Bugün artık sizi sorularla boğmuyorum, artık size belki de gerçekten okumadığınız uzun mesajlar göndermiyorum.
Artık sana kendine iyi bakmanı söylemiyorum ve artık telefonda bir yerde, bir gün beni hatırlamayı seçtiğine dair onay aramıyorum.
Bugün 'biz' yok.
Sadece sen varsın… ve ben.
Bir zamanlar aynı yolu, aynı geceleri, aynı korkuları paylaşan ama şimdi farklı yönlerde yürüyen iki insan, zamanla unutulan fotoğraflar gibi yavaş yavaş silinecek ortak anılara sahip yabancılar.
Bugün gözyaşlarımın akmasına izin verdim.
Senin için değil ama benim için, verdiğim her şey için, umduğum her şey için, aramızda hiç yaşanmamış olan her şey için.
Bugün, özür dilemeden ve inat etmeden, kaybolduğumuzu itiraf ediyorum.
Bugün iyi değilim.
Ama belki yarın
yarın biraz daha dik duracağım.
Belki yarın özlem daha az acı verir.
Belki yarın göğsüm sıkışmadan tekrar nefes alabileceğim.
Ve belki, hala çok uzak görünen o günlerden birinde, yeniden yaşayabilirim; yarım ağızla değil, tüm kalbimle..
Gönül Sohbetleri
Gıybet Fil Eti Yemekle Eşdeğerdir (Mevlana Celalettin Rumi)
Esma TURANBAYBURT
Çocuklarda Bağlanma Türleri
Orhan ERGEZER
Terörsüz Türkiye! Asıl Hesap PKK’dan sonra başlıyor
Özlem ERDOĞAN
Çopan Dede Türbesi İçler Acısı durumda
Fal Dünyası
“Teraziyi dengede tut, yıldızını parlat, halkın güneşini gölgede bırakma.”
Av. Alev SEZEN
Eken Seçim Değil Zamanında Seçim
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
Sevr'in 106'ncı Yılında
Nedim BAYAR
"Seçilene kadar baş tacıyız, seçildikten sonra yabancı"