Büyük umutlarla kurulan partinin imajına en büyük darbe Adana'dan geldi. 'Gelen gidene rahmet okuturmuş' derler ya, aynısı oldu.
İstifaya zorlanan kurucu başkanın yerine gelen sözüm ona iş adamı, temsil ettiği siyasi misyona yakışmayan davranışlarda bulundu. Otoriteyi bir kenara bıraktık, "sarkıntılıklar, hukuksuz vaadlerle para toplamalar, alemler, mafyacılık oynamalar" derken, zararı büyük oldu. Partinin yüksek beklentilerini yerle bir etti.
Bu noktada genel merkezin de büyük kusuru var. Para versin de 'kim gelirse gelsin, ne yaparsa yapsın' mantığı ile sonuca zemin hazırladılar.
Beklediler, beklediler, beklediler..
Adanalıların diline düştükten sonra akılları başlarına geldi.
Sonuçta;
Önceki gibi
O da gitti..
Sıradaki geldi...
Yeni il başkanı da aynı gemiden olunca, kadrosu da haliyle aynı isimlerle devam ediyor. İçlerinde kalite sahibi olanlara sözümüz olamaz ama, önceki başkana 'halayıklık' yapan, kirli işlerine (?) alet olan, düz üyeliğe layık olmadığı halde, yağcılık ve yalakalık üzerine master yaptığı için yönetime alınan ucuz insanlara ne demeli?
Böylesi bir oluşumun toplumda karşılığı olabilir mi?
Gelene gidene yapışan, el ayak çekilince alem yapılan bir partiye, hangi iffet sahibi kadın adım atar, hangi isim sahibi erkek adını kirletir?
Siz olsanız eşinizin o kapıdan içeri girmesine izin verir miydiniz?
Fal Dünyası
“Teraziyi dengede tut, yıldızını parlat, halkın güneşini gölgede bırakma.”
Av. Alev SEZEN
Eken Seçim Değil Zamanında Seçim
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
Sevr'in 106'ncı Yılında
Nedim BAYAR
"Seçilene kadar baş tacıyız, seçildikten sonra yabancı"
Orhan ERGEZER
Yeni Parti Programının Hukuk ve Teknik Sınavı
Özlem ERDOĞAN
Koro İşkencesi
Ali DENİZ
Abartı çağında yaşıyoruz.
Güler ALTUNKOL
Kaos Meydanında İnsanlık
Tamer ÇEVİK
Medeniyet Sessizliktir