Zeydan Karalar’ın gazetecilerle kurduğu ilişkilerdeki ayrımcılık artık saklanamaz hale geldi.
Geleneksel basına gösterilen ilgi ve ayrıcalık, internet gazeteciliğine yönelik açık bir yok sayma tavrıyla birleşince ortaya basın özgürlüğü açısından vahim bir tablo çıkıyor.
Bugün dijital çağda yaşıyoruz. Haber artık yalnızca matbaanın mürekkebine değil, ekranın ışığına da yazılıyor. İnternet basını toplumun nabzını tutan, en hızlı ve en geniş kitlelere ulaşan mecra.
Bunu görmezden gelmek, yalnızca mesleğe değil, doğrudan halka yapılmış bir haksızlık. Karalar’ın internet gazetecilerini yok sayması, basın mensupları arasında ayrım yapması, demokratik değerlerle bağdaşmadığı gibi, halkın haber alma hakkını da hiçe saymak anlamına geliyor.
Bu tavır, basit bir tercih değil; kara bir cehaletin göstergesi. Çünkü çağın ruhunu kavrayamayan, dijital medyanın gücünü küçümseyen bir anlayış, yönetim vizyonunu da daraltır. Gazeteciler arasında ayrım yapmak, 'sen varsın, sen yoksun' diyerek basını kategorilere ayırmak, aslında halkı da kategorilere ayırmaktır.
Ayrıca, hem internet basınını yok sayacaksınız, hem de sözde hizmetlerinize dair bültenleri göndererek yayınlanmasını isteyeceksiniz. Bu Zeydan Karalar'a özgü iki yüzlülükten başka birşey değildir.
Bugün internet basını yok sayan bir zihniyet, yarın sosyal medyayı, bağımsız blogları, yurttaş gazeteciliğini de yok sayacaktır. Oysa basın özgürlüğü, bütün bu kanalların eşit şekilde var olabilmesiyle anlam kazanır. Karalar’ın yaklaşımı, basını susturmak değilse bile, onu dar bir çerçeveye hapsetmektir.
Adana böyle bir belediye başkanına sahip olduğu için ne kadar dövünse azdır.
Buket ÇOKAN
Sürpriz Haberler, Yeni Kararlar ve Hayatın Rotasını Değiştiren Gelişmeler
Ali DENİZ
İnsan beyni ve algıda seçicilik
Neslihan KOZ
Talihsiz Adanam
İsmail GÖKTÜRK
Biz Ne Güzel Çocuklardık
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
Özlem ERDOĞAN
Kronos
Sultan YAŞAT
Hora do Recreio: Irkçılık ve Eşitsizlik Üzerine Bir Belgesel Film
Memleketin Sesi
Bir Tek Işık Saçamıyor.. nedense?