Ne yazık ki dünyamız, bilginin çoğaldığı fakat hikmetin azaldığı bir çağın içinde savrulmaktadır. İnsanlık, cehaletin karanlığından kurtulmaya çalışırken, bu kez de bilginin kibriyle sınanmaktadır. Ezberlenen sözler, tekrar edilen kavramlar ve hayata geçirilemeyen düşünceler, insan ruhunu beslemek yerine onu yoran bir yük hâline gelmiştir.
Bilgi, dışarıdan alınan ve zihinde depolanan verilerin toplamıdır. Fakat bilgi, hikmete ve irfana dönüşmediği sürece insanın hayatına gerçek bir anlam katamaz. Bir kitap dolusu bilgiye sahip olmak, o bilgiyi yaşamakla aynı şey değildir. Asıl mesele; öğrenileni ahlâka, davranışa, merhamete ve adalete dönüştürebilmektir.
Akıl sevgiyle, bilgi hikmetle, öğrenme ise erdemle buluşmadığında insanı olgunlaştırmaz; aksine kibirli ve katı bir hâle getirebilir. Nice insanlar vardır ki çok şey bilirler; fakat bildikleri, kalplerini aydınlatmak yerine karartır. Çünkü bilgi, insanı dönüştürmek için vardır; üstünlük taslamak için değil.
Adalet, merhamet, vicdan ve dürüstlük yalnızca bilinmesi gereken kavramlar değildir. Onlar yaşandığında anlam kazanan hakikatlerdir. Bu değerlerin olmadığı yerde bilgi de insanı kurtaramaz. Çünkü vicdanla buluşmayan bilgi, çoğu zaman güç arzusuna; adaletle buluşmayan akıl ise zulme hizmet eder.
Modern çağın en büyük çıkmazlarından biri de budur. İnternet ve sosyal medya sayesinde milyonlarca bilgiye birkaç saniyede ulaşabiliyoruz. Fakat bilgiye ulaşmak ile onu sindirmek, hayatımıza geçirmek ve ruhumuzun şifasına dönüştürmek arasında büyük bir fark vardır. İnsan, öğrendiği her şeyi taşıyamaz; taşıdığı bilgiyi anlamlandırmak zorundadır. Aksi hâlde zihinsel yorgunluk, kaygı, stres ve içsel karmaşa kaçınılmaz olur.
Bilmek başka, olmak başkadır. Hakikate giden yol, bilgiyi irfana dönüştürmekten geçer. Bilgi aklın gıdasıysa, hikmet ruhun ışığıdır. İrfan ise o ışığın hayata yansımasıdır. İnsan ancak bildiğini yaşayabildiği ölçüde olgunlaşır.
Bugün insanlığın ihtiyacı daha fazla bilgi değil; bilgiyi adaletle, merhametle, sevgiyle ve vicdanla buluşturacak bir hikmet anlayışıdır. Çünkü bilgi hikmet değildir, irfan değildir, sevgi değildir, vicdan değildir. Bunlar olmadan bilgi çoğu zaman insanı özgürlüğe değil, görünmez bir köleliğe sürükler.
Özgürlük; çok şey bilmekte değil, hakikati yaşayabilmektedir. Adaletle beslenmeyen bir bilgi, merhametle yoğrulmayan bir akıl ve vicdanla sınanmayan bir güç, insanı insan yapan değerleri aşındırır. Bu yüzden insanın gerçek yolculuğu bilgi toplamak değil; bilgiyi hikmete, hikmeti irfana, irfanı da güzel ahlâka dönüştürebilmektir.
'Bilgi zihni büyütür, hikmet ufku genişletir, irfan ise insanı insan eder.'
Gazeteci & Yazar, Araştırmacı..
Ali Deniz.
Buket ÇOKAN
Gökyüzünde Hareketli ve Kararlı Bir Hafta
Özlem ERDOĞAN
Kronos
Ali DENİZ
Bilgiden İrfana
Esma TURANBAYBURT
Çocuklarda Rutin ve Güven Duygusu
Tamer ÇEVİK
Hırs-ı Piri
Orhan ERGEZER
CHP’nin Asıl Krizi: Kayyum Değil, Zihinsel Çöküş
ŞİKAYETİNİ BANA ANLAT
Mahallede Sürekli Lağım Kokusu Sağlık Sorunu Yaratıyor
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
15 Mayıs 1919’da İzmir işgaline direnenlere selam olsun...
Sultan ÇAPAR
Bir Mektup: İçimde Kalan Tüm Teşekkürler