Materyaller, personel, teknik altyapı, vergi, kira, elektrik derken maliyetler her geçen gün artıyor. Buna son yıllarda resmi ilan gelirlerine uygulanmaya başlayan "enseye göre tartı" yöntemi eklenince birçok yerel medya kuruluşu varlığını sürdürme mücadelesi vermeye başladı.
İşte tam bu noktada yerel basının karşısına görünmez bir duvar çıkıyor:
Ekonomik baskı..
Kimse çıkıp açıkça "Bu haberi yapmayacaksın" demiyor.
Kimse doğrudan sansür uygulamıyor.
Ama herkes neyin ödüllendirildiğini, neyin cezalandırıldığını görüyor.
Özellikle belediyelerden veya çeşitli kurumlardan destek almak istiyorsanız, bazı çevrelere göre izlemeniz gereken yol belli:
Gönderilen basın bültenlerini sorgulamadan yayınlayacaksınız.
Eksikleri,
Yolsuzlukları,
(Yaşanıyorsa) Yakası açılmadık sapkınlıkları görmeyeceksiniz,
Gerekirse algı oluşturup savunacaksınız..
Sorunları yazmayacaksınız.
Eleştirmek yerine alkışlayacaksınız.
Gerektiğinde siyasi çizginizi belli edecek, tarafsızlığınızı bir kenara bırakacaksınız.
Yönetimi rahatsız edecek sorular sormayacak, kamu adına hesap istemeyeceksiniz.
Tam anlamıyla yandaşsanız ödüllendirilirsiniz.
Değilseniz, size yalnızca vitrini süsleyecek kadar alan bırakılır.
Biraz destek verilir, biraz umut dağıtılır, sonra da yolunuza bakmanız söylenir.
Oysa gazetecilik makam sahiplerine sadakat göstermek değil, halka sadık kalmaktır.
Gazetecinin görevi bülten yayınlamak değil, gerçeği araştırmaktır.
Yerel basının bugün yaşadığı en büyük sorun ekonomik yoksulluk değildir.
Asıl sorun, ekonomik bağımlılık üzerinden bağımsızlığın zedelenmesidir.
Çünkü geçim kaygısıyla susturulan bir basın, yalnızca gazetecileri değil, toplumun haber alma hakkını da yok eder.
Bir şehirde gazeteciler özgürce soru soramıyorsa, asıl kaybeden o şehrin vatandaşlarıdır.
Ve unutulmamalıdır ki;
Gazetecilik destek almak için eğilip bükülmek değil, gerektiğinde en güçlü makamların karşısında bile dimdik durabilmektir.
Sultan YAŞAT
“Cinlerin Düğünü” Toronto Film Festivali’nde: Korku mu, Aile Trajedisi mi?
Ali DENİZ
İnanmak..?
Sevim AĞAMULLA
(Ba'de harâbi'l-Basra)
Orhan ERGEZER
Harran’daki KPSS Olayı
İsmail GÖKTÜRK
İkbalden zillete Adana..
Ülkü REYHANİOĞLU
Kendine geç kalmadan
Özlem ERDOĞAN
Çoban Dede Türbesi İçler Acısı durumda
Av. Alev SEZEN
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi