DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Orhan ERGEZER
Orhan ERGEZER

Faturalar Yükselirken Sessizce Büyüyen İşsizlik 

Enerji fiyatları yükseldiğinde çoğu insanın aklına ilk gelen şey faturalar olur. Elektrik, doğalgaz, akaryakıt… 

Oysa meselenin asıl ağırlığı çoğu zaman faturada değil, üretim hattının derinliklerinde hissedilir. Enerji modern ekonominin sinir sistemidir. Fabrikanın makinesi, kamyonun deposu, marketin soğutucusu, hatta veri merkezlerinin uğultulu koridorları bile aynı damar üzerinden çalışır. 
O damar daraldığında sistem bir yerden bedel ödemeye başlar. Ne yazık ki o bedel çoğu zaman emek üzerinden tahsil edilir. 

Şirketlerin maliyet hesapları soğuk bir matematiğe dayanır. Enerji maliyetleri hızla arttığında şirket yönetimleri önlerine iki seçenek koyar; ya fiyatları yükseltir ya da giderleri kısar. Piyasanın daraldığı, talebin zayıfladığı dönemlerde ilk seçenek her zaman mümkün olmaz. O zaman ikinci seçenek devreye girer. Personel giderleri azaltılır. Bir başka deyişle, insanlar muhasebe tablolarında küçültülmesi gereken bir kaleme dönüşür.

Bu tablo yeni değil. 

Ekonomik tarih benzer sahnelerle doludur. 1970’lerde yaşanan ve literatüre 1973 Petrol Krizi olarak geçen büyük enerji şoku, Avrupa ekonomilerini sarsarken milyonlarca insanın işini kaybetmesine yol açmıştı. O dönemde devletler önemli bir gerçeği fark etti. Enerji krizinin yalnızca bir maliyet krizi değil; aynı zamanda bir sosyal kriz olduğunu fark etti.

Çünkü işini kaybeden bir insan yalnızca maaşını kaybetmez. Birkaç hafta içinde hayatın bütün dengesi sarsılır. Kira ödenemez hale gelir. Çocukların eğitim masrafları aksar. Banka taksitleri birikir. Aile bütçesi çöktüğünde mesele bireysel bir trajedi olmaktan çıkar, toplumsal bir gerilim üretmeye başlar. İşsizlik rakamlarının arkasında aslında görünmeyen bir psikolojik ve sosyal deprem vardır. 

Gelişmiş ülkelerin bu tür krizlere karşı geliştirdiği refleksler tam da bu nedenle ortaya çıkmıştır. Ekonomi literatüründe otomatik stabilizatörler diye adlandırılan mekanizmalar, krizin ilk dalgasında devreye girer. İşini kaybeden vatandaş için kira desteği sağlanır, çocuk yardımları artırılır, enerji faturaları sübvanse edilir, kredi ve borç ödemeleri ertelenir. Bunlar yalnızca sosyal devlet anlayışının bir tezahürü değildir; aynı zamanda ekonomik istikrarın da araçlarıdır.

Çünkü gelirini kaybeden insan tüketimi keser. Tüketim kesildiğinde piyasa daralır. Piyasa daraldığında yeni işten çıkarmalar başlar. Böylece kriz kendi kendini büyüten bir sarmala dönüşür. Ekonominin çarklarını durduran şey bazen enerji fiyatları değil, tüketim zincirinin kırılmasıdır.

Burada kritik olan unsur hızdır. Bürokrasi doğası gereği yavaş işler; ama hayat yavaş işlemiyor. Kira günü geldiğinde kapıyı çalan ev sahibini, elektrik faturası geldiğinde dağıtım şirketini, banka taksiti geldiğinde finans kurumlarını erteleyemezsiniz. İnsanların ekonomik dengesi birkaç ay içinde geri dönülmez biçimde bozulabilir. 

Bu nedenle enerji maliyetleri nedeniyle işten çıkarılan özel sektör çalışanlarına yönelik destek mekanizmalarının geciktirilmeden devreye girmesi gerekir. Kira yardımı, çocuk destekleri, enerji faturalarında geçici sübvansiyonlar ve borç ertelemeleri yalnızca sosyal adaletin değil, ekonomik aklın da gereğidir.

Devletin kriz anındaki temel görevi şirketleri kurtarmak kadar toplumu ayakta tutmaktır. Çünkü ekonominin en basit ama en çok unutulan gerçeği şudur: üretim makinelerle yapılır, fakat ekonomi insanlarla çalışır.

Bir makineyi kapatıp aylar sonra yeniden çalıştırabilirsiniz. Ama sistemin dışına itilmiş, gelirini ve umudunu kaybetmiş milyonlarca insanı yeniden ekonomik hayata döndürmek çok daha zor ve çok daha maliyetlidir. Enerji krizlerinin öğrettiği en sert derslerden biri de budur. Ekonomiyi korumak isteyen devlet, önce insanı korumak zorundadır.

NELER SÖYLENDİ?
@
Orhan ERGEZER

Orhan ERGEZER

DİĞER YAZILARI CHP’nin Asıl Krizi: Kayyum Değil, Zihinsel Çöküş Gübre Krizi Kapıda mı? Bu mu Halkçılık? Adana Gibi Adam Tarifesi: Ekmek 18, Ulaşım 42-55 lira.. Uluslararası Su Yollarında Hak ve Güç Sessiz Savaşın Yeni Cephesi: Gübre Üzerinden Kurulan Küresel Baskı Polis Meslek Kanunu: Reform mu, Evrim mi? Devletin Sırrı Sokağa Düşerse Polnet'teki Delik Sınır Ötesi Operasyonları ve Ahlaki Çizgi Tek Gözlü Tanrı, Kör Dünya Yargı Sokakla Kuşatılırsa.. Yapılan Operasyonlar ve Sessiz Ahlâk Trump-Putin Hattı ve Dünyanın Gerçek Haritası HSK’nın Şikâyet Mekanizması ve E-Devlet Portalı Putin-Trump Görüşmesinin İptali: Yeni Soğuk Dönemde Diplomatik Satranç Görünmez Terör ve Batı’nın Çifte Standardı: Psikolojik Harpte Yenik Kaldığımız Gerçekler Gargat Ağacı'nın halk anlatılarında çelişkileri üzerine Gazze Kurtarıcıların Sahnesinde Suskun Vicdanlar İki Tabela, Bir Kapı: Dernek mi, Parti mi? Baklavanın Fıstığı İtalya’dan: Kültür İthal Edilir mi? Adana’da CHP Belediyeciliğinin Gerçek Yüzü: Çürük Diş Misali Cemaat Gibi Gündem Açılmaz: Diyanet ve Devletin Ağırlığı Orman Yangınları ve 'Keçi Yasağı' Meselesi Bir Diploma Kadar Gerçek: "Devletin Sözünden Döndüğü Yerde Umutlar Ölür"  Vergide Adalet mi, Yaşam Tarzına Ceza mı?  Zeytinlikler, Madenler ve Aklın Taksimatı Üzerine HALA SULTAN'IN TOPRAĞINDA RUM VİLLASI Yeni Nesil Savunma Biçimi: "Unutkanlıkla Aklamak" Zabıtanın Vicdanı: Yüreğir’de Sessiz Bir Kitap Devrimi BAKICI DİLİYLE: ADALET Mİ DEDİNİZ, PEKİ YOKSULLARIN HAKKI NE OLDU SAYIN ÖZGÜR ÖZEL? Lozan’a Saldırı: PKK’nın Meşruiyet Krizi Mühendisliği ve Yeni Kurucu Antlaşma Tehdidi" Trump’ın Marine Le Pen Çıkışı: Batı Demokrasilerinde Hukuk ve Siyaset Çatışması Derinleşiyor! Sokak Çağrılarıyla Siyaset: Tehlikeli Bir Kumar! "Hukuk Devleti mi, Sokak Anarşisi mi? İmamoğlu’nun Gözaltısı Üzerinden Tehlikeli Oyunlar" Özgürlük bir temennidir - Ta ki Savaşla Kanıtlanana Kadar Küresel Finansal Hegamonya ve Çağdaş Kölelik Düzeni Terörün Kimliği Yoktur! Küresel Tehdit Karşısında Ortak Tavır ve Mücadele.. Donald Trump'ın Evanjelistler Tarafından Mesih İlan Edilmesinin Etkileri Din işleri ve Döviz girişi Tek sorun Akademisyenler Lüks Nermin'in Diplomasiye Kazandırdıkları  KANAL İSTANBUL PROJESİ Suriyelilerin taşınmaz edinimi Dış güçler ve sayı saymasını bilmek Anadolu kale haline gelmezse yanarız  Lupercalia 'Day/Kurt' günü bayramı Belediye başkanlarına hapis yolu açıldı Herkesin evinde Covid-19 aşısı var Çetin mi, Kocaispir mi? Karalar'ın Koyunu! Başkansız belediyeler Zeydan Karalar'dan Sahra Hastanesi Skandalı Soner Çetin'den yurt hikayeleri Başkan Zeydan Karalar'a Açık Mektup II B.Şehir Belediye Başkanı Karalar'a Karataş Kruvaziyer ve Yat Limanı Neden Önemli? Adana gibi
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY3477
  • 2FENERBAHÇE3474
  • 3TRABZONSPOR3469
  • 4BEŞİKTAŞ3460
  • 5RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ3457
  • 6GÖZTEPE3455
  • 7SAMSUNSPOR3451
  • 8ÇAYKUR RİZESPOR3441
  • 9TÜMOSAN KONYASPOR3440
  • 10KOCAELİSPOR3437
  • 11CORENDON ALANYASPOR3437
  • 12GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ3437
  • 13KASIMPAŞA3435
  • 14NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ3434
  • 15İKAS EYÜPSPOR3433
  • 16HESAP3432
  • 17ZECORNER KAYSERİSPOR3430
  • 18MISIRLI3430
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sizce, Türkiye'nin Dış Politikasını emanet edebileceğiniz lider hangisi olabilir
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA