DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Av. Alev SEZEN
Av. Alev SEZEN

BİR VİRÜS DÜNYAYI DİZE Mİ GETİRDİ?

Bütün insanlık bir virüs ile topyekûn mücadele ediyor. Bu virüsün biyolojik bir silah olarak üretildiği herkesçe kabul edilen bir görüş. Sadece Siyonist mihrakların nerede ürettiği konusunda fikir ayrılıkları var, Çin mi, ABD mi? Birçok senaryo ortaya konuluyor ve bu senaryolar önceki tarihli strateji toplantılarına, makalelere, kitaplara, haberlere, TV yayınlarına dayandırılıyor. Nerede ve ne sebeple üretmiş olursa olsun şu anda dünya üzerinde din, dil, ırk ayrımı dinlemeden masum insanların ölümüne sebep olan bir durum var ve bunun müsebbipleri emellerine ulaşmış gibi gözüküyor.
Dünyanın artık eskisi gibi olmayacağı söyleniyor. Olumlu ve olumsuz olarak değerlendirebileceğimiz birçok yeni dönem ve düzen bizi bekliyor. Teknolojik gelişmeleri düşünüp olumlu yönlerini gören de var, teknoloji ile insanların her adımının takip edileceği bir sürece girildiğini söyleyen de. Virüs ile mücadele için alınan sıkı güvenlik önlemlerinin -ki bu bir kısım ülkelerde insan hayatını dahi hiçe sayan çok sert bir şekilde işlemekte- kalıcı olmasından korkan ve muhalefetleri susturmanın meşru bir aracı olarak kullanılacağını ileri süren de… Bir virüs hayatımızı yeniden formatladı.
Her gün dünyada hayatını kaybeden binlerce insan var ve insanoğlu ne kadar aciz, ne kadar çaresiz olduğunu görüyor. Daha dün zulüm ve işkence ile insanların hayatlarını karartan süper güçler şimdi kendi hayatlarını kurtarma peşindeler. Hep “yatay adalet tesis edilmezse dikey adalet devreye girer” deniliyordu, birçok insan kendini “bu Allah’ın adaleti” demekten alıkoyamıyor. Allah bir şeyi yaratacağı zaman onun sebebini de yaratırmış. Aslında virüs bir sonuç değil sadece bir sebep. Bu zalim ülkeler şimdi kısmen de olsa zulümlerini azaltmak mecburiyetinde kaldılar.  
Allah-u Teâlâ bizi uyarıyor! Rum Suresi’nde (41) Allah-u Teâla “İnsanların kendi ellerinin (irade ve ihtiyarlarıyla) yaptıkları işler (günahlar) yüzünden, karada ve denizde fesad meydana çıktı ki, Allah, işledikleri günahlardan bir kısmının cezasını (dünyada) onlara taddırsın. Olur ki (küfürden ve işledikleri günahlardan tevbe ederek) dönerler.” buyurmaktadır. Ancak biz bu uyarıyı ne kadar anlayabildik? Tövbe edip kendimizi ne kadar düzeltebildik? Dünya yeni, temiz bir sayfa açabilecek mi?
Allah-u Teâlâ bizi kendisinden mahrum bırakıyor! Bakara Suresi’nde (125) “evim” diye nitelediği Kâbe’yi, Mescid-i Nebevi de dâhil bütün camileri Müslümanlar olarak kendi ellerimizle kapadık. Sadece camiler değil kiliseler, havralar bütün ibadethaneler kapandı.
“Ne oldu da birden bire bu musibet insanları buldu?” diyenler bunun bir anda olmadığını bilmeliler. Prof. Dr. M. Said Ramazan el-Buti’nin Fıkhu’s Siyre adlı eserinin bir bölümünde şu cümleler geçmektedir “Bazen inanç konusunda bir milletin doğru yoldan uzaklaşmış, ahlaki ve sosyal seviyesinin düşmüş olduğuna rastlamak mümkündür. Bununla birlikte o millet, maddi saltanatı ve gücü yönünden ayakta durmaktadır. Fakat o millet gerçekte korkunç bir felakete doğru yuvarlanmaktadır. Bu gidişin hareketini ve süratini duymamanın asıl sebebi; tarihin ve çağların ömrünün uzunluğu karşısında insan hayatının kısa oluşudur.”. Belki de tüm dünyadaki ardı ardına gelen felaketler bunun ayak sesleriydi ve dünya bunu anlayamadı ya da anlamak istemedi…
Her türlü imkânın bulunduğu konforlu evlerinde bile kalmaktan şikâyetçi olanlar var. Hâlbuki tarih boyunca inanan insanlar bir takım mahrumiyetlere maruz kaldılar ve muhasara altında hayatlarını sürdürdüler. Mesela geçmişte Peygamber Efendimiz (sav) ve muhterem ashabı Müslüman olmayan ama kendilerine destek verenlerle birlikte 3 yıl boyunca bir mahallede muhasara altında kaldılar, her türlü mahrumiyeti, eziyeti, işkenceyi, aşağılamayı yaşadılar. Günümüzde ise Gazze 14 senedir muhasara altında bulunuyor.
Umuyoruz ki tüm insanlık çeşitli isimler altında (muhasara, abluka, ambargo…) her türlü insani ihtiyaçtan mahrum bırakılanların halini biraz olsun anlamıştır. 
*Evlerde durum nasıl?
Dış dünyanın askıya alındığı bir dönemden geçiyoruz. Herkes ev dışındaki yaşamından sıyrılmış durumda. Her türlü iş, eğitim, aktivite mümkün olduğunca evden yapılmaya başlandı. Evde olduğu kadarıyla yetiniliyor.
 Ekonominin krize girdiği, işveren ve işçilerin en zorlu günlerini yaşadığı, sağlık çalışanları ve güvenlik güçlerinin canları pahasına görev yaptığı bugünlerde “Her şerde bir hayır vardır” kabilinden durumlar da yaşanıyor.
Herkes kalabalıklar içinde kaybolup gitmeden de bir şeyler yapabildiğini gördü. Bundan sonra da çalışmasını evden yürütebilenler bu konfordan vazgeçmeyecekler. “Evde işyerinden daha verimli çalışıyoruz” diyenler dahi var. Siyasi partiler, STK’lar hız kesmeden sanal ortamda toplantılarını, eğitimlerini sürdürüyorlar. Öğrenciler interaktif sistemler ile derslerini görüyor, hoclarına sorularını yöneltebiliyorlar. Büyük şirket çalışanları bile evden hizmet vermeye başladılar. Hele ki ekonomik sıkıntılar sebebiyle iş yeri kirası vermek istemeyenler için bulunmaz bir deneme süreci oldu, hem kendileri hem de müşterileri “Böyle de oluyormuş” diyorlar.
Mecburiyetten de olsa hayatımızda böylesi bir mola bir kısmımızı iş stresinden, yoğunluktan biraz olsun uzaklaştırdı, biriken işlerine vakit ayırmasını sağladı.  Ama en önemlisi de aile olarak bir arada olabilme fırsatı verdi.
Vakitlerin bereketini kaybettiği günümüzde artık eşler birbirini görmez olmuştu. Bir araya geldiklerinde de hep yorgun ve akıllarında bir sonraki gün ne yapacaklarının telaşı vardı. Çocuklar okul ve kurs(lar) arasında mekik dokuyorlar aileleri ile bir arada olacakları kısa zaman dilimlerinde de odalarında internet ile vakit geçiriyorlardı. Şimdi evdeyiz yine bir kısım işlerimizi düşünüyor, biriken işlerimizi yapıyor, okumak için ayırdığımız kitaplarımızı okuyor,  ekran önünde vakit geçiriyoruz ama aile olarak kaliteli vakit de geçiriyoruz. Belki çok uzun süre aynı sofraya oturmamış aile bireyleri bir arada yemeklerini yiyor, sohbet ediyorlar. Belki anlatmaya fırsat bulamadıkları hatıralarını anlatıyorlar. Birlik ve beraberlik ruhuna sahip, paylaşan, birlikte bir şeyler yapan, bir arada olmaktan mutlu olan aileyi tekrardan hatırlamamıza ve yaşamamıza sebep olan bir süreç oluyor.
Ne yazık ki olumsuzluklar da yaşıyoruz. Yaşlıları korumak için yapılan mücadeleyi yaşlıları bir tehdit gibi algılayan muhakemesi bozuk insanları görünce “Böyle mahlûklar da mı vardı?” diyoruz.
Morale, umuda, psikolojik desteğe belki de en çok ihtiyaç duyulan bu dönemde evlerde olan insanlara pozitif mesajlar verilmesi gerekirken aile ortamını kötüleyen haberler de üretiliyor. Şiddetin ve boşanmaların arttığı iddiaları ortaya atılıyor. İstatiksel verilere sahip olmadıkları halde çok net rakamlar ve oranlar vererek inandırıcılıklarını arttırmaya çalışıyorlar. Ailenin kadın için tehlikeli olduğundan bahsediyorlar. 
Evde kalınan süreçte evlilik birliği zaten sarsılmış olan karı-koca arasında evde devamlı kalmaktan kaynaklı bir takım sorunlar oluşabilir. Elbette bu anlaşmazlığın şiddete dönüşmesini kimse istemez. Ancak bu şiddeti sadece evde kalmaktan, aile kurmaktan kaynaklı göstermek akla ziyan. Bu dönemde şiddete uğrayanların şiddet öykülerine bakılacak olursa temelinin büyük ihtimalle evde kalma sürecinin öncesine dayandığı görülecektir.  
Medyada haberlerin veriliş biçimi ile de desteklenerek bütün evleri tehlikeli ortamlar olarak göstermek aile kurumuna yapılacak en büyük saldırılardan biridir. Şiddet ile mücadele ailenin birlik ve beraberliğini tesis edecek tedbirlerle yapılırsa başarılı olur aksi takdirde eşleri birbirine karşı potansiyel şiddet uygulayıcısı olarak göstermek şiddeti arttırır ve aile kurumuna zarar verir.
Olumsuz örnekleri yererek ama genelleştirmeden, olumlu örnekleri de öne çıkararak ve emsal göstererek olumlu örneklerin sayısını arttırabiliriz. Türkiye’de milyonlarca hane var. Bu hanelerde mutlu, birbirlerini seven ve sayan çok sayıda aile bireyleri var. Güçlü Türk aile yapısı tüm milletlerce örnek gösterilirken hatta bir kısım şer odaklarınca ülkemizi yıkmanın yolunun aile yapımızı yıkmaktan geçtiği kabul edilirken bunların hedeflerine ulaşmasına bir basamak olmayalım.

NELER SÖYLENDİ?
@
Av. Alev SEZEN

Av. Alev SEZEN

DİĞER YAZILARI Mafyalaşan Devletler- Devletleşen Mafyalar Bilinçli Fakirleştirme ile Karşı Karşıyayız Aile Bakanı Görevi Ne Zaman bırakacak? Türkiye işgal altında O Bahar Gelecek DEVR-İ SABIK MESELESİ PROMOSYON T.C. VATANDAŞLIĞI ve OLUŞTURULAN YENİ HALK Adaletin olmadığı yerde kaos olur Aşı tacirlerinin hedefi olmak Akdeniz Üniversitesi'nde neler oluyor? Partili Cumhurbaşkanı olmaz Zulmü durdurmasını zalimden bekleme zavallılığı Soykırım açıklamasını hafife almak! 6284’e dokunma! TERÖRLE MÜCADELE ve ÖZGÜRLÜKLERİN SINIRLANDIRILMASI Esnaf vergi affını bekliyor Kutuplaşmaya son hız devam Uluslararası hukuk koca bir yalan mı? AYASOFYA ve ERBAKAN 6284 hakkında doğru bilinen yanlışlar Normalleştirilen LGBT ve gençlerimiz Planlı yardımlar Anne babalar çocuklarını nasıl terbiye edecekler? Kayyum atanan beldelerin ahvali Kıbrıs için cesur adımlar atılmalı İran üzerinden algı oyunları Fötö gidiyor kanunları kalıyor / Misyonerlik Medya T(etiği) Doğu Türkistan için İnsanlık çağrısı (2) Doğu Türkistan için insanlık çağrısı! (1) Kanal İstanbul Müteahhitlerin iştahını kabartıyor Yoksulluk artıyor Göçmen sorunu değil, insanlık sorunu GÖM: Gençliği Öğütme Makinesi Zaman toplumsal barış zamanı Göğsünü siper edenler İslam Değiştirilemez Kudüs ve askeri harekatlar Okullarda intihar ve eşcinsellik Bir savaş silahı olarak uyuşturucu Müslüman ülkelerin Stockholm sendromu* Şahsiyetsiz turizm anlayışı bizi nereye götürür? Mescid-i Aksa Müslümanlarındır Seçim barajı kaldırılmalıdır Müslüman öldürmece Referandum öncesi algı savaşları Avrupa'ya taşındı Başkanlık sistemi diktatörlüğe dönüşür mü? Çanlar Türkiye ve İran için çalınıyor AKP Kıbrıs'ı da veriyor Manevi Kalkınma Şart ! Nihai Hedef Paralel Din/İslam Darbe engellendi zihniyeti devam ediyor Güneş doğudan doğar Bugün referandum olsa laiklik anayasadan kalkar Sahte Kurtarıcılar İçin Kaos Ortamı Oluşturuluyor Kıyıya Vuran İnsanlık Mel'ûna Dost Ehl-i Kıbleye Düşman Mahzun Kudüs-İ Şerif Ulusal Yargımız AİHM'e Teslim Oldu Terör Ortamında Seçime Gitmek Yargıtay Fetva Hattı Bu Seçim İptal Edilmelidir HDP Araç Büyük İsrail Amaç Bu Seçimin Formülü 'Milli İttifak' Dinimize Küfreden 'Sanatçıyı' Biz Niçin Seyrediyoruz? Ermeni Mezaliminin Başrol Oyuncularından; Ermeni Doktorlar Domuzdan Post Gavurdan Dost Olmaz TBMM'de Amerika ve Avrupanın Soykırımları Tanınsın Mesele Sadece AKP İktidarı Değil Arkadaş, San Hala Anlamadın mı? 'Vefa' da İnecek Var! Safımız İnancımızı Belirler Maltepe'de Neler Oluyor? Türkiye'de Din Oyunları İmam Hatip Açarken Papayı Kutsamak TSK Kürdistan Uğruna Tırpanlanıyor Bataklığa Çekiliyoruz Bataklığa Çekiliyoruz Psikolojik Zemin Hazırlığı Siyonist Terör Kökten Bitirilmelidir 'Çatı' Püf Desen Uçacak Cinsten Erdoğan Cumhurbaşkanı Olamayacak Müslümanlıksa Etnik Temizlik, Gayrımüslimse Soykırım Milli Görüş Belediyecilikte Markadır Kıbrıs'ı Vermeyiz AKP Belediyeciliği İflas Etmiştir Darbeciye, Şikeciye Var Mücahide Yok Hırsızın Hiç mi Suçu Yok? Kürdistan / Dershaneler Kadıköy'den Birkaç Haber AKP Başörtüsü Yasağını Kanunlaştırıyor Batının Kuklasıysan 'Direnişçi' Değilsen 'Terörist'sin Trilyon Davası Tüm Sonuçları İle Ortadan Kaldırılmalıdır Oyum Çıkmıyorsa Sesim Çıksın Siyonizm Cephesinde Yeni Birşey Yok Taksim Tahrir Olur mu? Yandaş Adamlar Göreve! Milletin Gazı Alınacak... Papa + Patrik Kanal İstanbul Hakkında Genelkurmay'dan Görüş Alındı mı? Barış Denilen Kürdistan'ın Kurulması Mıdır? Türkiye Tasfiye mi Ediliyor? RTÜK / Gündeme Dair Toprağını Satan Değil, Toprağı İçin Savaşan Millet Olmak! Din Sömürüsünde Yeni Bir Aşama Kendini Kurtaran Kurtarana… Peki Ülkeyi Kim Kurtaracak? Terör Meselesinde Üç Maymunu Oynamak İslami Sol Projesi! İşçisin Sen İşçi Kal! Peygamber Efendimizin kabrine saygısızlık Hiç Bir Müslüman Ülke ile Savaşmayacağız!
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY2458
  • 2FENERBAHÇE2454
  • 3TRABZONSPOR2451
  • 4BEŞİKTAŞ2446
  • 5GÖZTEPE2442
  • 6RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ2439
  • 7SAMSUNSPOR2432
  • 8KOCAELİSPOR2430
  • 9GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ2429
  • 10ÇAYKUR RİZESPOR2427
  • 11CORENDON ALANYASPOR2426
  • 12NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ2424
  • 13HESAP2424
  • 14TÜMOSAN KONYASPOR2423
  • 15İKAS EYÜPSPOR2422
  • 16KASIMPAŞA2420
  • 17ZECORNER KAYSERİSPOR2420
  • 18MISIRLI2413
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Muhalefet Partileri Bir Araya Gelirse Ak Partiyi İktidardan İndirebilir mi
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA