DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Orhan ERGEZER
Orhan ERGEZER

CHP’nin Asıl Krizi: Kayyum Değil, Zihinsel Çöküş

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan mesele artık klasik bir parti içi kavga olmaktan çıktı. Ortada çok daha ağır bir tablo var: yönünü kaybetmiş bir muhalefetin, kendi kurduğu siyasi illüzyonun altında kalışı…

Bugün herkes mahkeme kararlarını konuşuyor. Mutlak butlan deniyor, kayyum ihtimali tartışılıyor, Kemal Kılıçdaroğlu’nun geri dönüş senaryoları masaya yatırılıyor. Fakat olayın özü hukuk değil. Hukuk burada sadece sonuçtur. Sebep ise CHP yönetiminin yıllardır büyüttüğü siyasal ciddiyetsizliktir.

Çünkü bir siyasi hareket önce kendi meşruiyetini korur. Kendi zeminini sağlamlaştırır. Kendi evinin kolonlarını ayakta tutar. CHP yönetimi ise aylar boyunca binanın çatısına pankart asıp demokrasi sloganı attı ama aşağıda temel çatlıyordu.

Şimdi o çatlak duvarı yıktı.

Özgür Özel’in siyaseti başından beri fazla sosyal medya siyaseti oldu. Çok ses vardı ama derinlik yoktu. Çok slogan vardı ama strateji yoktu. Sert konuşmalar, meydan retoriği, kameraya oynayan çıkışlar… Fakat devlet dediğiniz mekanizma Twitter alkışıyla çalışmaz. Devlet, boşluk gördüğü yere girer.

CHP işte o boşluğu kendi eliyle üretti.

2023 kurultayından sonra ortaya atılan şaibe iddiaları küçümsendi. Delegeler üzerindeki baskı söylentileri ciddiye alınmadı. Mutlak butlan davası sanki birkaç muhalifin homurdanmasıymış gibi davranıldı. Oysa siyaset bazen rakibin ne söylediğinden çok, sizin neyi ihmal ettiğinizle ilgilenir.

CHP yönetimi meseleyi hukuk üzerinden sağlamlaştırmak yerine propaganda üzerinden bastırmaya çalıştı. “Darbe”, “vesayet”, “saray operasyonu” gibi sloganlar üretildi. Fakat slogan gerçekliği değiştirmedi.

Çünkü gerçek şu.

Bir partinin kendi kurultayı bile tartışmalı hale gelmişse, orada artık siyasi otorite zayıflamış demektir.

Ve otorite boşluk kaldırmaz.

Machiavelli bunu yüzyıllar önce yazmıştı. Güç zayıfladığı an başka bir güç merkezi doğar. CHP’de olan tam olarak budur. Parti yönetimi kendi kurumsal ağırlığını üretmeyince, süreç doğal olarak yargının ve devlet mekanizmasının alanına taşındı.

Şimdi dönüp bakınca insan şunu görüyor.

Özgür Özel yönetimi aslında CHP’yi büyütmedi; yalnızca daha yüksek sesle konuşturdu.

Ama yüksek ses başka şeydir, ağırlık ise başka şey…

Siyasette bazen en tehlikeli şey, alkışı güç zannetmektir. CHP tam olarak bu hataya düştü. Özellikle belediye seçimlerinden sonra oluşan psikolojik rüzgar, parti yönetiminde garip bir dokunulmazlık hissi oluşturdu. Sanki toplum desteği sonsuza kadar devam edecekmiş gibi davranıldı. Oysa siyasette kibir, düşüşün habercisidir.

Ekrem İmamoğlu merkezli kurulan denklem de bu yüzden çöktü.

Bir partinin bütün geleceğini tek bir figür üzerine inşa etmesi zaten başlı başına stratejik bir zaaf göstergesidir. Sonra o isim hukuki abluka altına girince, bütün yapı panik üretmeye başladı. Çünkü ortada kurumsal refleks yoktu. Her şey kişilere bağlanmıştı.

Roma’nın çöküşü de biraz böyleydi aslında…

Cumhuriyet zayıflarken kurumlar geri çekildi, şahıslar büyüdü. Sonra sistem kendi ağırlığını taşıyamadı. CHP’de bugün yaşanan görüntü de buna benziyor. Parti fikrinin yerini kişiler aldı. Kurumsallığın yerini PR çalışmaları aldı. Siyasetin yerini duygu yönetimi aldı.

Ve duygu siyaseti, gerçek kriz anlarında çöker.

Bugün vatandaşın gözünde oluşan tablo çok net.

Ekonomik kriz var, geçim sıkıntısı var, toplumsal gerilim büyüyor… Muhalefetin ana partisinin gündemi ne?

Kendi kurultayının meşruiyeti.

İnsanlar iktidar alternatifi görmek istiyor ama karşılarında sürekli birbirini yiyen bir yapı buluyor. Her gün başka bir klik kavgası, başka bir iç hesaplaşma, başka bir medya operasyonu…

Sonra dönüp halka “Türkiye’yi biz yöneteceğiz” diyorlar.

Toplum buna ikna olmuyor artık.

Çünkü halk bazen projeye değil, görüntüye bakar ve CHP bugün güven veren bir görüntü vermiyor. Dağınık görünüyor, telaşlı görünüyor en önemlisi de kontrolü kaybetmiş görünüyor.

Daha kötüsü şu.

Kendi gölgesinden korkan bir parti görüntüsü veriyor.

İşin ironik tarafı ise şu oldu…

Yıllarca Kemal Kılıçdaroğlu’nu “pasif liderlik”, “seçim kaybetme psikolojisi” ve “kontrolsüz yapı” üzerinden eleştiren ekip, bugün CHP’yi daha büyük bir yönetim krizinin içine soktu. En azından eski dönemde parti içinde merkezi bir ağırlık vardı. Şimdi ise herkes başka bir merkeze çalışıyor.

CHP artık siyasi parti gibi değil, geçici çıkar ortaklığına dönüşmüş hizipler federasyonu gibi davranıyor.

Ve siyaset bunu asla affetmez.

Çünkü devlet yönetimine talip olan yapı önce kendi iç disiplinini kurmak zorundadır. Kendi kurultayını tartışmalı hale getiren bir organizasyonun ülke yönetimi konusunda topluma güven vermesi kolay değildir.

Bugün yaşanan kriz aslında yalnızca CHP’nin değil, Türkiye’deki muhalefet aklının krizidir.

Büyük laflar var.

Büyük sloganlar var.

Ama büyük strateji yok.

“Demokrasi” diyorlar, parti içi demokrasi tartışmalı.

“Hukuk” diyorlar, kendi kurultaylarının hukuki zemini delinmiş durumda.

“Kurumsallık” diyorlar, bütün yapı birkaç popüler ismin etrafında dönüyor.

Sonra mahkeme devreye girince herkes şaşırıyor.

Hayır…

Asıl şaşırılması gereken şey, bu kadar kırılgan bir yapının kendisini hâlâ iktidar alternatifi sanabilmesi.

Ve galiba CHP’nin en büyük problemi de tam burada başlıyor.

Kendi hikâyesine kendisinden fazla inanması…

NELER SÖYLENDİ?
@
Orhan ERGEZER

Orhan ERGEZER

DİĞER YAZILARI Gübre Krizi Kapıda mı? Bu mu Halkçılık? Adana Gibi Adam Tarifesi: Ekmek 18, Ulaşım 42-55 lira.. Uluslararası Su Yollarında Hak ve Güç Sessiz Savaşın Yeni Cephesi: Gübre Üzerinden Kurulan Küresel Baskı Polis Meslek Kanunu: Reform mu, Evrim mi? Devletin Sırrı Sokağa Düşerse Faturalar Yükselirken Sessizce Büyüyen İşsizlik  Polnet'teki Delik Sınır Ötesi Operasyonları ve Ahlaki Çizgi Tek Gözlü Tanrı, Kör Dünya Yargı Sokakla Kuşatılırsa.. Yapılan Operasyonlar ve Sessiz Ahlâk Trump-Putin Hattı ve Dünyanın Gerçek Haritası HSK’nın Şikâyet Mekanizması ve E-Devlet Portalı Putin-Trump Görüşmesinin İptali: Yeni Soğuk Dönemde Diplomatik Satranç Görünmez Terör ve Batı’nın Çifte Standardı: Psikolojik Harpte Yenik Kaldığımız Gerçekler Gargat Ağacı'nın halk anlatılarında çelişkileri üzerine Gazze Kurtarıcıların Sahnesinde Suskun Vicdanlar İki Tabela, Bir Kapı: Dernek mi, Parti mi? Baklavanın Fıstığı İtalya’dan: Kültür İthal Edilir mi? Adana’da CHP Belediyeciliğinin Gerçek Yüzü: Çürük Diş Misali Cemaat Gibi Gündem Açılmaz: Diyanet ve Devletin Ağırlığı Orman Yangınları ve 'Keçi Yasağı' Meselesi Bir Diploma Kadar Gerçek: "Devletin Sözünden Döndüğü Yerde Umutlar Ölür"  Vergide Adalet mi, Yaşam Tarzına Ceza mı?  Zeytinlikler, Madenler ve Aklın Taksimatı Üzerine HALA SULTAN'IN TOPRAĞINDA RUM VİLLASI Yeni Nesil Savunma Biçimi: "Unutkanlıkla Aklamak" Zabıtanın Vicdanı: Yüreğir’de Sessiz Bir Kitap Devrimi BAKICI DİLİYLE: ADALET Mİ DEDİNİZ, PEKİ YOKSULLARIN HAKKI NE OLDU SAYIN ÖZGÜR ÖZEL? Lozan’a Saldırı: PKK’nın Meşruiyet Krizi Mühendisliği ve Yeni Kurucu Antlaşma Tehdidi" Trump’ın Marine Le Pen Çıkışı: Batı Demokrasilerinde Hukuk ve Siyaset Çatışması Derinleşiyor! Sokak Çağrılarıyla Siyaset: Tehlikeli Bir Kumar! "Hukuk Devleti mi, Sokak Anarşisi mi? İmamoğlu’nun Gözaltısı Üzerinden Tehlikeli Oyunlar" Özgürlük bir temennidir - Ta ki Savaşla Kanıtlanana Kadar Küresel Finansal Hegamonya ve Çağdaş Kölelik Düzeni Terörün Kimliği Yoktur! Küresel Tehdit Karşısında Ortak Tavır ve Mücadele.. Donald Trump'ın Evanjelistler Tarafından Mesih İlan Edilmesinin Etkileri Din işleri ve Döviz girişi Tek sorun Akademisyenler Lüks Nermin'in Diplomasiye Kazandırdıkları  KANAL İSTANBUL PROJESİ Suriyelilerin taşınmaz edinimi Dış güçler ve sayı saymasını bilmek Anadolu kale haline gelmezse yanarız  Lupercalia 'Day/Kurt' günü bayramı Belediye başkanlarına hapis yolu açıldı Herkesin evinde Covid-19 aşısı var Çetin mi, Kocaispir mi? Karalar'ın Koyunu! Başkansız belediyeler Zeydan Karalar'dan Sahra Hastanesi Skandalı Soner Çetin'den yurt hikayeleri Başkan Zeydan Karalar'a Açık Mektup II B.Şehir Belediye Başkanı Karalar'a Karataş Kruvaziyer ve Yat Limanı Neden Önemli? Adana gibi
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY3477
  • 2FENERBAHÇE3474
  • 3TRABZONSPOR3469
  • 4BEŞİKTAŞ3460
  • 5RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ3457
  • 6GÖZTEPE3455
  • 7SAMSUNSPOR3451
  • 8ÇAYKUR RİZESPOR3441
  • 9TÜMOSAN KONYASPOR3440
  • 10KOCAELİSPOR3437
  • 11CORENDON ALANYASPOR3437
  • 12GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ3437
  • 13KASIMPAŞA3435
  • 14NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ3434
  • 15İKAS EYÜPSPOR3433
  • 16HESAP3432
  • 17ZECORNER KAYSERİSPOR3430
  • 18MISIRLI3430
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sizce, Türkiye'nin Dış Politikasını emanet edebileceğiniz lider hangisi olabilir
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA