Sana aslında olmadığın anlamlar yükleyecek, kendi eksiklerini, hayallerini ve beklentilerini senin üzerine yansıtacaklar. Bir süre sonra da seni değil, zihinlerinde yarattıkları kişiyi sevmeye başlayacaklar.
Kimi sende kendi kurtarıcısını arayacak, kimi yaralarını iyileştirecek merhem , kimi dinlenecek bir liman, kimi de eksik kalan hikâyesinin kahramanını...
Ve farkında olmadan sana ait olmayan bir kimlik yükleyecekler.
Sorun şu ki; sen onların hayal ettiği kişi değilsin.
Kendin olmaya devam ettiğinde, sınırlarını çizdiğinde, fikirlerini söylediğinde ya da onların senin hakkında yazdığı hikâyeye uymadığında değiştiğini düşünecekler.
Oysa değişen sen değilsin.
Sadece onlar, aslında seni hiç tanımadan bir karakter yaratmış ve seni o role yerleştirmişlerdi.
Çünkü çoğu insan seni olduğun gibi görmez; görmek istediği gibi görür.
Bu yüzden insanlar tarafından anlaşılmaya çalışmak yorucudur.
Seni gerçekten gören çok az insan vardır. Geri kalanlar ise yalnızca kendi yansımalarına bakıyordur.
Ve bir gün o yansıma kolduğunda, seni değil; kafalarında yarattıkları hayali kaybettiklerini fark ederler.A.D.Z..✍️????
Buket ÇOKAN
“Ben Koç’um”, “Ben Başak burcuyum", “Ben Balık burcuyum”…
Ali DENİZ
Abartı çağında yaşıyoruz.
Güler ALTUNKOL
Kaos Meydanında İnsanlık
Orhan ERGEZER
Kelimelerle Başlayan Tasfiye: “Kurtuluş Savaşı”ndan Kim Rahatsız?
Tamer ÇEVİK
Medeniyet Sessizliktir
Özlem ERDOĞAN
Edep Yahu
Azmi ERTAN
Mustafa Tuncel'i Bir de Benden Dinleyin
Av. Alev SEZEN
Siyasette Zemin Kayması
Nedim BAYAR
Davet Kültürü Gerçek Dostluğun En Önemi Göstergesidir