Nedim BAYAR Yazdı
Okul müdürlerini yalnızca okulun idari işlerini yürüten yöneticiler olarak görmek, onların eğitim camiasındaki gerçek rolünü eksik değerlendirmek olur.
Çünkü bir okul müdürü, sadece evrak takip eden, kuralları uygulayan veya kurumun işleyişini denetleyen kişi değildir. O, okulun kalbi, öğrencilerin rehberi, öğretmenlerin destekçisi ve personelin güvencesidir.
Bir okul müdürüne yakışan; makam odasının kapılarını değil, gönlünün kapılarını açık tutmaktır. Öğretmenlerin emeklerini ve personelin fedakârlıklarını görebilmektir. Başarılı bir müdür, okulun her bireyine eşit mesafede duran, hiç kimseyi ayırmadan kucaklayan ve herkesin sorununa çözüm arayan kişidir.
Okul müdürlüğü yalnızca bir görev değil, aynı zamanda bir gönül işidir. Nasıl ki bir baba ailesinin her ferdine sevgiyle yaklaşır, onların mutluluğu için çaba gösterirse, okul müdürü de öğrencisinden hizmetlisine, öğretmeninden memuruna kadar okulun tüm fertlerine aynı samimiyet ve şefkatle yaklaşmalıdır. Öğrencilerin başarılarıyla gururlanmalı, başarısızlıklarında onları yeniden ayağa kaldıracak desteği sunmalıdır. Öğretmenlerin yanında durmalı, onların mesleki gelişimlerine katkı sağlamalı ve motivasyonlarını artırmalıdır. Aynı şekilde okulun diğer çalışanlarının da emeğini takdir ederek kendilerini değerli hissettirmelidir.
Babacan bir okul müdürü, sadece talimat veren değil; dinleyen, anlayan ve yol gösteren kişidir. Adaletiyle güven veren, merhametiyle gönüllerde yer edinen, tecrübesiyle örnek olan yöneticidir. Böyle müdürler okulların sadece başarı oranlarını yükseltmez, aynı zamanda sevgi, saygı ve dayanışma kültürünün gelişmesine de öncülük eder.
Çünkü eğitim kurumlarının gerçek başarısı; güçlü binalar, modern sınıflar ya da yüksek sınav sonuçlarından önce, kendisini büyük bir ailenin parçası olarak hisseden mutlu bireylerle mümkündür. Bu aile ortamını oluşturan en önemli kişilerden biri de kuşkusuz babacan, adil ve kucaklayıcı okul müdürleridir. Onlar, yalnızca bir okulun yöneticisi değil, yüzlerce öğrencinin hayatına dokunan, geleceğe yön veren eğitim neferleridir.
Bir okul müdürüne yakışan en önemli özelliklerden biri de farklılıkları zenginlik olarak görebilmektir. Özellikle engelli bireylere karşı sevgi dolu, anlayışlı ve ön yargılardan uzak bir yaklaşım sergilemelidir.
Çünkü eğitim, hiç kimsenin dışlanmadığı ve herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu bir ortamda anlam kazanır.
Babacan bir okul müdürü, engelli öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin ve personelin ihtiyaçlarını hassasiyetle gözetir; onların karşılaştıkları zorlukları anlamaya çalışır ve çözüm üretmek için çaba gösterir. Hiçbir bireyin fiziksel durumu, özel gereksinimi veya farklılığı nedeniyle ötekileştirilmesine izin vermez. Tam aksine, sevgi, saygı ve empati kültürünü okulun her köşesine yayarak herkese kendisini değerli ve ait hissettiren bir eğitim iklimi oluşturur.
Böylesi erdemlerle donanan okul müdürlerinin önünde saygı ile eğilinir.
Kıssadan Hisse..
































