DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Orhan ERGEZER
Orhan ERGEZER

Trump-Putin Hattı ve Dünyanın Gerçek Haritası

Dünya liderleri Trump ve Putin yan yana hizalansa, ortaya çıkacak gruplaşma, haritalardan çok iktidarın jeolojik yapısını açığa çıkarır. Bu soruyu Birleşmiş Milletler salonunda değil, daha dürüst bir mekânda düşünelim. Ortada büyük bir satranç tahtası var ama taşların bazıları poker oynuyor, bazıları tavla oynuyor, bazıları da masayı devirmeye hazır.

Trump-Putin hattı kurulduğunda mesele ideoloji olmaktan çıkar; egemenlik anlayışı, güç algısı ve kurallarla kurulan ilişki hâline gelir. Haritalar yerinde durur ama fay hatları kayar. Bugün Trump ile Putin yan yana anıldığında yaşanan tam olarak budur: Yeni bir ideolojik blok doğmaz, mevcut düzenin nereden ve nasıl çatladığı görünür hâle gelir.

Burada mesele kişisel sempati ya da ideolojik yakınlık değildir. Asıl mesele, kurallarla kurulan ilişkidir. Trump-Putin hattı, klasik Doğu-Batı ayrımını aşan rahatsız edici bir soruyu gündeme getirir: Kuralları kim yazacak değil; kurallara kim uymak zorunda kalacak, kim kalmayacak?

Bu eksende açık duran aktörler vardır. Rusya zaten hattın merkezidir. Belarus, İran, Kuzey Kore gibi ülkeler için bu hizalanma bir tercih değil, varoluş refleksidir. Macaristan ve Sırbistan ideolojik sadakatten çok içgüdüyle bu hatta yaklaşır. Batı’nın normatif baskısını tehdit olarak algılayan bu ülkeler, Trump-Putin çizgisini bir nefes alanı olarak görür. Ortak paydaları demokrasi eleştirisi değil; denetimden kaçma arzusudur.

Bir de gizli flört hâlinde olanlar vardır. Körfez ülkeleri bu grubun tipik örneğidir: Suudi Arabistan, BAE, zaman zaman da Mısır… Trump’la iş tutmaktan çekinmezler, Putin’le masaya oturmaktan da. Ama Batı’yı tamamen karşılarına almak istemezler. Trump-Putin hattı onlar için ideolojik bir ev değil; pazarlıkta kullanılan bir kaldıraçtır. Çok kutupluluk söylemi burada bir dünya görüşü değil, manevra alanıdır.

Karşı cephede ise yorgun kuralcılar vardır: Almanya, Fransa, Kanada, İskandinav ülkeleri, Japonya… Trump’tan rahatsız, Putin’den tedirgin; asıl korkuları sistemin çökmesidir. Sorun şu ki, bu ülkelerin sesi yüksek ama kasları zayıftır. Avrupa Birliği bugün bir güç merkezi değil, bir endişe konsorsiyumudur. İlke vardır ama irade eksiktir.

Asıl belirleyici olanlar ise kararsız devlerdir: Hindistan, Brezilya, Güney Afrika… Blok sevmezler. Trump’ı pragmatik bulurlar, Putin’le sorun yaşamazlar ama “biz de buradayız” demeyi ihmal etmezler. Kim kazanıyorsa ona yaklaşır, kim kaybediyorsa mesafeyi korurlar. Özellikle Hindistan, bu denklemde terazinin dilidir; ne Batı’nın üstünlükçü ahlak vaazlarına teslim olur ne de Doğu’nun sert blok disiplinine.

Ve Çin.

Çin ne Trump’ın yanında ne de Putin’in. Çin masayı satın alır, sandalyeleri dağıtır. Oyunu izler, süreyi uzatır, rakiplerin birbirini yıpratmasından fayda sağlar. Trump–Putin hattı Çin için bir tehdit değil; Batı’yı bölen ve dikkatini dağıtan kullanışlı bir aparattır. Sandalyeleri Çin üretir, oyunun adını da Çin koyar. Buradaki kritik nokta şudur: Çin tarafsız görünse de aslında oyunun kontrolünü elinde tutar. Zaman, Çin’in en güçlü silahıdır.

Bu tablo bize şunu söyler: Trump-Putin hizalanması yeni bir dünya düzeni kurmaz; var olan düzenin içinin ne kadar boşaldığını gösterir. Nixon döneminde bu çürüme fısıltı hâlindeydi, Trump’la megafona dönüştü. Putin ise gürültüyü duygusuzca not alır.

Sonuçta mesele liderler değil; liderleri mümkün kılan iklimdir. Bugün dünya liderleri hizalanmıyor; herkes kendi ağırlık merkezini korumaya çalışıyor. Belki de en dürüst soru şudur: Bu düzen çökerse kim ayakta kalacak değil, kim enkazın altında kalmayacak?

Türkiye Bu Denklemde Nerede? Türkiye hiçbir denklemde yok mu?

Elbette var. Ama Türkiye kimsenin çizdiği denklemde değil, kendi tereddütlerinin içindedir. Tanımsız bir varlık; dışarıdan güç gibi görünen ama içeriden bakıldığında maliyeti ağır bir hâl.

Trump-Putin hattı açısından Türkiye doğal olarak eklemlenmez. Tarihsel hafıza, jeopolitik çıkarlar ve kurumsal bağlar buna izin vermez. NATO üyeliği bir formalite değil; askeri, istihbari ve teknolojik bağın derinliği vardır. Buna rağmen Türkiye’nin Batı’yla ilişkisi aidiyet değil, pazarlık düzlemine sıkışmıştır.

Ankara masada oturur ama sandalyeyi sürekli iter. Ne kalkar ne de rahatça yaslanır. Putin’le ilişki ittifak değil, kontrollü temastır. Enerji, Suriye, Karadeniz… Bunlar ortaklık değil, çatışmayı yönetme alanlarıdır. Denge taşımak, denge kurmaktan çok daha yorucudur.

Trump cephesinde ise Türkiye’ye bakış daha çıplaktır. Trump, Türkiye’ye devlet gibi değil, emlak projesi gibi bakar: değerli ama satılabilir, önemli ama vazgeçilebilir. Kurumsal ilişki üretmez; kişisel pazarlık üretir. Türkiye dönemsel kazanç sağlayabilir ama kalıcı güven inşa edemez.

Avrupa Türkiye’yi ortak olarak değil, risk yöneticisi olarak görür: göçü tut, sınırı kapat, krizi uzak tut. Bu stratejik ortaklık değil; taşeronlaştırılmış jeopolitiktir. Çin açısından Türkiye potansiyel ama güvenilmez bir geçiş noktasıdır. Kuşak-Yol üzerinde kritik ama siyasi olarak dalgalıdır. Çin sermayesi gelir ama yerleşmez; bakar, bekler.

Neticede Türkiye hiçbir denklemde yok değildir ama merkezde de değildir. Merkez olmak için bağırmak yetmez; vazgeçilmezlik gerekir. Vazgeçilmezlik söylemle değil, tutarlılık, kurumsal devamlılık ve öngörülebilirlikle kurulur. Türkiye bugün denklemin dışında değil; denklemle arasına uzun bir parantez koymuştur. Parantez uzarsa içeridekiler yazıyı okur, parantezde kalan unutulur.
Türkiye bu hâli kendi lehine çevirebilir. Ama sloganla değil; ağırlık merkezi üreterek.

Dün söylenenle bugün yapılan arasındaki mesafe kısaldıkça Türkiye’nin değeri artar. Sert çıkışlar değil, tutarlılık kıymetlidir.

Dış politika kişisel temaslara ve anlık diplomasiye yaslandıkça Türkiye dosya muamelesi görür. Güçlü bürokrasi ve süreklilik hissi yeniden aktör yapar.

Coğrafya bağırarak değil, sessizce bağlanırsa değer üretir. Boğazlar, limanlar, enerji terminalleri… Türkiye düğüm noktası olursa denklemin dışına itilemez.

Herkesle konuşmak meziyet değil; aynı anda ciddiye alınmak meziyettir. Türkiye bloklar arası zorunlu durak olmalı.

Ekonomi kırılgan, hukuk tartışmalı, toplumsal sinir uçları açık bir ülke dışarıda güçlü olamaz. Kriz anında ne yapacağını herkesin tahmin edebilmesi, Türkiye’yi vazgeçilmez yapar.

Tarafsızlık ve güvenilirlik burada kritik. Türkiye, herkesle sorun yaşayan ülke olmaktan çıkıp, herkesin sorun çözerken uğradığı ülke olmayı hedeflemelidir. Arabuluculuk sadece masaya oturmak değil, masayı kurabilmektir. Coğrafya var; akıl da var ama anlatı hâlâ tamamlanmadı. Bu üçü aynı anda hizalanırsa, Türkiye taraf sorusunu anlamsız hâle getirir; denklemin merkezinde durur.

Merkezde olanlar en çok konuşanlar değil, en çok hesaba katılanlardır. Türkiye hâlâ bu eşiğe yakındır. Ama eşik üzerinde durmazsanız kapıya dönüşür; kapıdan da girilip geçilir.

NELER SÖYLENDİ?
@
Orhan ERGEZER

Orhan ERGEZER

DİĞER YAZILARI Gübre Krizi Kapıda mı? Bu mu Halkçılık? Adana Gibi Adam Tarifesi: Ekmek 18, Ulaşım 42-55 lira.. Uluslararası Su Yollarında Hak ve Güç Sessiz Savaşın Yeni Cephesi: Gübre Üzerinden Kurulan Küresel Baskı Polis Meslek Kanunu: Reform mu, Evrim mi? Devletin Sırrı Sokağa Düşerse Faturalar Yükselirken Sessizce Büyüyen İşsizlik  Polnet'teki Delik Sınır Ötesi Operasyonları ve Ahlaki Çizgi Tek Gözlü Tanrı, Kör Dünya Yargı Sokakla Kuşatılırsa.. Yapılan Operasyonlar ve Sessiz Ahlâk HSK’nın Şikâyet Mekanizması ve E-Devlet Portalı Putin-Trump Görüşmesinin İptali: Yeni Soğuk Dönemde Diplomatik Satranç Görünmez Terör ve Batı’nın Çifte Standardı: Psikolojik Harpte Yenik Kaldığımız Gerçekler Gargat Ağacı'nın halk anlatılarında çelişkileri üzerine Gazze Kurtarıcıların Sahnesinde Suskun Vicdanlar İki Tabela, Bir Kapı: Dernek mi, Parti mi? Baklavanın Fıstığı İtalya’dan: Kültür İthal Edilir mi? Adana’da CHP Belediyeciliğinin Gerçek Yüzü: Çürük Diş Misali Cemaat Gibi Gündem Açılmaz: Diyanet ve Devletin Ağırlığı Orman Yangınları ve 'Keçi Yasağı' Meselesi Bir Diploma Kadar Gerçek: "Devletin Sözünden Döndüğü Yerde Umutlar Ölür"  Vergide Adalet mi, Yaşam Tarzına Ceza mı?  Zeytinlikler, Madenler ve Aklın Taksimatı Üzerine HALA SULTAN'IN TOPRAĞINDA RUM VİLLASI Yeni Nesil Savunma Biçimi: "Unutkanlıkla Aklamak" Zabıtanın Vicdanı: Yüreğir’de Sessiz Bir Kitap Devrimi BAKICI DİLİYLE: ADALET Mİ DEDİNİZ, PEKİ YOKSULLARIN HAKKI NE OLDU SAYIN ÖZGÜR ÖZEL? Lozan’a Saldırı: PKK’nın Meşruiyet Krizi Mühendisliği ve Yeni Kurucu Antlaşma Tehdidi" Trump’ın Marine Le Pen Çıkışı: Batı Demokrasilerinde Hukuk ve Siyaset Çatışması Derinleşiyor! Sokak Çağrılarıyla Siyaset: Tehlikeli Bir Kumar! "Hukuk Devleti mi, Sokak Anarşisi mi? İmamoğlu’nun Gözaltısı Üzerinden Tehlikeli Oyunlar" Özgürlük bir temennidir - Ta ki Savaşla Kanıtlanana Kadar Küresel Finansal Hegamonya ve Çağdaş Kölelik Düzeni Terörün Kimliği Yoktur! Küresel Tehdit Karşısında Ortak Tavır ve Mücadele.. Donald Trump'ın Evanjelistler Tarafından Mesih İlan Edilmesinin Etkileri Din işleri ve Döviz girişi Tek sorun Akademisyenler Lüks Nermin'in Diplomasiye Kazandırdıkları  KANAL İSTANBUL PROJESİ Suriyelilerin taşınmaz edinimi Dış güçler ve sayı saymasını bilmek Anadolu kale haline gelmezse yanarız  Lupercalia 'Day/Kurt' günü bayramı Belediye başkanlarına hapis yolu açıldı Herkesin evinde Covid-19 aşısı var Çetin mi, Kocaispir mi? Karalar'ın Koyunu! Başkansız belediyeler Zeydan Karalar'dan Sahra Hastanesi Skandalı Soner Çetin'den yurt hikayeleri Başkan Zeydan Karalar'a Açık Mektup II B.Şehir Belediye Başkanı Karalar'a Karataş Kruvaziyer ve Yat Limanı Neden Önemli? Adana gibi
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY3377
  • 2FENERBAHÇE3373
  • 3TRABZONSPOR3369
  • 4BEŞİKTAŞ3460
  • 5GÖZTEPE3355
  • 6RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ3354
  • 7SAMSUNSPOR3348
  • 8ÇAYKUR RİZESPOR3441
  • 9TÜMOSAN KONYASPOR3340
  • 10CORENDON ALANYASPOR3337
  • 11KOCAELİSPOR3337
  • 12GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ3337
  • 13İKAS EYÜPSPOR3332
  • 14KASIMPAŞA3332
  • 15NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ3331
  • 16HESAP3329
  • 17MISIRLI3327
  • 18ZECORNER KAYSERİSPOR3327
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sizce, Türkiye'nin Dış Politikasını emanet edebileceğiniz lider hangisi olabilir
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA