Her durumda memnuniyetsizliklerini dile getirirler.
Bulundukları ortamdaki neşeyi, huzuru ve motivasyonu tüketirler.
Yaşanan her olumsuzlukta başkalarını suçlar, kendi hatalarının sorumluluğunu almak istemezler.
Çözüme değil probleme odaklanır, yapıcı önerilere çoğu zaman kapalı kalırlar.
Belki de uğursuzluk sandığımız şey, aslında hayata nasıl baktığımızla ilgilidir. Çünkü bazen bir baykuşun ötüşünü uğursuzluk sayarız; oysa o sadece kendi doğasında yaşamaktadır.
Bir sayıyı, bir günü, bir hayvanı suçlarız oysa yaşadığımız olayların sebebi çoğu zaman onlarda değildir.
Uğursuzluğu dışarıda aramak yerine, biraz da kendimize bakmamız gerekmez mi?
Belki de mesele uğursuzluk değil, bakış açımız, seçimlerimiz, davranışlarımız ve hayata taşıdığımız enerjidir.
Şimdi siz karar verin:
Uğursuzluk gerçekten var mı, yoksa biz mi ona bir anlam yüklüyoruz.
A.D.Z.