Bedenimize uygun adımlar atmayı, birkaç kez düşerek, sağa sola çarparak, bileğimizi burkarak öğreniriz.
Ben öyle öğrendim.
Çok sakar, çok düşen, saçma sapan düşen ve düştüğü zaman annesinden dayak yiyen bir çocuktum.
Büyüdükten sonra da devam etti sakarlığım.
Sonra astım oldum!
Yataktan hızlıca kalksam tıkandığım, kasılıp kaldığım anlar oldu.
Hesapsız ve ölçüsüz hareket ettiğimi o dönemde fark ettim.
Acele etmemeyi öğrendim.
Nefesimi kontrol etmeyi öğrendim.
Çevremi kontrol etmeyi öğrendim.
Yolumda olanlara dikkat etmeyi ve sorun oluşturacak unsurları düzeltmeyi, yavaşlayınca öğrendim.
Alışkanlıkları değiştirmek, bir süre sonra karakterini ve zamanla kaderini değiştiriyor insanın.
Derli toplu, dikkatli, sakin biriyim artık.
Astım da geçti gibi bir şey…
Hala çok güzel hatalarım var.
Hala onlardan öğrenmeye devam ediyorum.
Kendinizi mükemmel olduğunuz için değil,
Hatalı yeri görüp, kabul edip, değiştirmeyi deneyecek kadar cesur ve gayretli olduğunuz için sevin.
Kimin ne dediğine de hiç aldırmayın.
Kendi yolunuzda kendinize doğru yürümeye devam edin..Aneknotlar,Ğün âlâ kitabımdan.A.D. Z..✍️
Ali DENİZ
‘’Benim Güzel Hatalarım Var!’’ diye bir cümlesi vardır o sevdiğim şarkının…
Azmi ERTAN
Mustafa Tuncel'i Bir de Benden Dinleyin
Av. Alev SEZEN
Siyasette Zemin Kayması
Orhan ERGEZER
Güven Kişiye Dayalı Olursa Çöker
Buket ÇOKAN
Kadersel Eşin İmzası: Astrolojide Juno Asteroidi
Nedim BAYAR
Davet Kültürü Gerçek Dostluğun En Önemi Göstergesidir
Neslihan KOZ
Talihsiz Adanam
İsmail GÖKTÜRK
Biz Ne Güzel Çocuklardık