Dış güçler ve sayı saymasını bilmek

Orhan ERGEZER

01-01-1970 03:00

Türk lirası konvertible değildir. 

Yurtdışında asla rahatça bozduramaz ve satın alamazsınız. 

Yurdışında bankalarda bulunmaz. Çünkü pazarı yok ve pazarı olmayan ürün para kazandırmaz.

Uluslararası ticarette TL ile yapılan bir ticaret yokken bize gösterilen bu günlük kur nereden geliyor? 

Bu değer TL'nin borsa değeridir. Çünkü yurtdışı piyasalarında olsun, bankalarda olsun ne insanların elinde ne de şirketlerde tutulmuyor, ilgi görmüyor. 

O zaman gördüğünüz bu kur değeri nedir? 

Bu sadece içerdeki değeridir. Yani uydurma bir değerdir. 

O halde bu rakam nereden kaynaklanıyor? 

işte bunu anlatmak gayet kolay. 

Türk Lirasında Euro asıl hesap değeridir. TL'nin arkasında Euro vardır. Dolar kuru ile hiç bağımız yokken neden ısrarla dolar baz değer alınıyor? 

Yeni YTL Euro ile bir çalışma başlatılırken TL  Euro'dan kasten yukarıda tutldu. Bunu yapan Avrupa Merkez Bankasıydı. YTL yüksek gösterildi.

Proğramın başından beri reel ekonomik güç Euro'dur. 

Bu değer nereden gelmişti? 

Bunun tek sebebi o zamanki AK Parti hükümetini bu işlerden anlıyormuş gibi  göstermekti. 

Emin olun yumurta üreten tavuk bile ekonomiden daha fazla anlardı.

Bakın eline yeni TL verilen Türk vatandaşları ne yapmıştı? 

Bunun ile Avrupa'daki malları borçlanarak almışlardı. 

O dönemde her gün ekonomi daha iyiye gidiyor diyerek ballandırarak, uçurarak anlatmışlardı. halen de anlatıyorlar. 

Bir tek iktisatçımız bile bu sayıların gerçek olup olmadığını fark bile etmedi. 

Bunun sebebi sayı saymasını kimsenin bilmiyor olması.

Peki şimde neler oluyor? 

Bir şey yine iktisatçıların gözünden kaçıyor. 

Avrupa  bankası bir limited şirkettir. 

Bir çikolata ve cips şirketi gibi. 

Hemen köşe başındaki market gibi ve o sadece para kazanmaya bakıyor. 

Bunda bir dayatma yok, suikast yok, dış güçler yok. Yani bu banka kimseye para dağıtmıyor. 

Size kredi verirse bunu iktisadi kurallara bağlayarak veriyor. İktisat ilmi böyledir kuralları vardır ve dünyanın her yerinde aynı kurallar işler. 

Avrupa Merkez Bankası bir yerede kazanılacak birşey yoksa, kalmamışsa oradan parasını yani Euro'yu geri çekiyor. 

Şu an Avrupa Merkez Bankası TL'den Euro desteğini çekmekte, olan budur. Euro gücü ile ve büyük katkısı ile en başta kasten çok fazla yukarıda tutulmuştu şimdi kendisi zarara uğramasın diye politik ve iktisadi  desteğini haklı olarak TL'den çekiyor.

Avrupa Merkez Bankası bir limited şirket olduğu için bu yolda para kaybetmeye değil, para kazanmak için vardır. Kimse hayır kurumu değil. 

TCMB bu minvalde, kendi şirketini kuvvetlendirmek istiyorsa bir limited şirket olmalıdır. Bunu yaparken de dolara bakmamalıdır. Arabistan dolara bakıyor bu onun için normaldir. Çünkü petrol satıyor. 

Biz ne satıyoruz da, dolara bakıyoruz?

Türk lirasının gerçek gücü ekonomik sayı olarak kaba  hesapla başından beri 1 Euro 14 TL değerinde idi. Bu bir iktisadi proğramdı. 

Euro 14 TL seviyesine ulaştığında konvertible olmayan bir parayı ne ile savunacaksınız, bunu nasıl yapacaksınız silahınızı merak ediyorum? 

TL'nin pazar için bir tek şansı var ve konvertible olmasından başka bir yolu yoktur. Aksi halde gerçek rakamlar ortaya acı tecrübe ile çıkacak. Sadece memur işçi ve iç pazar için basılan TL'nin dış pazarda değeri olmadığı gerçeği ile yüzleşmek gerekiyor. Para değeri konusunda Afrika ülkelerinden bir farkımız yok. 

Bu durum Avrupa Merkez Bankası için hergün ağırlaşan bir yük durumuna gelmiş durumdayız.

Eldeki kaynaklar kısıtlı ve üstüne yanlış iktisadi proğramla birlikte elimizde olanları kur farkı ile ziyan ediyoruz. 

Şimde bu ekonomik performansla, gerçek zeminden kopuk olarak ve  bilgisizlikle 1 Euro 18 TL de yapar. 

Bunu, 1 Euro 14 TL'ye geldiği an anlayacağız ancak, ekmek ne kadar olacak onu da iktisatçılarımız öngörsün. 

Şuan kur reel seviyeye çıkıyor ve  eskiye  dönük  çalışmalar ve yalanlarda böylelikle silinerek yok oluyor. 

Dolar ile bizim hiç bir alakamız yok ama şaşılacak biçimde hepimizin gözü dolarda. 

Bir iktisatçı çıkıp da bize ne dolardan, bizim işimiz Euro ile diyemiyor. 

Euro her ay daha büyük bir fark ile yükseliyor.

Neden bizim için Euro önemli ve Dolardan  daha hızlı yükseliyor?

Sebebi, Avrupa  Birliği iç ekonomik ve iç  değişim gücü ile TL'ye verdiği her desteği geri çekiyor. O yüzden Dolardan daha hızlı  yükseliyor. Çünkü TL  Euro için ciddi bir yük olmuş durumda. 

Avrupa Merkez Bankası limited şirkettir. Siyasi iktidarların huzuru ve iktidarı bu şirketin kazancına bağlıdır. 

İktisadi proğramınız gülünç ise sıkıntınız çok ise ve büyük külfet olmaya başladıysanız bu desteklerin geri çekmesi demektir. 

Türkiye'nin problemi nerede? 

Avrupa ve Amerika'da gerçek iktisatçılar  var. 

Bizde malesef bu yok.

Avrupa ve Amerika'dan gelenlerde sadece mini ölçekli stajiyerlerdir. Hal böyle iken bu kişilere borsa, banka ve iktisadi kurum ve kuruluşlarda önemli yerler verilmiş. 

Sorun, hiçbir şeyi ve neyi nasıl yapacaklarını bilmiyor oluşlarından kaynaklı. 

Kötü etin kusurunu iyi usta sos ile kapatırmış bu işin büyüsü de şurada, 

Bizdeki 4 yıllık iktasat mezunları onların 7 yıllık mezunlarına giderek, tanınmış banka veya üniversitelerinden sözde iktisat kursu alarak sertifikalarına 70 dolarlık damgayı vurdurup geliyorlar. 

Bizde iktisatın kurallarına uymak öğretiliyor fakat kuralı onlar koyuyor. Bu fark dahil çoğu buna benzer farkı bilmiyorlar.

Bilmedikleri her konuyu Avrupa ve Amerikalı sertifika aldıkları meslektaşlarına soracaklar onlarda bizimkilere şunu şöyle yap bunu böyle yap diyerek talimat verecek.

Peki sonra ne olacak? 

Onlar her zaman kazanırken bizim Iktisadımızda haliyle sönecek. 

Emin olun bu şekilde her kriz anında "talimat" almak için onların iktisatçılarını bizim iktisatçılarımızın kendileri arayacak.

DİĞER YAZILARI CHP’nin Asıl Krizi: Kayyum Değil, Zihinsel Çöküş 01-01-1970 03:00 Gübre Krizi Kapıda mı? 01-01-1970 03:00 Bu mu Halkçılık? Adana Gibi Adam Tarifesi: Ekmek 18, Ulaşım 42-55 lira.. 01-01-1970 03:00 Uluslararası Su Yollarında Hak ve Güç 01-01-1970 03:00 Sessiz Savaşın Yeni Cephesi: Gübre Üzerinden Kurulan Küresel Baskı 01-01-1970 03:00 Polis Meslek Kanunu: Reform mu, Evrim mi? 01-01-1970 03:00 Devletin Sırrı Sokağa Düşerse 01-01-1970 03:00 Faturalar Yükselirken Sessizce Büyüyen İşsizlik  01-01-1970 03:00 Polnet'teki Delik 01-01-1970 03:00 Sınır Ötesi Operasyonları ve Ahlaki Çizgi 01-01-1970 03:00 Tek Gözlü Tanrı, Kör Dünya 01-01-1970 03:00 Yargı Sokakla Kuşatılırsa.. 01-01-1970 03:00 Yapılan Operasyonlar ve Sessiz Ahlâk 01-01-1970 03:00 Trump-Putin Hattı ve Dünyanın Gerçek Haritası 01-01-1970 03:00 HSK’nın Şikâyet Mekanizması ve E-Devlet Portalı 01-01-1970 03:00 Putin-Trump Görüşmesinin İptali: Yeni Soğuk Dönemde Diplomatik Satranç 01-01-1970 03:00 Görünmez Terör ve Batı’nın Çifte Standardı: Psikolojik Harpte Yenik Kaldığımız Gerçekler 01-01-1970 03:00 Gargat Ağacı'nın halk anlatılarında çelişkileri üzerine 01-01-1970 03:00 Gazze Kurtarıcıların Sahnesinde Suskun Vicdanlar 01-01-1970 03:00 İki Tabela, Bir Kapı: Dernek mi, Parti mi? 01-01-1970 03:00 Baklavanın Fıstığı İtalya’dan: Kültür İthal Edilir mi? 01-01-1970 03:00 Adana’da CHP Belediyeciliğinin Gerçek Yüzü: Çürük Diş Misali 01-01-1970 03:00 Cemaat Gibi Gündem Açılmaz: Diyanet ve Devletin Ağırlığı 01-01-1970 03:00 Orman Yangınları ve 'Keçi Yasağı' Meselesi 01-01-1970 03:00 Bir Diploma Kadar Gerçek: "Devletin Sözünden Döndüğü Yerde Umutlar Ölür"  01-01-1970 03:00 Vergide Adalet mi, Yaşam Tarzına Ceza mı?  01-01-1970 03:00 Zeytinlikler, Madenler ve Aklın Taksimatı Üzerine 01-01-1970 03:00 HALA SULTAN'IN TOPRAĞINDA RUM VİLLASI 01-01-1970 03:00 Yeni Nesil Savunma Biçimi: "Unutkanlıkla Aklamak" 01-01-1970 03:00 Zabıtanın Vicdanı: Yüreğir’de Sessiz Bir Kitap Devrimi 01-01-1970 03:00 BAKICI DİLİYLE: ADALET Mİ DEDİNİZ, PEKİ YOKSULLARIN HAKKI NE OLDU SAYIN ÖZGÜR ÖZEL? 01-01-1970 03:00 Lozan’a Saldırı: PKK’nın Meşruiyet Krizi Mühendisliği ve Yeni Kurucu Antlaşma Tehdidi" 01-01-1970 03:00 Trump’ın Marine Le Pen Çıkışı: Batı Demokrasilerinde Hukuk ve Siyaset Çatışması Derinleşiyor! 01-01-1970 03:00 Sokak Çağrılarıyla Siyaset: Tehlikeli Bir Kumar! 01-01-1970 03:00 "Hukuk Devleti mi, Sokak Anarşisi mi? İmamoğlu’nun Gözaltısı Üzerinden Tehlikeli Oyunlar" 01-01-1970 03:00 Özgürlük bir temennidir - Ta ki Savaşla Kanıtlanana Kadar 01-01-1970 03:00 Küresel Finansal Hegamonya ve Çağdaş Kölelik Düzeni 01-01-1970 03:00 Terörün Kimliği Yoktur! Küresel Tehdit Karşısında Ortak Tavır ve Mücadele.. 01-01-1970 03:00 Donald Trump'ın Evanjelistler Tarafından Mesih İlan Edilmesinin Etkileri 01-01-1970 03:00 Din işleri ve Döviz girişi 01-01-1970 03:00 Tek sorun Akademisyenler 01-01-1970 03:00 Lüks Nermin'in Diplomasiye Kazandırdıkları  01-01-1970 03:00 KANAL İSTANBUL PROJESİ 01-01-1970 03:00 Suriyelilerin taşınmaz edinimi 01-01-1970 03:00 Anadolu kale haline gelmezse yanarız  01-01-1970 03:00 Lupercalia 'Day/Kurt' günü bayramı 01-01-1970 03:00 Belediye başkanlarına hapis yolu açıldı 01-01-1970 03:00 Herkesin evinde Covid-19 aşısı var 01-01-1970 03:00 Çetin mi, Kocaispir mi? 01-01-1970 03:00 Karalar'ın Koyunu! 01-01-1970 03:00 Başkansız belediyeler 01-01-1970 03:00 Zeydan Karalar'dan Sahra Hastanesi Skandalı 01-01-1970 03:00 Soner Çetin'den yurt hikayeleri 01-01-1970 03:00 Başkan Zeydan Karalar'a Açık Mektup II 01-01-1970 03:00 B.Şehir Belediye Başkanı Karalar'a 01-01-1970 03:00 Karataş Kruvaziyer ve Yat Limanı Neden Önemli? 01-01-1970 03:00 Adana gibi 01-01-1970 03:00