Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 17 Ekim 2025 tarihli oturumunda, Sarıçam ilçesi Karaömerli Mahallesi’nde bulunan 30 dönümlük tarım arazisinin imar planı değiştirildi.
Bir grup doktorun sahibi olduğu tarlanın, tarım arazisi olmasının yanı sıra SİT özelliği taşıdığı belirtilmesine rağmen, CHP’li Meclis Üyelerinin oylarıyla 'konut alanı'na dönüştürülmesine karar verildi.
Karar, şehirde imar politikaları ve tarım arazilerinin korunması konusunda yeni tartışmalara yol açtı.
Çevre ve şehircilik uzmanları, tarım alanlarının daralmasının üretim kapasitesine zarar verebileceğini, ayrıca SİT statüsündeki bölgelerin yapılaşmaya açılmasının kültürel miras açısından riskler doğurabileceğini ifade ediyor.
Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde alınan karar, yalnızca bir imar değişikliği değil; aynı zamanda kentin geleceğine dair bir tercih olarak öne çıkıyor.
Karaömerli Mahallesi’ndeki 30 dönümlük tarım arazisinin konut alanına dönüştürülmesi, CHP’li üyelerin oylarıyla kabul edildi. Ancak bu karar, tarımın korunması ve kültürel mirasın yaşatılması ile kentleşme baskısı arasındaki gerilimi bir kez daha gündeme taşıdı.
Uzmanlara göre, tarım arazilerinin konut alanına çevrilmesi, kısa vadede barınma ihtiyacına çözüm gibi görünse de uzun vadede üretim kapasitesini azaltabilir. Üstelik söz konusu arazinin SİT özelliği taşıdığı belirtiliyor; bu da kararın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve çevresel boyutları olduğunu gösteriyor.
Bu noktada sorulması gereken soru şu: Kentleşme baskısı altında, Adana gibi tarım potansiyeli yüksek bir şehir, geleceğini betonlaşmaya mı yoksa üretime mi emanet edecek? Meclis kararı, bu tartışmanın fitilini ateşlemiş durumda.































