Bazı yollar hiç yürünmediği için değil, tam yürünecekken vazgeçildiği için içimizde kalır.
Gidilemeyen yollar çoğu zaman kaderin kapattığı patikalar değildir; cesaretle korku arasındaki o ince eşikte kendi kendimize ördüğümüz duvarlardır. Ve bu yollar, yıllar sonra 'keşke' adıyla geri döner.
Keşke, pişmanlıktan daha karmaşık bir duygudur. Pişmanlık yapılan bir şeyle ilgilidir; keşkeler ise olunmayan bir benlik etrafında dolaşır. 'Yapsaydım ne olurdu' dan çok, 'o ben olsaydım kim olurdum' sorusunu taşır.
Bu yüzden keşkeler yalnızca geçmişe değil, kimliğimize dokunur. İnsan çoğu zaman gerçekten olmak istediği yerlerde mi değildir, yoksa olmaktan korktuğu yerlerde mi sıkışıp kalmıştır? Bu sorunun cevabı genellikle rahatsız edicidir. Çünkü fark ederiz ki bulunduğumuz yer, tamamen yanlış olduğu için değil; tanıdık olduğu için seçilmiştir.
Psikolojide buna alışılmış benlik denebilir: Acı verse bile bildiğimiz, öngörülebilir ve kontrol edilebilir bir kimlik. Gerçekten olmak istediğimiz yerler ise genellikle belirsizdir. Orada başarısız olma ihtimali vardır, reddedilme riski vardır, hatta yalnız kalma ihtimali.
En önemlisi: Orada artık eski hikâyemizi anlatamayız. Çünkü yeni bir yerde, eski mazeretler geçersizleşir. Ve insan çoğu zaman mutsuzluğundan çok, mazeretlerini kaybetmekten korkar. Bu yüzden bazı insanlar 'istemediği bir hayatı' yaşamaz; aslında kendi potansiyelinin tanığı olmamak için bilinçdışı bir anlaşma yapar.
'Denemedim' demek, 'denedim ve olmadı' demekten daha güvenlidir. Keşke bu yüzden bazen bir savunma mekanizmasıdır: Acıyı erteler ama bedelini büyütür. Bazı insanlar kendi hayatlarını yaşamaz. Daha doğrusu, yaşadıklarını sanırlar ama içten içe bunun kendilerine ait bir hayat olmadığını bilirler.
Sabah uyanırlar, sorumluluklarını yerine getirirler, sosyal olarak 'normal' bir çizgide ilerlerler. Dışarıdan bakıldığında eksik bir şey yoktur. Ama içeride, adı konulamayan bir yabancılık hissi vardır: Sanki biri onların yerine karar vermiş, onlar da bu kararların içinde usulca kaybolmuştur. En acı farkındalık şudur:
İnsan her zaman yanlış bir hayat yaşamaz.
Bazen sadece kendi hayatına gelememiştir..Gazeteci&yazar..Ali Deniz
Gül YILMAZ
Haritalar Değişmeden Önce
Ali DENİZ
Abartı çağında yaşıyoruz
Hüseyin ZORKUN
Söyleyecek çok söz var ama..
Süheyl ÇOBANOĞLU (RUBASAM Başkanı)
Hocalı Soykırımı
Esma TURANBAYBURT
Helikopter Ebeveyn
Dr. Meryem ÇILDIR
Sahurda zamana karşı yarı uykulu direniş
Tamer ÇEVİK
Ölüm En Çok Fakire Yakışır
Ülkü REYHANİOĞLU
Vahşice Besleniyoruz