Planlı yardımlar

Av. Alev SEZEN

01-01-1970 03:00

Sömürgeci ülkeler artık silahlı taarruzlarla, sıcak savaşlarla değil algı yönetimiyle ve uzaktan kumandayla hedeflerine ulaşıyorlar. Bunu kimi zaman haberler, filmler, müzikler, gibi medya yoluyla kimi zamanda yardım kuruluşları ve yardımlar aracılığıyla yapıyorlar. Kullanılan metotlar ne kadar çok olsa da ortak noktaları bunları sinsice ve sütre gerisinden yapmaları.

Bu tür yardımlara! 1948-1951 yılları arasında Amerika’nın Marshall Planı adıyla yaptığı sözde ekonomik ve askeri yardımlar örnek olarak verilebilir. ABD, Rusya ile sınır komşusu olan Türkiye’nin hem Rusya’nın yanında yer almasına engel olmak hem de kendisine ticari bir pazar oluşturmak için 2. Dünya Savaşı sonrasında bu yardımları yapmıştır.

Bu çerçevede her türlü hurda askeri malzeme ve traktör Türkiye’ye verilmiş, üstelik anlaşmaya konulan bir kısım maddeler ile ülkemiz ekonomik yönden de zor durumda bırakılmıştır. ABD’ye petrol araştırma izinleri, fonlardan faydalanma hakları, iktisat politikamızın denetimi gibi haklar da verilmiştir. 

Bu süreçte ABD Türkiye’de okullarda öğrencilere süt tozu içirilmesini zorunlu kılmış, öğretmenler çocukların başında bekletilerek bu tozlar zorla içirilmiş bu arada balık yağı hapı da yutturulmuştur. Süt tozu kullanımının akabinde ülkemizde ilk çocuk felci salgını ortaya çıkmış üstelik bu hastalığın aşıları da ABD’den satın alınmıştır.

Bu döneme ait trajik olayları, mesela çocuk felcinden iki kardeşini kaybeden hatta 10 çocuktan geriye sadece 1 çocuk kalan acı hatıraları bizzat yaşayanların kendilerinden dinlemiştim. Süt tozu ile hayvancılığımız, bedava buğday ve zeytinyağından margarine geçiş ile tarımımız köreltilmiştir. Tarım ve hayvancılığımızı baltalayacak her türlü uygulamaya bu yardımlarla mecbur bırakılmış, neyi ekip ekemeyeceğimize dahi ABD karar vermiştir.

Ülkemizi kendisine bir pazar yapmış, askeri yardımlarla savunma sanayimizi yok ederek kendi teknolojisine mahkûm etmiş ve uzun vadeli borçlandırmıştır. Üstelik borç verdiği para ile yine kendisinden mal almamızı mecbur tutmuş, borcu nereye harcayacağımızın kararını da kendisi vermiştir. Amerikan ordusunun envanterinden çıkardığı, her türlü, işe yaramaz, hurda malzemeyi bize satmıştır. Verdiği silahları istediği zaman geri alabileceği şartını koymuş, nerede kullanıp kullanamayacağımıza kendisi karar vermiştir.

Bu minvalde 1964’te Kıbrıs’ta Türklere katliamlar yapıldığı zaman ABD Türkiye’ye bir mektup göndererek bu yardım anlaşması çerçevesinde kendisinden alınan askeri malzemelerin Kıbrıs’ta kullanılmasına izin vermediklerini belirtmiştir. 

Marshall yardımı ile dış borcumuz yokken dış borcu olan bir ülke haline gelerek 1991 senesine kadar faiziyle borç ödemek zorunda kaldık. 1926’da kurduğumuz uçak fabrikamızı kapattık, Devrim arabalarını rafa kaldırdık, Amerikan bezi ile kumaş üretimimiz, margarin ile zeytin ve zeytinyağı üretimimiz baltalandı. Fullbright Anlaşması ile eğitim sistemimiz ABD’ye teslim edildi. Bu eğitim sistemi ile değerlerinden, inancından uzak, tarihini ve coğrafyasını dahi bilmeyen, bir tane bile yabancı dil konuşamayan, öğrendiklerini hemen unutan, ezberci mezunlar verdik. İşte ABD’nin ülkemizi etkisi altına alan sürecin başlangıcıydı bu yardımlar.

2020 yılına girilirken bile bu yardımların etkisi ile siyasi, askeri, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızı hala kazanabilmiş değiliz. Son örneklerden birisi S-400 hava savunma sistemidir. Parasını ödediğimiz F-35’ler bile bize teslim edilmiyor. Kendi silah, savunma, uçak sanayimize sahip olmamız gerekirken ABD’den mi Rusya’dan mı alım yapalım diye düşünüyoruz. Birisini diğerine tercih edince bu siyasi bir başarı olarak görülüyor. Bu tür dış yardımları alırken bir değil belki bin kere düşünmek zorundayız. Bu konular anlık ve para odaklı düşünülemez!

Planlı yardımların bir diğer hedefi de Türk aile yapısıdır. Çünkü aile toplumumuzun temelidir. Aile parçalanırsa toplumumuz da dağılır. Bu hedeflerini gerçekleştirebilmek için aile kavramının değersizleştirilmesi, evlilik kurumunun anlamsızlaştırılması, aile bireylerinin birbirinden koparılması yönünde her geçen gün yeni adımlar atıyorlar.

Son zamanlarda bebeği olan çalışan kadınlarımız ile ilgili olarak Avrupa Birliğinden gelen para yardımları gündemden düşmüyor. AB tarafından 0-60 ay arasında bebeği olan kadınlara 24 ay boyunca verilen aylık 100 Euro (yaklaşık 650 TL) kreş yardımından sonra şimdi de 0-24 ay arasında bebeği olanlara 32 aya kadar verilecek aylık 200 Euro (yaklaşık 1300 TL) ve aynı şartlarda engelli bebeği olanlara aylık 250 Euro (yaklaşık 1625 TL) çocuk bakıcısı yardımı söz konusu.

'İsteyerek' çalışan kadınlarımız için bu yardımlar kulağa hoş geliyor. Ancak evine ekmek götürmek, kirasını denkleştirebilmek, çocuklarının okul masraflarını karşılayabilmek için son derece düşük ücretlerle çalışan anneler var. '0' aylık bebek yeni doğmuş bebektir. Yeni doğum yapan, lohusa ve hatta engelli bebeği olan kadına bile 'sen git çalış! Bebeğine biz baktırırız' denilmektedir.

Bu dönem annenin bebeğinin, bebeğin annesinin kokusuna bile ihtiyaç duyduğu, bebeğin anne sütü olmaksızın sağlıklı bir gelişim gösteremeyeceği, psikolojik ve fizyolojik olarak birbirlerine en çok ihtiyaç duydukları hassas bir dönemdir. Bütün dünyada anne ve bebeğin daha uzun süre bir arada olabilmeleri için birçok çözümler üretilmektedir. Doğum izinleri uzatılmakta, anne sütünün ve emzirmenin süresinin önemine dikkat çekilmekte, home office/part-time/evden çalışma gibi alternatif sistemler özendirilmekte, part-time memurluktan ve hatta babaya dahi doğum izni verilmesi gerekliliğinden bahsedilmektedir. Böyle bir dönemde anneyi bebeğiyle bir arada tutmak için projeler geliştirmek ve yardımlar yapmak yerine tam tersini yapmak hangi aklın, mantığın eseridir?

Çoğu kadınımız asgari ücretle çalışmaktadır. Hatta fiiliyatta bunun altında çalışanlar dahi vardır. Yemek ve yol parasını dahi aldığı üç kuruş paradan karşılayanlar bulunmaktadır. Hatta kimi işveren bankaya yatırdığı asgari ücretin bir kısmını işçiden elden geri almaktadır. Sözleşmeli öğretmenlerin bile ders başına ücret alıp ayda ancak 900 TL kazanabildiği, deneme sürelerinin 12 aya çıkarılmasının istendiği bir ülkede yaşıyoruz. Bu yardım samimi bir şekilde bebeği olan kadına destek olmayı amaçlasaydı anne ve bebeğini bir arada tutmak için birçok proje geliştirilebilirdi. 1300 TL/1625 TL bakıcılara değil yeni doğan bebeğini dahi bırakıp 'istemeyerek' çalışmak zorunda kalan annelere verilirdi. 

Ülkemizde uzun süredir ev hanımına değersiz, işlevsiz muamelesi yapılmakta kadınlar üzerinde 'çalışırsan değerlisin, faydalısın, özgürsün' algısı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Amaç anne ve bebeği de dâhil olmak üzere aile bireylerini birbirinden koparmak, kadını 'istemese de' ne pahasına olursa olsun dışarıda tutmaktır.

Bizim için evinde işini gören, çocuklarını büyüten kadınımız da, dışarıda çalışıp üreten kadınımız da değerlidir. Yapılması gereken; hiçbir dış baskı ve algı oyunu olmadan çalışmayı, kariyer yapmayı tercih eden kadına destek vermek, emeğinin karşılığını cinsiyetiyle değil yaptığı işle ölçmek, dışarıda çalışmak istemeyip ev işleri ile meşgul olmak ve çocuklarına kendi bakmayı tercih eden kadına da bu tercihine uygun destekler vermektir.

Bunun psikolojik, sosyolojik ve ekonomik alt yapısı ancak devletin milli ve manevi değerlerimize bağlı politikalarıyla gerçekleşebilir.

DİĞER YAZILARI Siyasi Umutsuzluk 01-01-1970 03:00 Hedef Tahtasına Oturtulmayı Beklemek 01-01-1970 03:00 Mafyalaşan Devletler- Devletleşen Mafyalar 01-01-1970 03:00 Bilinçli Fakirleştirme ile Karşı Karşıyayız 01-01-1970 03:00 Aile Bakanı Görevi Ne Zaman bırakacak? 01-01-1970 03:00 Türkiye işgal altında 01-01-1970 03:00 O Bahar Gelecek 01-01-1970 03:00 DEVR-İ SABIK MESELESİ 01-01-1970 03:00 PROMOSYON T.C. VATANDAŞLIĞI ve OLUŞTURULAN YENİ HALK 01-01-1970 03:00 Adaletin olmadığı yerde kaos olur 01-01-1970 03:00 Aşı tacirlerinin hedefi olmak 01-01-1970 03:00 Akdeniz Üniversitesi'nde neler oluyor? 01-01-1970 03:00 Partili Cumhurbaşkanı olmaz 01-01-1970 03:00 Zulmü durdurmasını zalimden bekleme zavallılığı 01-01-1970 03:00 Soykırım açıklamasını hafife almak! 01-01-1970 03:00 6284’e dokunma! 01-01-1970 03:00 TERÖRLE MÜCADELE ve ÖZGÜRLÜKLERİN SINIRLANDIRILMASI 01-01-1970 03:00 Esnaf vergi affını bekliyor 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmaya son hız devam 01-01-1970 03:00 Uluslararası hukuk koca bir yalan mı? 01-01-1970 03:00 AYASOFYA ve ERBAKAN 01-01-1970 03:00 BİR VİRÜS DÜNYAYI DİZE Mİ GETİRDİ? 01-01-1970 03:00 6284 hakkında doğru bilinen yanlışlar 01-01-1970 03:00 Normalleştirilen LGBT ve gençlerimiz 01-01-1970 03:00 Anne babalar çocuklarını nasıl terbiye edecekler? 01-01-1970 03:00 Kayyum atanan beldelerin ahvali 01-01-1970 03:00 Kıbrıs için cesur adımlar atılmalı 01-01-1970 03:00 İran üzerinden algı oyunları 01-01-1970 03:00 Fötö gidiyor kanunları kalıyor / Misyonerlik 01-01-1970 03:00 Medya T(etiği) 01-01-1970 03:00 Doğu Türkistan için İnsanlık çağrısı (2) 01-01-1970 03:00 Doğu Türkistan için insanlık çağrısı! (1) 01-01-1970 03:00 Kanal İstanbul Müteahhitlerin iştahını kabartıyor 01-01-1970 03:00 Yoksulluk artıyor 01-01-1970 03:00 Göçmen sorunu değil, insanlık sorunu 01-01-1970 03:00 GÖM: Gençliği Öğütme Makinesi 01-01-1970 03:00 Zaman toplumsal barış zamanı 01-01-1970 03:00 Göğsünü siper edenler 01-01-1970 03:00 İslam Değiştirilemez 01-01-1970 03:00 Kudüs ve askeri harekatlar 01-01-1970 03:00 Okullarda intihar ve eşcinsellik 01-01-1970 03:00 Bir savaş silahı olarak uyuşturucu 01-01-1970 03:00 Müslüman ülkelerin Stockholm sendromu* 01-01-1970 03:00 Şahsiyetsiz turizm anlayışı bizi nereye götürür? 01-01-1970 03:00 Mescid-i Aksa Müslümanlarındır 01-01-1970 03:00 Seçim barajı kaldırılmalıdır 01-01-1970 03:00 Müslüman öldürmece 01-01-1970 03:00 Referandum öncesi algı savaşları Avrupa'ya taşındı 01-01-1970 03:00 Başkanlık sistemi diktatörlüğe dönüşür mü? 01-01-1970 03:00 Çanlar Türkiye ve İran için çalınıyor 01-01-1970 03:00 AKP Kıbrıs'ı da veriyor 01-01-1970 03:00 Manevi Kalkınma Şart ! 01-01-1970 03:00 Nihai Hedef Paralel Din/İslam 01-01-1970 03:00 Darbe engellendi zihniyeti devam ediyor 01-01-1970 03:00 Güneş doğudan doğar 01-01-1970 03:00 Bugün referandum olsa laiklik anayasadan kalkar 01-01-1970 03:00 Sahte Kurtarıcılar İçin Kaos Ortamı Oluşturuluyor 01-01-1970 03:00 Kıyıya Vuran İnsanlık 01-01-1970 03:00 Mel'ûna Dost Ehl-i Kıbleye Düşman 01-01-1970 03:00 Mahzun Kudüs-İ Şerif 01-01-1970 03:00 Ulusal Yargımız AİHM'e Teslim Oldu 01-01-1970 03:00 Terör Ortamında Seçime Gitmek 01-01-1970 03:00 Yargıtay Fetva Hattı 01-01-1970 03:00 Bu Seçim İptal Edilmelidir 01-01-1970 03:00 HDP Araç Büyük İsrail Amaç 01-01-1970 03:00 Bu Seçimin Formülü 'Milli İttifak' 01-01-1970 03:00 Dinimize Küfreden 'Sanatçıyı' Biz Niçin Seyrediyoruz? 01-01-1970 03:00 Ermeni Mezaliminin Başrol Oyuncularından; Ermeni Doktorlar 01-01-1970 03:00 Domuzdan Post Gavurdan Dost Olmaz 01-01-1970 03:00 TBMM'de Amerika ve Avrupanın Soykırımları Tanınsın 01-01-1970 03:00 Mesele Sadece AKP İktidarı Değil Arkadaş, San Hala Anlamadın mı? 01-01-1970 03:00 'Vefa' da İnecek Var! 01-01-1970 03:00 Safımız İnancımızı Belirler 01-01-1970 03:00 Maltepe'de Neler Oluyor? 01-01-1970 03:00 Türkiye'de Din Oyunları 01-01-1970 03:00 İmam Hatip Açarken Papayı Kutsamak 01-01-1970 03:00 TSK Kürdistan Uğruna Tırpanlanıyor 01-01-1970 03:00 Bataklığa Çekiliyoruz 01-01-1970 03:00 Bataklığa Çekiliyoruz 01-01-1970 03:00 Psikolojik Zemin Hazırlığı 01-01-1970 03:00 Siyonist Terör Kökten Bitirilmelidir 01-01-1970 03:00 'Çatı' Püf Desen Uçacak Cinsten 01-01-1970 03:00 Erdoğan Cumhurbaşkanı Olamayacak 01-01-1970 03:00 Müslümanlıksa Etnik Temizlik, Gayrımüslimse Soykırım 01-01-1970 03:00 Milli Görüş Belediyecilikte Markadır 01-01-1970 03:00 Kıbrıs'ı Vermeyiz 01-01-1970 03:00 AKP Belediyeciliği İflas Etmiştir 01-01-1970 03:00 Darbeciye, Şikeciye Var Mücahide Yok 01-01-1970 03:00 Hırsızın Hiç mi Suçu Yok? 01-01-1970 03:00 Kürdistan / Dershaneler 01-01-1970 03:00 Kadıköy'den Birkaç Haber 01-01-1970 03:00 AKP Başörtüsü Yasağını Kanunlaştırıyor 01-01-1970 03:00 Batının Kuklasıysan 'Direnişçi' Değilsen 'Terörist'sin 01-01-1970 03:00 Trilyon Davası Tüm Sonuçları İle Ortadan Kaldırılmalıdır 01-01-1970 03:00 Oyum Çıkmıyorsa Sesim Çıksın 01-01-1970 03:00 Siyonizm Cephesinde Yeni Birşey Yok 01-01-1970 03:00 Taksim Tahrir Olur mu? 01-01-1970 03:00 Yandaş Adamlar Göreve! Milletin Gazı Alınacak... 01-01-1970 03:00 Papa + Patrik 01-01-1970 03:00 Kanal İstanbul Hakkında Genelkurmay'dan Görüş Alındı mı? 01-01-1970 03:00 Barış Denilen Kürdistan'ın Kurulması Mıdır? 01-01-1970 03:00 Türkiye Tasfiye mi Ediliyor? 01-01-1970 03:00 RTÜK / Gündeme Dair 01-01-1970 03:00 Toprağını Satan Değil, Toprağı İçin Savaşan Millet Olmak! 01-01-1970 03:00 Din Sömürüsünde Yeni Bir Aşama 01-01-1970 03:00 Kendini Kurtaran Kurtarana… Peki Ülkeyi Kim Kurtaracak? 01-01-1970 03:00 Terör Meselesinde Üç Maymunu Oynamak 01-01-1970 03:00 İslami Sol Projesi! 01-01-1970 03:00 İşçisin Sen İşçi Kal! 01-01-1970 03:00 Peygamber Efendimizin kabrine saygısızlık 01-01-1970 03:00 Hiç Bir Müslüman Ülke ile Savaşmayacağız! 01-01-1970 03:00