Pencerenin ardındaki havaya baktığımda, Forks’ta her zamanki gibi gri ve soğuk bir günün hâkim olduğunu gördüm. Ama bugün diğerlerinden farklıydı.
Sanki öğrenmemem gereken bir gerçeğe fazlasıyla yakındım. Bu düşünce beni korkutmak yerine, garip bir şekilde daha da meraklandırıyordu.
Dün gece kasabanın dışında yaşanan cinayeti düşündüm. Herkes bunun bir hayvan saldırısı olduğunu söylüyordu ama içimde bir yerlerde, başka bir şeylerin döndüğünü hissedebiliyordum.
Daha önceki cinayetlerin de aynı şekilde açıklanmış olması dikkatimi çekmişti.
Üstelik çevremde anlatılan o fantastik hikâyeler... Hepsi beni bu konunun peşinden gitmeye teşvik ediyordu.
Peki… gerçekten ne olduklarını öğrenmek istiyor muyum?
Okurken hissettiğiniz duyguların tanıdık geldiğini tahmin edebiliyorum. Çünkü 2008 yılında beyaz perdede izleyiciyle buluşan Twilight (Alacakaranlık) filminden bahsediyorum.
Hoa Hoa Hoa Season
Peki ya şu meşhur “Hoa Hoa Hoa Season” neyin nesi? Twilight’la nasıl bağdaştı?
Son zamanlarda, popüler kültürün etkisiyle birlikte daha sık karşımıza çıkan bu tabir, bize “Twilight mevsiminin” geldiğini söylüyor. İsmini, Twilight film serisinin unutulmaz parçalarından biri olan "Eyes on Fire" şarkısının girişindeki "hoa hoa" şeklindeki vokalden alıyor. Bu kısa melodi, sonbaharın o puslu, hüzünlü ruhunu; filmin melankolik, bulutlu atmosferini ve duygusal tonunu çağrıştırıyor.
Kısacası, “Hoa Hoa Hoa” sadece bir melodi değil; Twilight’ın ruhunu ve izleyicide bıraktığı o benzersiz duyguları temsil ediyor.
Robert Pattinson’ın Yorumuyla “Let Me Sign”
Twilight serisinin ilk filminde yer alan “Let Me Sign” adlı şarkıyı, Edward karakterine hayat veren Robert Pattinson seslendiriyor. Üstelik bu şarkı, filmin en etkileyici sahnelerinden birinde arka planda çalıyor. Belki sahnenin yoğun duygusallığından, şarkı ilk izleyişte kulağa tanıdık gelmemiş olabilir.
Açıkçası, bu bilgiyi ben de yeni öğrendim ve hemen sizlerle paylaşmak istedim. Şarkı, Bella’nın bale salonunda James tarafından yaralandığı ve bilincini yitirmeye başladığı sahnede çalıyor. Edward’ın içsel çatışmasını, çaresizliğini ve Bella’ya duyduğu derin sevgiyi tam da o anda, bu parçanın dokunaklı melodisiyle hissediyoruz.
Merak edenler filmin 1:41:47 dakikasına hemen göz atabilir... ya da hazır sonbahar mevsimi gelmişken, neden baştan başlamayasınız?
Twilight’ın Görsel Dili
Serinin ilk filmi Twilight, izleyiciyi hemen içine çeken soğuk, mavi ve gri tonlarla örülü bir görsel dünyaya sahip.
Forks’un kapalı, bulutlu ve melankolik havası yalnızca kasabanın atmosferini değil, aynı zamanda karakterlerin ruh hâlini de yansıtıyor.
Vampirlerin teninin soğukluğu, Bella’nın içe dönük ve mesafeli yapısı, Edward ve ailesinin gizemi...
Tüm bu unsurlar, kullanılan renk paletiyle destekleniyor. Bu kasvetli tonlar sayesinde film, görsel olarak da duygusal olarak da akıcı bir şekilde ilerliyor.
Serinin ikinci filmi New Moon’da ise renk tonu belirgin şekilde değişmeye başlıyor.
Bella ve Edward’ın ayrılığı, ardından gelen içsel kırılma süreci ve Jacob’ın giderek hikâyede daha çok yer almasıyla birlikte, sahnelerde daha sıcak, toprak tonları kullanılmaya başlanıyor. Özellikle Jacob’ın sahnelerinde tercih edilen kahverengi, sarı ve turuncu tonlar; yalnızca doğallığı ve samimiyeti değil, aynı zamanda kurtların sıcak beden sıcaklığına da gönderme yapıyor.
Twilight evreninde renkler asla anlamsız değil. Her filmdeki görsel atmosfer, karakterlerin ruh hâlini, iç dünyasını ve geçirdikleri dönüşümleri yansıtıyor. Serinin diğer filmlerinde de bu görsel dil; hikâye ve renk paletinin eş zamanlı uyumuyla izleyiciye değişimi sezdiriyor.
Küçük Bir Not
O zaman hadi... Sıcacık battaniyemizi alalım, bir elimizde elmalı turta, diğerinde bitki çayı… Bu puslu sezona en yakışan ritüelle başlayalım.
Ve unutmayın, her pazar başka bir "comfort movie" ile burada buluşuyoruz.
Orhan ERGEZER
Gübre Krizi Kapıda mı?
Sultan ÇAPAR
Bir Mektup: İçimde Kalan Tüm Teşekkürler
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
Ermeni İftiraları
ŞİKAYETİNİ BANA ANLAT
Lider Koleji Hakkındaki Şikayetler
Ülkü REYHANİOĞLU
Uluslararası İşbirliği Kalkınma Vakfı (UİKV)
İsmail GÖKTÜRK
Cennetin Çocukları Gibiydik
Bilenle Bilmeyen Bir Olur mu - Ceylan CENGİZ
Kamu Görevlisinin Özel Hayatı İzlenebilir mi, Sahi kimdir bu adamlar
Tamer ÇEVİK
Yaş Ayrımcılığı
Ali DENİZ
Anılarınla Barışırsan Özgürleşirsin
Azmi ERTAN
Mustafa Tuncel'i Bir de Benden Dinleyin