Kopuk kopuk yaşıyoruz hayatı, 'çok az seviyor ve çok az' konuşuyoruz birbirimizle.
Kendimize ait şeyleri seviyoruz genelde ve istiyoruz ki herkesin ilgi odağı olalım, herkes bizim çevremizde toplansın.
Başkalarına fırsat tanımıyor, gelişmelerine ve sevinmelerine izin vermiyoruz. Korkunç bir egoizm ve kaprisin içine düşmüşüz.
Bize ait olmayan her şey tukaka, bizden başka kimse güzel yapamaz, bizden başka kimse beceremez, düşünemez.
Kendi yarattığımız hayal ve güç dünyasının gönüllü kölesi olsun istiyoruz herkesi.
Tahammül sınırlarımız dipte, düşman yaratmakta, araya aşılmaz mesafeler koymakta üstümüze yok.
Koca gezegende bizden başka kimse yokmuş gibi yaşıyoruz. Robinson Coruse gibi adacıklar yarattık kendimize, kıyılarımıza kimsenin yaklaşmasına da izin vermiyoruz.
Giyim kuşam dan tutun yeme içme, spor sanat, siyaset ekonomi, din ve inanç meseleleri dahil yaşamımızın her alanında bu böyle.
Böyle bir hayat sürdürülebilir ve mutlu olacağımız bir hayat değil, olmamalı da.
Mutlu bireyler olmak dünyayı daha yaşanılır kılmak için hepimizin bir birine #ihtiyacı var.
Daha çok seveceğiz bir birimizi. Saygı duymayı, dinlemeyi, şans vermeyi, tolere etmeyi, tahammül etmeyi, paylaşmayı ve EMPATİ yapmayı öğreneceğiz.
#Ali Deniz. ✍️
Ali DENİZ
Çağımızın en büyük hastalığı sevgisizlik ve iletişimsizlik.
Sultan YAŞAT
“Cinlerin Düğünü” Toronto Film Festivali’nde: Korku mu, Aile Trajedisi mi?
Sevim AĞAMULLA
(Ba'de harâbi'l-Basra)
Orhan ERGEZER
Harran’daki KPSS Olayı
İsmail GÖKTÜRK
İkbalden zillete Adana..
Ülkü REYHANİOĞLU
Kendine geç kalmadan
Özlem ERDOĞAN
Çoban Dede Türbesi İçler Acısı durumda
Av. Alev SEZEN
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi