Kötülüğü meşrulaştırmak, ahlaki sorumluluğu ortadan kaldırmaz; bahane üretmek, eylemin niteliğini değiştirmez. Kötü, kötüdür. Travması onu aklamaz.
Zorlukları onun sorumluluğunu başka omuzlara devretme hakkı vermez. Seçim bir özgürlüktür; bedelse o özgürlüğün kaçınılmaz sonucudur. Hem seçip hem bedelini başkasına ödetemez.
Sorumluluktan kaçmak. Hesap vermemek. Kendini sorgulamamak kötülüğün ortak özelliğidir.
Empati bir beceri değil, bir niyettir. Niyeti olmayanın beceri kazanması mümkün değildir. Yaptıkları her eylemi hak görür; kırdığı yeri güç sayar; başkasının acısını kendi konforunun bedeli olarak görür.
Pişmanlık yalnızca bir sahnedir. Duygu, manipülasyon aracıdır; gerçek değil, stratejidir. Gözyaşı maske; söz, araçtır.
Ahlak da ahlaksızlık da kişiye göre değişir; kendilerine gelince ‘hak’, başkalarına gelince ‘kusur’dur..
Ezilecek kadar bile “var” olmamışlardır.
İki yüzlülük ya da kötülük bir yol olarak seçildiğinde, o yolun sonu her zaman aynıdır:
Herkes kendi sonucuna dönüşür. Uçurumun sebebi değil, kurbanı olur.
Ve bu bir ceza değil; basit bir sonuçtur.
Sultan ÇAPAR
Bir Mektup: İçimde Kalan Tüm Teşekkürler
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
Ermeni İftiraları
ŞİKAYETİNİ BANA ANLAT
Lider Koleji Hakkındaki Şikayetler
Ülkü REYHANİOĞLU
Uluslararası İşbirliği Kalkınma Vakfı (UİKV)
İsmail GÖKTÜRK
Cennetin Çocukları Gibiydik
Bilenle Bilmeyen Bir Olur mu - Ceylan CENGİZ
Kamu Görevlisinin Özel Hayatı İzlenebilir mi, Sahi kimdir bu adamlar
Tamer ÇEVİK
Yaş Ayrımcılığı
Orhan ERGEZER
Bu mu Halkçılık? Adana Gibi Adam Tarifesi: Ekmek 18, Ulaşım 42-55 lira..
Ali DENİZ
Anılarınla Barışırsan Özgürleşirsin
Azmi ERTAN
Mustafa Tuncel'i Bir de Benden Dinleyin