Faturalar Yükselirken Sessizce Büyüyen İşsizlik 

Orhan ERGEZER

16-03-2026 17:21

Enerji fiyatları yükseldiğinde çoğu insanın aklına ilk gelen şey faturalar olur. Elektrik, doğalgaz, akaryakıt… 

Oysa meselenin asıl ağırlığı çoğu zaman faturada değil, üretim hattının derinliklerinde hissedilir. Enerji modern ekonominin sinir sistemidir. Fabrikanın makinesi, kamyonun deposu, marketin soğutucusu, hatta veri merkezlerinin uğultulu koridorları bile aynı damar üzerinden çalışır. 
O damar daraldığında sistem bir yerden bedel ödemeye başlar. Ne yazık ki o bedel çoğu zaman emek üzerinden tahsil edilir. 

Şirketlerin maliyet hesapları soğuk bir matematiğe dayanır. Enerji maliyetleri hızla arttığında şirket yönetimleri önlerine iki seçenek koyar; ya fiyatları yükseltir ya da giderleri kısar. Piyasanın daraldığı, talebin zayıfladığı dönemlerde ilk seçenek her zaman mümkün olmaz. O zaman ikinci seçenek devreye girer. Personel giderleri azaltılır. Bir başka deyişle, insanlar muhasebe tablolarında küçültülmesi gereken bir kaleme dönüşür.

Bu tablo yeni değil. 

Ekonomik tarih benzer sahnelerle doludur. 1970’lerde yaşanan ve literatüre 1973 Petrol Krizi olarak geçen büyük enerji şoku, Avrupa ekonomilerini sarsarken milyonlarca insanın işini kaybetmesine yol açmıştı. O dönemde devletler önemli bir gerçeği fark etti. Enerji krizinin yalnızca bir maliyet krizi değil; aynı zamanda bir sosyal kriz olduğunu fark etti.

Çünkü işini kaybeden bir insan yalnızca maaşını kaybetmez. Birkaç hafta içinde hayatın bütün dengesi sarsılır. Kira ödenemez hale gelir. Çocukların eğitim masrafları aksar. Banka taksitleri birikir. Aile bütçesi çöktüğünde mesele bireysel bir trajedi olmaktan çıkar, toplumsal bir gerilim üretmeye başlar. İşsizlik rakamlarının arkasında aslında görünmeyen bir psikolojik ve sosyal deprem vardır. 

Gelişmiş ülkelerin bu tür krizlere karşı geliştirdiği refleksler tam da bu nedenle ortaya çıkmıştır. Ekonomi literatüründe otomatik stabilizatörler diye adlandırılan mekanizmalar, krizin ilk dalgasında devreye girer. İşini kaybeden vatandaş için kira desteği sağlanır, çocuk yardımları artırılır, enerji faturaları sübvanse edilir, kredi ve borç ödemeleri ertelenir. Bunlar yalnızca sosyal devlet anlayışının bir tezahürü değildir; aynı zamanda ekonomik istikrarın da araçlarıdır.

Çünkü gelirini kaybeden insan tüketimi keser. Tüketim kesildiğinde piyasa daralır. Piyasa daraldığında yeni işten çıkarmalar başlar. Böylece kriz kendi kendini büyüten bir sarmala dönüşür. Ekonominin çarklarını durduran şey bazen enerji fiyatları değil, tüketim zincirinin kırılmasıdır.

Burada kritik olan unsur hızdır. Bürokrasi doğası gereği yavaş işler; ama hayat yavaş işlemiyor. Kira günü geldiğinde kapıyı çalan ev sahibini, elektrik faturası geldiğinde dağıtım şirketini, banka taksiti geldiğinde finans kurumlarını erteleyemezsiniz. İnsanların ekonomik dengesi birkaç ay içinde geri dönülmez biçimde bozulabilir. 

Bu nedenle enerji maliyetleri nedeniyle işten çıkarılan özel sektör çalışanlarına yönelik destek mekanizmalarının geciktirilmeden devreye girmesi gerekir. Kira yardımı, çocuk destekleri, enerji faturalarında geçici sübvansiyonlar ve borç ertelemeleri yalnızca sosyal adaletin değil, ekonomik aklın da gereğidir.

Devletin kriz anındaki temel görevi şirketleri kurtarmak kadar toplumu ayakta tutmaktır. Çünkü ekonominin en basit ama en çok unutulan gerçeği şudur: üretim makinelerle yapılır, fakat ekonomi insanlarla çalışır.

Bir makineyi kapatıp aylar sonra yeniden çalıştırabilirsiniz. Ama sistemin dışına itilmiş, gelirini ve umudunu kaybetmiş milyonlarca insanı yeniden ekonomik hayata döndürmek çok daha zor ve çok daha maliyetlidir. Enerji krizlerinin öğrettiği en sert derslerden biri de budur. Ekonomiyi korumak isteyen devlet, önce insanı korumak zorundadır.

DİĞER YAZILARI CHP’nin Asıl Krizi: Kayyum Değil, Zihinsel Çöküş 01-01-1970 03:00 Gübre Krizi Kapıda mı? 01-01-1970 03:00 Bu mu Halkçılık? Adana Gibi Adam Tarifesi: Ekmek 18, Ulaşım 42-55 lira.. 01-01-1970 03:00 Uluslararası Su Yollarında Hak ve Güç 01-01-1970 03:00 Sessiz Savaşın Yeni Cephesi: Gübre Üzerinden Kurulan Küresel Baskı 01-01-1970 03:00 Polis Meslek Kanunu: Reform mu, Evrim mi? 01-01-1970 03:00 Devletin Sırrı Sokağa Düşerse 01-01-1970 03:00 Polnet'teki Delik 01-01-1970 03:00 Sınır Ötesi Operasyonları ve Ahlaki Çizgi 01-01-1970 03:00 Tek Gözlü Tanrı, Kör Dünya 01-01-1970 03:00 Yargı Sokakla Kuşatılırsa.. 01-01-1970 03:00 Yapılan Operasyonlar ve Sessiz Ahlâk 01-01-1970 03:00 Trump-Putin Hattı ve Dünyanın Gerçek Haritası 01-01-1970 03:00 HSK’nın Şikâyet Mekanizması ve E-Devlet Portalı 01-01-1970 03:00 Putin-Trump Görüşmesinin İptali: Yeni Soğuk Dönemde Diplomatik Satranç 01-01-1970 03:00 Görünmez Terör ve Batı’nın Çifte Standardı: Psikolojik Harpte Yenik Kaldığımız Gerçekler 01-01-1970 03:00 Gargat Ağacı'nın halk anlatılarında çelişkileri üzerine 01-01-1970 03:00 Gazze Kurtarıcıların Sahnesinde Suskun Vicdanlar 01-01-1970 03:00 İki Tabela, Bir Kapı: Dernek mi, Parti mi? 01-01-1970 03:00 Baklavanın Fıstığı İtalya’dan: Kültür İthal Edilir mi? 01-01-1970 03:00 Adana’da CHP Belediyeciliğinin Gerçek Yüzü: Çürük Diş Misali 01-01-1970 03:00 Cemaat Gibi Gündem Açılmaz: Diyanet ve Devletin Ağırlığı 01-01-1970 03:00 Orman Yangınları ve 'Keçi Yasağı' Meselesi 01-01-1970 03:00 Bir Diploma Kadar Gerçek: "Devletin Sözünden Döndüğü Yerde Umutlar Ölür"  01-01-1970 03:00 Vergide Adalet mi, Yaşam Tarzına Ceza mı?  01-01-1970 03:00 Zeytinlikler, Madenler ve Aklın Taksimatı Üzerine 01-01-1970 03:00 HALA SULTAN'IN TOPRAĞINDA RUM VİLLASI 01-01-1970 03:00 Yeni Nesil Savunma Biçimi: "Unutkanlıkla Aklamak" 01-01-1970 03:00 Zabıtanın Vicdanı: Yüreğir’de Sessiz Bir Kitap Devrimi 01-01-1970 03:00 BAKICI DİLİYLE: ADALET Mİ DEDİNİZ, PEKİ YOKSULLARIN HAKKI NE OLDU SAYIN ÖZGÜR ÖZEL? 01-01-1970 03:00 Lozan’a Saldırı: PKK’nın Meşruiyet Krizi Mühendisliği ve Yeni Kurucu Antlaşma Tehdidi" 01-01-1970 03:00 Trump’ın Marine Le Pen Çıkışı: Batı Demokrasilerinde Hukuk ve Siyaset Çatışması Derinleşiyor! 01-01-1970 03:00 Sokak Çağrılarıyla Siyaset: Tehlikeli Bir Kumar! 01-01-1970 03:00 "Hukuk Devleti mi, Sokak Anarşisi mi? İmamoğlu’nun Gözaltısı Üzerinden Tehlikeli Oyunlar" 01-01-1970 03:00 Özgürlük bir temennidir - Ta ki Savaşla Kanıtlanana Kadar 01-01-1970 03:00 Küresel Finansal Hegamonya ve Çağdaş Kölelik Düzeni 01-01-1970 03:00 Terörün Kimliği Yoktur! Küresel Tehdit Karşısında Ortak Tavır ve Mücadele.. 01-01-1970 03:00 Donald Trump'ın Evanjelistler Tarafından Mesih İlan Edilmesinin Etkileri 01-01-1970 03:00 Din işleri ve Döviz girişi 01-01-1970 03:00 Tek sorun Akademisyenler 01-01-1970 03:00 Lüks Nermin'in Diplomasiye Kazandırdıkları  01-01-1970 03:00 KANAL İSTANBUL PROJESİ 01-01-1970 03:00 Suriyelilerin taşınmaz edinimi 01-01-1970 03:00 Dış güçler ve sayı saymasını bilmek 01-01-1970 03:00 Anadolu kale haline gelmezse yanarız  01-01-1970 03:00 Lupercalia 'Day/Kurt' günü bayramı 01-01-1970 03:00 Belediye başkanlarına hapis yolu açıldı 01-01-1970 03:00 Herkesin evinde Covid-19 aşısı var 01-01-1970 03:00 Çetin mi, Kocaispir mi? 01-01-1970 03:00 Karalar'ın Koyunu! 01-01-1970 03:00 Başkansız belediyeler 01-01-1970 03:00 Zeydan Karalar'dan Sahra Hastanesi Skandalı 01-01-1970 03:00 Soner Çetin'den yurt hikayeleri 01-01-1970 03:00 Başkan Zeydan Karalar'a Açık Mektup II 01-01-1970 03:00 B.Şehir Belediye Başkanı Karalar'a 01-01-1970 03:00 Karataş Kruvaziyer ve Yat Limanı Neden Önemli? 01-01-1970 03:00 Adana gibi 01-01-1970 03:00