Sevim AĞAMULLA Yazdı
Kiminin derdi ekmek, kiminin pırlantası küçük, kiminin derdi makam.. kimininse adalet. Ülke ekonomik, sosyal, toplumsal, siyasal, hukuksal sıkıntılarla uğraşırken, kimisinin 2,5 yıldır dört gözle beklediği makam derdi ülkeyi gerdi, geldi gündeme oturdu.
*
Kılıçdaroğlu dönemi boyunca partiyi Atatürk ilkelerinden 1930'ların Chp'si değiliz deyip uzaklaştırdığı halde, Barrack'ın, küresel güçlerin istemediği ulusalcıları, Atatürk'çüleri her fırsatta tasfiye ettiği halde, her seçimden önce kasıtlı, kasıtsız gaflar, hata, yanlışlar (Eklemettin) yaparak 13 yenilgiye imza attığı halde.. her seçim sonu ağlayarak eve dönen cefakar partili maddi, manevi yine ve yine ne istediyse vermiştir. Son başkanlık seçiminde yenileceğini bile, bile aday olma isteği, ısrarı, küçük partilere 40'a yakın vekil bağşetmesi ve sonucu yeni bir yenilgisi artık siyasi, hukuki, ekonomik yükü ağırlaşan ülke şartlarıyla, yenilgilerini yıllarca sırtında taşıyan partiliyi, tabanı değişim rüzgarına sürükledi.
*
Chp'de tabanın değişim rüzgarıyla kurultayda seçilmiş genel başkan Özgür Özel'in başına gelen, yerel seçimde Chp'yi 1. parti yapmasının ardından heralde pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. Bir çok belediye başkanının görevden alınması, gözaltı kararları, kiminin iktidar partisine geçişi, o mahkemeden bu mahkemeye, o mitingden öbür mitinge Özel ve kadrosunun koşturmaları, partiyi 1. parti yapmaları, sergiledikleri efor gerçekten tabanda büyük takdir aldı. Hatalar yokmuydu elbette, ama bir önceki 13 yenilgili sabık genel başkan dönemine göre kadı kızında olacak kadar.
*
Tabanın baskısı ile 14 yıllık bol yenilgili bir dönem değişim rüzgarıyla, yerini 2 turlu kurultayda genel başkan Özgür Özel'e bıraktığında, Özel'i tebrik bile etmeden salonu terk edip hançerlendim deyip o gün, bugün partinin, ülkenin badireli dönemlerinde hiç ses vermeyen Kılıçdaroğlu 2.5 yıl sonra sonunda piyasaya çıktı.
* Çıktı ama ne çıkış?
Partilinin onca vefa, cefasına karşı 13 yenilgisine rağmen, parti içi yenilgiyi kabullenmeyip hançer diye, diye kurultay sonrası itiraz başvurusu yapmadığı halde, mahkemeye şaibe yoktur demeyip sessiz bekledi ve butlancı kimliğiyle gelip Chp'ye bombayı bıraktı.
Ve sahne.. Chp'nin aylardır umacı gibi korkutulduğu, Kılıçdaroğlu'nun dört gözle beklediği, hukukçuların aralarında ters düştüğü mutlak butlan kararı geldi çattı. 21 mayısta çıkan kararın ardından butlancılar genel merkezin tahliyesi için iki kez dilekçe üstüne dilekçe vererek.. 24 mayıs'ta polis gazları, partililerin öksürükleri, kapı, pencere kırılmaları ile arbede eşliğinde girip koltuğa oturdular.
*
Ne zaman? 19 Mayıs Atatürk'ü anma Gençlik ve Spor Bayramı'ndan iki gün sonra 21 mayıs mutlak butlan kararı, beş gün sonra 24 mayıs'ta, bayram arifesi butlancıların genel merkeze tarihe kara harflerle geçecek olan işgalci, rövanş ruhiyetindeki girişi..
*
Atatürk diyor ki! "Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur."
*
Butlan Kılıçdaroğlu ne yaptı?.
İki kez dilekçe verip genel merkezin tahliyesini istedi. İcra memurları ve polislerle birlikte genel merkeze girdi. Bayram arifesi olanlardan partili ağlarken çikolatayla kutlama yapıldı.
Partinin avukatını, YSK üyesini görevden aldı. Tazminatsız sms le partinin onlarca emekçisini işten çıkardı.. İktidara yakın medyaya açıklamalar ve Özgür Özel'in halkla yaptığı ayrı bayramlaşma mitingini engellemeye çalıştı.
*
Bayramlaşma dedi, ancak toplayabildiği kalabalıkta bayramlık ağzını açtı.. Ne dedi?
Chp'ye yeni geliyor gibi, 14 yıl başkanlık etmemiş gibi, fetö ajanlarından, artıklarından, ahlaksızlığa, hırsızlığa kadar bir dizi suçlama saydırarak, sizi arındıracağım dedi.
Hain diyenlerin partiyle ilişkisini keseceğim dedi.
Özgür Özel'in grup toplantısını engellemeye çalıştı.
* Satılık haram araçlar diye araç sergilediler, sergiledikleri araçların Kılıçdaroğlu zamanında 2022 yılında alınıp 1.5 yıl kendinin kullandığı ortaya çıktı.
Butlanın Çağdaş Yaşam Derneği'ne bağışlama isteği bile dernek tarafından kabul edilmedi.
* Birde broşür bastırarak kendi kendine kahraman ilanı yazdırdı.. hangi cephede bilinmiyor.
Ne biz bu kahramanlığın farkındayız.. ne de parti, ülke farkında.
*
Bir şeyi yapmadı.. bu süreçte iktidara bir çift laf söylemedi.
Chp Genel Başkanlık koltuğuna (butlan) oturmadan önce; "İktidara yürüyoruz" açıklaması yaptı, bayramlaşmada 32 dakika iktidara tek laf etmeden, sadece Özgür Özel'e, parti camiasına, töhmet altında bırakarak, suçlamalarla partinin altını oyarak nasıl iktidar olacaksa?
*
Diyorlar ki birlik, birlik bunun neresinde?..
Butlan başkan ve yanındakiler tarihe kara harflerle geçecek olan o günü polis gazı, kapı, pencere kırılmalarıyla, partililerimizi gaza boğarak, yerlerde öksürterek, ağlatarak dönüşünü.. yetmeyip o ağır suçlamalarını partilinin, tabanın hafızasından nasıl silebilecek acaba?
Umarız olmaz ama ayrışma olursa vebali butlancıların koltuk muhterislerinin olacak ve bunun altında kalacaklardır. Bile isteye bu ayrışmaya ilk kurşunu atmışlardır.
*
Attı ama.. karavana
Butlan seçilmiş genel başkan Özgür Özel'den yana safların sıklaşmasına, tabanı birleşmeye ve partilinin hafızasında mıh gibi ihanet olarak yer almasına yol açtı.
Zira hissedilen bu ülkenin kurucusu Atatürk'ün kurduğu partisine kapısını kırarak, dökerek giren asla dost olamazdı.
*
Butlanın kongreye gitmesini beklemeyin, gitmeyecek en az seçim oluncaya kadar. Bu kadar rezilliği, eleştiriyi göze alma motivasyonunu bir, kaç ay orda oturmak mı sanıyorsunuz?
Ne diyor butlan başkan?.. kurultaya götürme yetkim yok.
*
Tosun Paşa filminde (ünlü replik).. Şener Şen ( Lütfü) Kemal Sunal (Şaban)'a....
"Paşa dediğin sert bakışlı, dik, mağrur, yiğit, atılgandır, gözleri ateş saçar!" der. Şaban ise hepimizin bildiği o efsane cevabı yapıştırır: "Lütfü Bey, ben hepsini yapıyorum da, bir tek gözlerimden ateş çıkartamıyorum. O nasıl oluyor acaba?"
*
Butlan parti avukatını görevden alıyor, YSK'dan parti üyesini çekiyor, parti çalışanlarını işten çıkarıyor, MYK belirliyor, PM toplantısı yapabiliyor, cumhur başkanı adayını belirliyebiliyor, hesap sorabiliyor, belediyelerin denetimi için talimat verebiliyor, arındırabiliyor, genel merkezde oturabiliyor ama.. bir tek kurultaya götüremiyor, demek ki.
*
Butlanın yapamadığı en büyük görevsizlik.
Aslında.. 'Millete, partiliye ışık saçamıyor' nedense artık?.
*
Chp'yi bir binadan ibaret görenler yanılıyorlar. Chp her yerdedir bir bahçede, bir başakda, bir çocuğun masum gülüşünde, bir milletin doğuşunda, bir ruhtur..
Haydi diyen gitti eyvallah.

































