19 Aralık 2020’de 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, rüşvet ve irtikap' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında bir operasyon geçiren eski başkan ve bazı çalışanları tutuklanan Ceyhan Belediyesi’nde Mülkiye Müfettişleri kapsamlı bir soruşturma yürütüyor. Bizde bize gelen bazı şikâyetleri gündemimize aldık. Kısaca bahsedecek olur isek;
Son Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kamu kurum ve kuruluşlarında mesai saatleri net olarak belirtilmesine rağmen belediyeye ait bazı birimlerde hala memurların bir bölümü, sabah 07.00-17.00 öğlen 16.00-24.00 ve gece 24.00-07.00 saatleri arasında çalıştırılıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi 10.00-16.00 saatlerini mesai olarak belirlemiştir.
Kamyon garajlarında fiş sattırılmak süretiyle çalıştırılan memurların hiçbirisi resmi tahsildar olmayıp keyfi olarak çalıştırılmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre memurların çalışma şartları ve mesaileri belli olmasına rağmen kamyon garajı çalışanları 7/24 gece-gündüz, hafta sonları ve resmi tatillerde çalışmaya devam ediliyor.
Eski beldelerdeki kapıları kilitli, elektriği, suyu olmayan boş binalarda görevlendirilen memurlara yapılan uygulama sürgün (mobbing) değil mi?
657 Devlet Memurları Kanununa göre hiçbir memur isteği dışında geçici süresiz geçici görevlendirilmeye tabi tutulamazken aylar-yıllardır sürgünde çalışan memurların yasal sorumluluğu kimde? Sürgün görevlendirmeler suç değil mi? Sorumlulara ne gibi cezalar verilebilir?
Memurlar atama kararnamesi harici görevlerde çalıştırılabilir mi? Ceyhan belediyesinde son birkaç yıllık memur görevlendirmeleri incelenirse “görevi kötüye kullanma ve memura mobbing tespit edilemez mi?
Sayıştay görüş ve raporlarına rağmen sözleşmelilere ve taşeronlara müdürlük, amirlik, şeflik görevi verenler suç işlemiş olmuyor mu? Haksız ve hukuksuz şekilde görevlendirilenlere zimmet ve yasal yaptırım yapılacak mı?
Bizde buradan yetkilileri yukarda saydığımız hususları incelemeye ve gereğini yapmaya davet ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti gibi bir hukuk devletinde hiçbir suç cezasız kalmamalı.
Buket ÇOKAN
“Ben Koç’um”, “Ben Başak burcuyum", “Ben Balık burcuyum”…
Ali DENİZ
Abartı çağında yaşıyoruz.
Güler ALTUNKOL
Kaos Meydanında İnsanlık
Orhan ERGEZER
Kelimelerle Başlayan Tasfiye: “Kurtuluş Savaşı”ndan Kim Rahatsız?
Tamer ÇEVİK
Medeniyet Sessizliktir
Özlem ERDOĞAN
Edep Yahu
Azmi ERTAN
Mustafa Tuncel'i Bir de Benden Dinleyin
Av. Alev SEZEN
Siyasette Zemin Kayması
Nedim BAYAR
Davet Kültürü Gerçek Dostluğun En Önemi Göstergesidir