Bugün artık sizi sorularla boğmuyorum, artık size belki de gerçekten okumadığınız uzun mesajlar göndermiyorum.
Artık sana kendine iyi bakmanı söylemiyorum ve artık telefonda bir yerde, bir gün beni hatırlamayı seçtiğine dair onay aramıyorum.
Bugün 'biz' yok.
Sadece sen varsın… ve ben.
Bir zamanlar aynı yolu, aynı geceleri, aynı korkuları paylaşan ama şimdi farklı yönlerde yürüyen iki insan, zamanla unutulan fotoğraflar gibi yavaş yavaş silinecek ortak anılara sahip yabancılar.
Bugün gözyaşlarımın akmasına izin verdim.
Senin için değil ama benim için, verdiğim her şey için, umduğum her şey için, aramızda hiç yaşanmamış olan her şey için.
Bugün, özür dilemeden ve inat etmeden, kaybolduğumuzu itiraf ediyorum.
Bugün iyi değilim.
Ama belki yarın
yarın biraz daha dik duracağım.
Belki yarın özlem daha az acı verir.
Belki yarın göğsüm sıkışmadan tekrar nefes alabileceğim.
Ve belki, hala çok uzak görünen o günlerden birinde, yeniden yaşayabilirim; yarım ağızla değil, tüm kalbimle..
Buket ÇOKAN
Sürpriz Haberler, Yeni Kararlar ve Hayatın Rotasını Değiştiren Gelişmeler
Ali DENİZ
İnsan beyni ve algıda seçicilik
Neslihan KOZ
Talihsiz Adanam
İsmail GÖKTÜRK
Biz Ne Güzel Çocuklardık
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
Özlem ERDOĞAN
Kronos
Sultan YAŞAT
Hora do Recreio: Irkçılık ve Eşitsizlik Üzerine Bir Belgesel Film
Memleketin Sesi
Bir Tek Işık Saçamıyor.. nedense?
Esma TURANBAYBURT
Çocuklarda Rutin ve Güven Duygusu