DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Sultan YAŞAT
Sultan YAŞAT

Hora do Recreio: Irkçılık ve Eşitsizlik Üzerine Bir Belgesel Film

Sevgili okur, izlediğimde ruhuma dokunan, sinema salonunda gözyaşlarıma hâkim olmaya çalıştığım ve yaşananların yalnızca bir senaryodan ibaret olmasını dilediğim o gerçek hikâyeler…

Kadına yönelik şiddet, ırkçılık, aile içi ve psikolojik şiddet... Ne yazık ki bunlar sadece geçmişte kalmış hikâyeler değil; hâlâ yaşanan, hâlâ can yakan gerçekler. Görmezden geldiklerimiz, zamanla unuttuklarımız ya da gündemin içinde kaybolan acılar, bir başkasının hayatında tüm ağırlığıyla var olmaya devam ediyor. Çünkü bazı insanlar için unutulanlar, hâlâ her gün yeniden yaşanan bir gerçeğin parçası oluyor.

Bugün, 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde izlediğim, orijinal adı Hora do Recreio olan belgesel filmden bahsedeceğim. Filmin yönetmenliğini Lúcia Murat, hikâyeyi derinleştiren müziklerini ise Bernardo Uzeda üstleniyor. Filmde Brenda Viveiros, Luciana Bezerra ve Leandra Miranda yer alıyor. Yapım, 75. Berlin Uluslararası Film Festivali’nin Generation 14plus bölümünde gösterildi ve 15 Şubat 2025’te dünya prömiyerini gerçekleştirdi.

Belgesel film, ırkçılığı konu alırken yer yer kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddete de değiniyor. Özellikle okulda geçen sahnelerde, çocukların kendi hayatlarını ve annelerinin yaşadıklarını anlatmaları, benim için en çok etkilendiğim bölümlerden biriydi. Kimi annesine yönelik tecavüzü, kimi babasının uyguladığı şiddeti, kimi sokakta maruz kaldığı saldırıları, kimi akran zorbalığını, kimi ise bağımlılıkla ilgili hikâyelerini paylaşıyordu.

Başka bir sahnede gençler, gözlerindeki korkuyu ve bedenlerindeki endişeyi drama yoluyla izleyiciye aktarıyordu. Kameranın gözlere yakın plan yapması, hissettikleri duyguyu sahneye çok daha yoğun bir şekilde taşıyordu. Özellikle “görmedim, duymadım, bilmiyorum” jesti, anlatılmak istenen hikâyeyi tamamen vurguluyordu.

Belgesel filmi izlerken göze çarpan en büyük detaylardan biri, yönetmen Lúcia Murat’ın sınıf içinde kameraları ve seti görünür kılması, öğrencilerle yapılan konuşmaların çekim süreciyle birlikte sunulması ve okullardan izin alma sürecini de filme dahil etmesiydi. Bu yaklaşım, filmin yansıtıcı (reflexive) belgesel anlayışını belirgin bir şekilde hissettiriyordu.

Filmin son sahnelerinde tiyatro yapan gençler ve aralarındaki sohbet, üstlenecekleri roller üzerine yaptıkları samimi tartışmalar, aralarındaki güçlü iletişimi ortaya koyuyordu. Sahneleyecekleri oyun, 20. yüzyılda yayımlanan Brezilyalı siyahi yazar Lima Barreto’ya ait Clara dos Anjos adlı esere dayanıyordu. Oyunda öne çıkan şiddet, ırkçılık ve kadınlara yönelik eşitsizlik temaları ise belgeselin genel anlatısıyla güçlü bir biçimde örtüşüyordu.

Gösterimin ardından gerçekleştirilen söyleşide yönetmen Lúcia Murat seyirciyle bir araya gelerek hem film hakkında konuştu hem de soruları yanıtladı. Özellikle kendi ülkesi bağlamında, kadınlara yönelik sorunlarda değişen en önemli şeylerden birinin gençlerin daha dirençli olması olduğunu söyledi. Filmde de görüldüğü üzere, sesini çıkaran ve konuşan kişilerin çoğunlukla kadınlar olduğunu belirtti. Hatta bir sahnede kameramanlara “Erkeklere de söz verin” demesine rağmen erkeklerin konuşmak istemediğini ifade etti. Bu durumun, Brezilya’daki genç kadınların yaşadıkları sorunlar konusunda daha bilinçli ve farkındalığı yüksek bir nesil olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Yönetmen aynı zamanda, en büyük problemin toplumsal eşitsizlik olduğunu dile getirdi. Brezilya’nın yaklaşık 400 yıllık kölelik geçmişine sahip olduğunu, köleliğin dünyada en geç kaldırıldığı ülkelerden biri olduklarını ifade etti. Köleliğin sona ermesinin ardından özgürlüğüne kavuşan birçok insanın ellerinde hiçbir şey kalmadığını ve bunun da onları zor yaşam koşullarına sürüklediğini aktardı. Bu nedenle ülkedeki temel sorunlardan birinin hâlâ eşitsizlik olduğunu vurguladığını söyledi.

Belgesel film ve söyleşinin ardında aslında burada anlatılmak istenilen konunun açık bir dille ifade edildiğini görüyoruz.  Film hakkındaki seyirci yorumum, baştan beri verilen mesajın net olduğu yönündeydi. İzlerken sahne, müzik birbirini destekliyordu. Şehrin ruhsuzluğu, sokaklardaki solukluğun arasında yine de o siyahi gençlerin aralarında geçen gülüşleri duymak, her şeye rağmen ne kadar güçlü olduklarını gösterdi. Filmin sonuna doğru bir noktadan sonra dikkatimi toplamakta zorlandım ama olay örgüsünün merak ettirmesi izlenir kıldı.

Umuyorum ki tüm bu eşitsizlik, kadına şiddet, ırkçılık, aile içi şiddet vb. konular zamanla biter. Yeni yazılarımda görüşmek üzere, mutlu ve sevgiyle kalın.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY3477
  • 2FENERBAHÇE3474
  • 3TRABZONSPOR3469
  • 4BEŞİKTAŞ3460
  • 5RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ3457
  • 6GÖZTEPE3455
  • 7SAMSUNSPOR3451
  • 8ÇAYKUR RİZESPOR3441
  • 9TÜMOSAN KONYASPOR3440
  • 10KOCAELİSPOR3437
  • 11CORENDON ALANYASPOR3437
  • 12GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ3437
  • 13KASIMPAŞA3435
  • 14NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ3434
  • 15İKAS EYÜPSPOR3433
  • 16HESAP3432
  • 17ZECORNER KAYSERİSPOR3430
  • 18MISIRLI3430
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sizce, Türkiye'nin Dış Politikasını emanet edebileceğiniz lider hangisi olabilir
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA