Gözümüzün tam ortasında, hiçbir ışık hücresinin bulunmadığı bir "kör nokta" vardır. Normalde her an o noktada kara bir delik görmemiz gerekirken, beyin boşluktan nefret ettiği için orayı saniyenin binde birinde kendi uydurduğu yamalarla doldurur.
Ama bu boşluk neyle yamanır?
Beynin muazzam bir enerji tasarrufu uzmanı olduğunu söylemiştik. Fazla mesai yapmayı sevmez, en ekonomik yolu seçmeye çalışır.
Eğer zihnini bilgiyle, bilinçle, estetikle beslemediysen; o kör noktaları en ucuz, en kolay ulaşılabilir malzemeyle kaplarsın. Bunlar nedir! Dedikodu, haset, öfke…
Mesela gündüz kuşağındaki o karanlık polisiye programların, bitmek bilmeyen kaosların bu kadar izlenmesi asla tesadüf değildir.
Beyin, gerçek hayatın karmaşasıyla yorulmak yerine, önüne hazır konulan o ilüzyonun içine dalar. Senin eline verdiği bir oyuncak gibidir bu...
Olayları kurgular, sonuç üretmeye çalışır ve boşluk sevmeyen doğasını bu "ucuz hazla" tatmin eder.
Peki, bu "ekonomik" tercihin faturası kime kesilir?
Beynin o kör noktaları kaosla yamadıkça, hafıza kütüphanesi şu tehlikeli bilgiyi kaydeder:
"Hayat tehlikeli, insanlar güvenilmez, dünya kaotik bir yer."
Sen sadece bir program izlediğini sanırsın ama beynin seni ilerideki anksiyete ayağına hazırlamak için çalışmaya başlamıştır.
İnsan, gördüğünü değil; zihnindeki yamalarla inşa ettiğini yaşar.
Mesela yine basit bir örnek verecek olursam:
Son yazımda “Bir kereden bir şey olmaz.” cümlesi ile başlamıştım.
Bu cümle birinin zihninde inanç ve dinle yankılandı,
diğeri beden üzerinden yorum yaptı,
bir başkasında geçmiş hataların ağırlığını açığa çıkardığını söyledi.
Oysa cümle aynıydı.
Ama karşılığı hiçbir zaman aynı olmadı.
Gözün ardındaki o kör nokta kütüphanedeki yamayı aldı oraya dikti.
İşte iletişim dediğimiz şey de bu yüzden çoğu zaman kusurludur.
Çünkü karşındakinin ne dediğinden ziyade, senin o kör noktalarını hangi hikâyelerle yamadığın belirler gerçeğini.
Hayatın daha huzurlu bir yer olması için dışarıyı değiştirmek yetmez; o boşlukları doldurduğun malzemenin kalitesine, yani kendi zihinsel yamana bakman gerekir. A.D.Z.
Sultan ÇAPAR
Bir Mektup: İçimde Kalan Tüm Teşekkürler
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
Ermeni İftiraları
ŞİKAYETİNİ BANA ANLAT
Lider Koleji Hakkındaki Şikayetler
Ülkü REYHANİOĞLU
Uluslararası İşbirliği Kalkınma Vakfı (UİKV)
İsmail GÖKTÜRK
Cennetin Çocukları Gibiydik
Bilenle Bilmeyen Bir Olur mu - Ceylan CENGİZ
Kamu Görevlisinin Özel Hayatı İzlenebilir mi, Sahi kimdir bu adamlar
Tamer ÇEVİK
Yaş Ayrımcılığı
Orhan ERGEZER
Bu mu Halkçılık? Adana Gibi Adam Tarifesi: Ekmek 18, Ulaşım 42-55 lira..
Ali DENİZ
Anılarınla Barışırsan Özgürleşirsin
Azmi ERTAN
Mustafa Tuncel'i Bir de Benden Dinleyin