasyon ve propaganda yaptılar, bugün de mağduru oynuyorlar. Bu sayede kamuoyunu yönlendirmeye ve kendi ideolojilerini yaymaya çalışıyorlar.
FETÖ’nün medya içindeki gizli üyeleri, farklı kimlikler altında çalışarak örgütün çıkarlarını dün olduğu gibi bugün de korumaya çalışıyor. Bu kişiler, örgütün manipülasyon ve propaganda faaliyetlerinde aktif rol almaya devam ediyor.
Örgüt, medya içinde takiye yaparak ve farklı kimlikler kullanarak kendini gizlemeye devam ediyor. Bu yöntemlerle, medya içinde kontrolü sağlamaya, kamuoyunda da 'hala güçlüyüz' algısını sürdürmeye devam ediyorlar.
FETÖ’nün medya içindeki yapılanması ve bu yapılanmaya karşı yürütülen mücadele, örgütün ne kadar geniş bir alanda faaliyet gösterdiğini ve bu faaliyetlere karşı ne kadar kararlı bir mücadele yürütüldüğünü göstermektedir.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra, medya içinde FETÖ bağlantılı birçok kişi deşifre edildi. Bu kişiler hakkında yasal işlemler başlatıldı. Bir çokları Fetö ile bağlantıları olmadığı halde, gezi ve etkinliklerine katıldıkları ya da ilan ve reklam münasebeti kurdukları için ceza aldılar.
Bunların yargı süreci sonunda gazeteleri kapatıldı, herhangi bir isim altında yayıncılık faaliyetine de izin verilmedi.
Bugünlerde bu durumun özel bir istisnası yaşanıyor (?)
Fetö'nün yıllarca esnaf yapılandırmasını yöneten, 15 Temmuz sonrası da yargılanıp ceza alan Melek girmez esnafı 'sözde gazeteci', aynı soyadlı bir yakınının üzerine haber sitesi açıyor. Bu siteyi sorunsuz şekilde devam ettiriyor. Gerektiği yerde algı oluşturuyor. Kamu kuruluşlarına davet ediliyor, basın toplantılarına çağrılıyor..
Çobansız köy bulmuşlar.. Soran yok! Dur diyen yok!
Sırf ilan aldı diye kapısına kilit vurulan onca mağdur gazeteci varken, Tescilli Fetöcüye gösterilen çifte standartlı muamele çileden çıkarıyor.
FETÖ'cü medya mensupları gizlilik ve takiye yöntemlerini kullanarak Türkiye'nin bir çok bölgesinde olduğu gibi Adana'da da kendilerini gizlemeye devam ediyorlar.
Örgüt üyeleri, farklı kimlikler altında faaliyet göstererek örgütün çıkarlarını korumaya çalışıyor, bu gözlerden kaçmıyor.
FETÖ, medya organlarını kullanarak dün güçlü oldukları yönünde manipülasyon ve propaganda yaptılar, bugün de mağduru oynuyorlar. Bu sayede kamuoyunu yönlendirmeye ve kendi ideolojilerini yaymaya çalışıyorlar.
FETÖ’nün medya içindeki gizli üyeleri, farklı kimlikler altında çalışarak örgütün çıkarlarını dün olduğu gibi bugün de korumaya çalışıyor. Bu kişiler, örgütün manipülasyon ve propaganda faaliyetlerinde aktif rol almaya devam ediyor.
Örgüt, medya içinde takiye yaparak ve farklı kimlikler kullanarak kendini gizlemeye devam ediyor. Bu yöntemlerle, medya içinde kontrolü sağlamaya, kamuoyunda da 'hala güçlüyüz' algısını sürdürmeye devam ediyorlar.
FETÖ’nün medya içindeki yapılanması ve bu yapılanmaya karşı yürütülen mücadele, örgütün ne kadar geniş bir alanda faaliyet gösterdiğini ve bu faaliyetlere karşı ne kadar kararlı bir mücadele yürütüldüğünü göstermektedir.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra, medya içinde FETÖ bağlantılı birçok kişi deşifre edildi. Bu kişiler hakkında yasal işlemler başlatıldı. Bir çokları Fetö ile bağlantıları olmadığı halde, gezi ve etkinliklerine katıldıkları ya da ilan ve reklam münasebeti kurdukları için ceza aldılar.
Bunların yargı süreci sonunda gazeteleri kapatıldı, herhangi bir isim altında yayıncılık faaliyetine de izin verilmedi.
Bugünlerde bu durumun çok özel bir istisnası yaşanıyor..
Fetö'nün yıllarca esnaf yapılandırmasını yöneten, 15 Temmuz sonrası da yargılanıp ceza alan 'Melekgirmez esnafı', 'sözde gazeteci', aynı soyadlı bir yakınının üzerine haber sitesi açıyor. Bu siteyi sorunsuz şekilde devam ettiriyor. Gerektiği yerde algı oluşturuyor. Kamu kuruluşlarına davet ediliyor, basın toplantılarına çağrılıyor..
Soran yok! Dur diyen yok!
Oldu olacak, 'bir kısım' muhtemel fetöcü bürokratların yönlendirdiği; 'torpilin havalarda uçuştuğu' kamu protokol listelerine de ekleyin, şenlik tam olsun.
Tamer ÇEVİK
Kirli Siyaset
Ali DENİZ
İnancın ödülünü beklemelisin
ŞİKAYETİNİ BANA ANLAT
Mahallede Sürekli Lağım Kokusu Sağlık Sorunu Yaratıyor
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
15 Mayıs 1919’da İzmir işgaline direnenlere selam olsun...
Orhan ERGEZER
Gübre Krizi Kapıda mı?
Sultan ÇAPAR
Bir Mektup: İçimde Kalan Tüm Teşekkürler
Ülkü REYHANİOĞLU
Uluslararası İşbirliği Kalkınma Vakfı (UİKV)
İsmail GÖKTÜRK
Cennetin Çocukları Gibiydik
Bilenle Bilmeyen Bir Olur mu - Ceylan CENGİZ
Kamu Görevlisinin Özel Hayatı İzlenebilir mi, Sahi kimdir bu adamlar
Azmi ERTAN
Mustafa Tuncel'i Bir de Benden Dinleyin