Seyahat etmeyi sevince seyahat sırasında başımıza gelen yaşanmış komik anılar da oluyor tabi ki.
2017 yılıydı sanırım Karadeniz gezisine bir tur firması ile katılmaya karar verdim.
Gezi boyunca turdaki herkes yöresel ürünleri aldık. Otobüs resmen aldıklarımızla ve valizlerimizle doldu taştı. Gezinin sonlarına doğru bütçem dahilinde Karadenizden bal alayım istedim. Gezi boyunca rehberimiz yalnızca Karadenizde bulabileceğimiz 'delibal' dan bahsetti.
Arıların Karadenizde olan bir ağacın 'arılar orman gülü ağacının çiçeklerinin nektarından yapıyorlarmış' çiçeklerinden üretildiğini ancak bir çay kaşığı yiyebileceğimizi fazlası yenirse bilinç bulanıklığı, baş dönmesi yapacağını hatta tıpta septik şok denilen ve ölümle sonuçlanan bir durum oluşabileceğini söyledi. Bende aşırı merak uyandırdı tabi.
Nihayet, Trabzonda bir yerde mola verdik. Rehberimiz buradan 'delibal' alabileceğimizi söyledi.
Yörede yetiştirilen çam, kestane balı ve bir de küçük bir kavanozda 'delibal'ı ağaçların arasına kurdukları derme çatma bir standda, bizim gibi başka illerden gelen turistlere tattırarak satıyorlar. Fiyatı diğer ballara nazaran oldukça pahalı. Bir çay kaşığı korka korka tattım. Gezinin sonuna geldiğimiz için de bütçem kısıtlı. Bütçeyi de biraz zorlayarak küçük bir kavanoz aldım.
Gezi bitti eve döndüm. Aldıklarımı masanın üzerine yaydım. Oğlum aldıklarıma merakla bakıp incelerken küçük kavanozdaki balı aldı eline . "O delibal! Sadece bir çay kaşığı yeniyormuş fazlası ölüme bile yol açıyormuş" dedim. Oğlum pek inanmadı bir yemek kaşığı yedi. Bu sırada ben endişe ve telaş ile bağırıyorum; "fazla yeme, ölürsün.."
Oğlum baldan anlar. Balı kaşık ile tuttu yukarı kaldırıp akıttı ve "Anne bu ne deli balı? Bal bile değil bu şekerli su" dedi. Kandırılmıştım, dolandırılmıştım.
Fazla yememesi için gösterdiğim teleşa kahkahalarla güldük.
Özellikle yurt içi gezilerinde turist olduğunuzu anladıkları zaman nerede bayatlamış, günü geçmiş bir ürün varsa onu satmaya çalışıyorlar.
Çünkü geri dönüp hak iddia edemiyorsunuz. Gezilerde başıma gelen böyle kandırılma hikayelerim var birkaç tane.. Ama en trajikomik olanı bu bence.
Seyahat ettiğinizde anlatacak çok şey birikiyor. Yeni seyahat anılarında görüşmek üzere.
Sağlıcakla kalın.
Özlem ERDOĞAN
Delibal
Ali DENİZ
İnsanlara Neler Oluyor ??
Esma TURANBAYBURT
Öz Denetim Nedir?
Sultan YAŞAT
“Cinlerin Düğünü” Toronto Film Festivali’nde: Korku mu, Aile Trajedisi mi?
Sevim AĞAMULLA
(Ba'de harâbi'l-Basra)
Orhan ERGEZER
Harran’daki KPSS Olayı
İsmail GÖKTÜRK
İkbalden zillete Adana..
Ülkü REYHANİOĞLU
Kendine geç kalmadan