Adana Büyükşehir Belediyesi bugün bir yönetim krizinin pençesinde. İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınmasına rağmen hâlâ belediyeyi fiilen idare eden Zeydan Karalar, açıkça hukuka ve halkın iradesine meydan okuyor.
Bu tavır, sadece siyasi bir kriz değil, aynı zamanda Adana’nın kaynaklarını tüketen, projelerini engelleyen ve şehri geriye götüren bir anlayışın göstergesidir.
Karalar, görevden alınmış olmasına rağmen koltuğa yapışarak şehri kendi malı gibi yönetmeye devam ediyor. Belediyenin kaynakları halkın ihtiyaçları için değil, kişisel iktidarını sürdürmek için harcanıyor. Adana’nın enerjisi, projeleri ve umudu, siyasi düşük bi adamın ihtiraslarına kurban ediliyor. Şehrin gelişmesi için atılması gereken adımlar erteleniyor, yatırımlar gecikiyor, halkın güveni boşa çıkarılıyor.
Oysa geçmişte bir hiç uğruna görevinden alınan eski başkan Aytaç Durak, belediyenin iç işleyişine hiç karışmamış, belediyeye dahi uğramamıştı. Halkın iradesine ve kurumların işleyişine saygı göstermişti. Bugün ise Zeydan Karalar, tam tersine, mitil attığı Büyükşehir’in karşısında takiye yapmaya devam ediyor. Bu tavır, Adana’nın geleceğini kişisel hesaplarla ipotek altına almak anlamına geliyor.
Adana halkı, "Zeydan'ı Ankara’da kim koruyor?" diye soruyor. Ancak asıl mesele, Karalar’ın arkasındaki güç odakları değil; mesele, Adana’nın geleceğinin bu kişinin ihtiraslarına teslim edilmesidir. Şehrin kaynaklarını tüketen, projeleri engelleyen, halkın güvenini boşa çıkaran bu adam Adana’nın makus talihini daha da ağırlaştırmaktan başka bir işe yaramıyor.
Bugün Adana’nın ihtiyacı, şeffaf, hesap verebilir bir yönetimdir. Karalar’ın koltuğa yapışma çabası, şehrin geleceğini karartıyor. Adana’nın kaderi, üzerinde kara bulutlar dolaşan Zeydan'ın ihtiraslarına değil, halkın ortak iradesine teslim edilmelidir. Zeydan Karalar’ın hesap vermesi gereken yerde hâlâ belediyeyi fiilen yönetmesi, Adana’ya yapılmış en büyük haksızlıktır.
Adana, artık bu sarmaldan çıkmalı. Şehrin kaynaklarını tüketen, projeleri engelleyen, halkın güvenini boşa çıkaran bir başkanın yönetiminde daha fazla vakit kaybedemez.
Adana’nın geleceği, koltuk sevdasına değil, halkın iradesine emanet edilmelidir.
Ankara üzerine düşen görevi halk yararına, samimiyetle yerine getirmelidir.
Hüseyin ZORKUN
Yaşamak mı, Beklemek mi?
İsmail GÖKTÜRK
Çocukluğumun Adana'sı..
Av. Alev SEZEN
Siyasi Umutsuzluk
Nedim BAYAR
FETÖ’nün Adana Medya Yapılanması ve protokol Listesi
Bilenle Bilmeyen Bir Olur mu - Ceylan CENGİZ
Kamu Görevlisinin Özel Hayatı İzlenebilir mi, Sahi kimdir bu adam?
Özlem ERDOĞAN
Okullarda Şiddet ve Yaşanan Can Pazarı
Orhan ERGEZER
Sessiz Savaşın Yeni Cephesi: Gübre Üzerinden Kurulan Küresel Baskı
Ali DENİZ
Hayat tehlikeli, insanlar güvenilmez, dünya kaotik bir yer