Bazı insanlar inancı,
hemen sonuç almak sanıyor.
Bir duâ etti diye,
bir şeyi çok istedi diye,
ertesi gün hayatlarının değişmesini bekliyorlar.
Olmayınca da;
"Demek ki olmayacak,"
deyip vazgeçiyorlar.
Oysa gerçek inanç;
henüz hiçbir şey değişmemişken bile içindeki ışığı koruyabilmektir.
Çünkü inanmak,
işler yolundayken güçlü
görünmek değildir.
Asıl mesele her şey dağılıyorken bile içindeki umudu tamamen öldürmemektir.
Gece boyunca ağlayıp,
sabah yine ayağa kalkabilmektir.
Defalarca hayal kırıklığı yaşayıp,kalbin hâlâ güzelliğe tamamen kapanmamasıdır.
Hiçbir kapının açılmadığı dönemlerde bile,
hayatın içinde hâlâ bir ihtimal olduğuna güvenebilmektir.
Çünkü gerçek inanç bazen, elinde hiçbir kanıt yokken bile devam edebilmektir.
Kimsenin seni anlamadığı anlarda bile,içindeki sesi
kaybetmemektir.
Ve bazı insanlar tam bu yüzden kazanır.
Çünkü onlar sadece sonucu değil,umut edebilme yeteneğini de korurlar.
Bazı insanlar ise tam ödüle yaklaşırken bırakır.
Çünkü yol uzadıkça,
zihnin konuşmaya başlar.
"Boşuna uğraşıyorsun."
"Kimse değişmez."
"Senin payına güzel şeyler düşmez."
"Yine hayal kırıklığı yaşayacaksın."
Ve insanın en büyük savaşı bazen hayatla değil,
kendi kafasının içindeki seslerle olur...
İşte o anlarda kalan insanlar farklıdır.
Çünkü onlar sadece
sonucu değil,süreçte kim
olduklarınıda korurlar.
Bir tohumu toprağa koyduğun gün meyve alamazsın.
Ama her gün toprağı kazıp
"Niye çıkmadın?"
diye bağırırsan,
o kökü sen öldürürsün.
Hayat da böyledir.!
Bazı şeyler sessizlikte büyür.
Sabırda olgunlaşır.
Zamanda şekillenir.
Çoğumuzun kaçırdığı şey şu;
İnancın ödülü sadece istediğin şeye ulaşmak değildir.
Bazen ödül,o süreçte dönüşen ruhundur.
Çünkü beklemek insanı değiştirir.
Sabretmek insanı derinleştirir.
Acıya rağmen iyi kalabilmek, insanı başka bir seviyeye taşır.
Bazen ödül,eskisi kadar kolay kırılmayan biri olmaktır.
Bazen ödül,her şeye rağmen içindeki merhameti kaybetmemektir.
Ve bazen insan,
ulaştığı şeyden çok,
o yolda kim hâline geldiği
için kazanır.
Çünkü bazı yollar seni sadece bir sonuca götürmez.
Seni başka bir insana dönüştürür.
Herkes ister.
Ama herkes bekleyemez.
Herkes duâ eder.
Ama herkes karanlığın içinde yürümeyi göze alamaz.
Herkes güzel günlerin hayalini kurar.
Ama herkes o günler gelene kadar ayakta kalamaz.
Herkes "olsun" ister.
Ama herkes "olmuyorken" sabredecek gücü gösteremez.
Çünkü çoğu insan,
sadece ışığı sever..!!
Ama ışığa ulaşana kadar geçilmesi gereken karanlığı sevmez.
Bu yüzden bazı insanlar
yarım kalır..
*Çünkü ilk gecede yorulurlar.
*İlk belirsizlikte korkarlar.
*İlk sessizlikte umudu bırakırlar.
Oysa bazen hayat,gerçekten isteyen insanı biraz bekletir.
Çünkü bazı ödüller,hemen verilecek kadar küçük değildir.
Ve hayat en büyük kapıları, tam vazgeçmek üzereyken biraz daha duran insanlara açar..
Belki bugün hiçbir şey istediğin gibi değil.
Belki çok yoruldun.
Belki içinden artık inanmak bile gelmiyor.
Belki herkes senden daha hızlı ilerliyormuş gibi hissediyorsun.
Belki içindeki o eski enerji yavaş yavaş tükeniyor.
Belki geceleri kimseye anlatamadığın bir ağırlıkla uyuyorsun.
Evet...
Bazı savaşlar dışarıdan anlaşılmaz.
Bazı insanlar sessizce ayakta kalmaya çalışır.
Sessizce toparlanır.
Sessizce kırılır ama yine de devam eder.
Ve bazen sadece devam edebilmek bile büyük bir güçtür.
Çünkü hayatın en zor dönemleri,insanın kendini tamamen kaybetmeden geçmeye çalıştığı dönemlerdir.
Ama bazı mucizeler
son anda olur!!
Bazı insanlar en geç
vakitte gelir.
Bazı hayatlar en dipte değişir.
Bazen her şey bitti sandığın anda,hayat yön değiştirir.
Bazen aylarca açılmayan kapılar,bir gecede ardına kadar açılır.
Bazen seni yıllarca yoran şey, bir anda anlamını kaybeder.
Ve bazen insan,
tam pes edeceği gün
hayatının en büyük dönüşümüne yaklaşmıştır.
Çünkü hayat bazen seni geciktirir ama unutmamıştır.
Bazen sessiz kalır ama hazırlıyordur.
Bazen seni bekletir çünkü taşıyacağın şey büyüktür.
Bu yüzden hemen vazgeçme!
Çünkü bazen ödül,
tam bırakacağın yerde
seni bekliyordur.
Bazen o ödül bir insan olur.
Bazen huzur.
Bazen yeniden kendin olabilmek...
Ve bazen hayat
en uzun karanlığın ardından gelir insanın karşısına.
Bu yüzden dayan.
Çünkü belki de şu an yaşadığın şey,
hikâyenin sonu değildir.
Sadece dönüşmeye başladığın yerdi kimbilir.Gazeteci&yazar araştırmacı..Ali Deniz
Ali DENİZ
İnancın ödülünü beklemelisin
ŞİKAYETİNİ BANA ANLAT
Mahallede Sürekli Lağım Kokusu Sağlık Sorunu Yaratıyor
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
15 Mayıs 1919’da İzmir işgaline direnenlere selam olsun...
Orhan ERGEZER
Gübre Krizi Kapıda mı?
Sultan ÇAPAR
Bir Mektup: İçimde Kalan Tüm Teşekkürler
Ülkü REYHANİOĞLU
Uluslararası İşbirliği Kalkınma Vakfı (UİKV)
İsmail GÖKTÜRK
Cennetin Çocukları Gibiydik
Bilenle Bilmeyen Bir Olur mu - Ceylan CENGİZ
Kamu Görevlisinin Özel Hayatı İzlenebilir mi, Sahi kimdir bu adamlar
Tamer ÇEVİK
Yaş Ayrımcılığı
Azmi ERTAN
Mustafa Tuncel'i Bir de Benden Dinleyin